Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
402
 

Aslan bey

Aslan bey
 

www.mumsema.com


Bundan yıllar önce bir toplantıda camiler anlatılıyordu. Uzunca konuşmaların sonunda Müslümanlığı yeni kabul etmiş bir bayanın sesi çınlattı ortalığı, yarım yamalak Türkçe’si ile “kubbesi, minaresi olan yer değil içinde namaz kılınan yer CAMİDİR” dedi.


Ne güzel anlatmıştı saatlerdir konuşulan konuyu iki kelime ile özetlemiş ve Camileri süs olarak gören bizlere ne güzel cevap vermişti.


Ellili yılları törpülediğim bu günlerde aklım çeşitli oyunlar oynamakta. Bazen yılar öncesine taşımakta beni.


İkinci kez baba olma zevkini yaşadığım yıllardı Güzelbahçe taraflarında oturuyor mart ayının 15’şinden kasım ayının 15’şine kadar denizin tüm nimetlerinden yararlanıyordum.


Aslan bey (leo) ile orada tanıştım, Aslan bey uzun boylu zayıf mavi gölü emekliliğinin tadını çıkartmak için Türkiye’ye eşi ile birlikte gelmiş uzun süredir Güzelbahçe de yaşayan bir İngiliz vatandaşı .


Aslan bey hep çakır keyifti, bir muhabbet esnasında yıların acısını çıkarıyorum demişti .


Sabaha karşı saat 5 sıralarında denize girmenin balıkçı limanından açık artırma ile canlı balık almanın, bahçelerden domates salatalık almanın hatta yetiştirmenin tadına hep burada vardım, kürek çekmenin hatta sigarasız hayatın tadın ada burada vardım, kısaca Güzelbahçe hayatımın bir dönüm noktasıdır hatta babasızlıgıda o yıllarda yaşadım.


Bir kefede çay içiyordum’ki Aslan bey yanıma geldi her zamanki gibi elinde kadehi ile yine konuşmaya başladık konudan konuya atlayarak vakit öldürüyorduk, benim çayı çoktan bitirdiğimi fark eden Aslan bey elindekini işaret ederek

-İçer misin?

-Sağ ol ben içmem

-Neden? Dokunuyor mu?

-Yo dinim haram etmiş

-Dinin her kuralını yerine getirir misin?

-Elimden geldiğince

-İçmemde mahsur var mı?

-Sana karışmak benim görevim değil günahta sevapta ALLAH ile kulun arasında. Aslan bey bu konuşma sonrasında nerde beni görse din hakkında sorular soruyor can kulağı ile dinliyordu sınırlı bilgim çoğu zaman cevap vermeme yetmediğinden devamlı olarak okuyor bilgilerimi kontrol ediyordum . Bir gün

-Müslüman nasıl olunur?

-Kelimeyi şadet getirmen lazım

-Nasıl?

-Benimle tekrar et EŞHEDÜ EN LA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDÜHU VE RESÜLÜH

-Başka?

-Başka yok

-Sonra?

-Sonra dinin kurallarını öğrenmelisin. Aradan günler geçmişti bir Cuma çıkışı Aslan beye rastladım, hoş beşten sonra

-Ben komik Müslüman

-Neden?

-Namaz yok, oruç yok ben komik Müslüman.


Aradan yıllar geçti şimdi aklımda bir soru var Aslan bey mi bana dinimizi öğretmişti ben mi Ona?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 22.04.08
 
 

1956 Erzurum dogumluyum. 46 Yıldır İzmir'de yaşıyorum. Uzun süredir Milliyet blog'u takip etmekteyim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster