Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
520
 

Aslanların kanadı olmaz!

Aslanların kanadı olmaz!
 

Ey-yam-yam!


Türkiye’de herkes futboldan anlıyor, bi teknik direktörler anlamıyor kardeşim! Biz de sanıyoruz ki Fatih Terim manevi evladı Kazım’ı her hafta “kanat adamı” olarak banko oynatıyor! Bir de utanmadan Kazım’ı kanadını işletemediği için suçluyoruz. Oysa…

Adam haklı: Bir aslanın kanatları olmaz. Olacaksa pençeleri olur (!)

Boşu boşuna Kazım’ı suçlayıp durmayın!

Sadece 15 dakika

Maç başladı, 90 dakika oynandı, bitti.. Galatasaray’ın bir tane etkili kanat organizasyonu yok.

İlk yarının uzatmaları oynanırken sahanın en isteklisi Engin’in golüyle öne geçiverdi Galatasaray. Takımın oyuncuları bile gol atacaklarına inanmıyorken gelen bu gol, vakitsiz bir hediye gibiydi.

İkinci yarının başlaması ile beraber Galatasaray futbol oynamaya başladı. 45-60. dakikalar arası çok etkili bir futbol seyrettik. Daha sonra ise Sivasspor, hem de TT Arena’da, Galatasaray’dan daha iyi oynamaya başladı.

Bundan sonrası ise Galatasaray’ın çırpınışları ile geçti, hemen her hafta gördüğümüz bir manzara.

Bu takımda tek santrafor oynayacaksa bu Elmander değil, Baros olmalıdır. Rakip ceza alanında sürekli bir şeyler yapan, rakibi korkutan, tehlikeli olan Baros’tu. Dolayısıyla Baros’un oyundan çıkarılmasını da son derece yanlış buluyorum. Defansif katkısı sıfır ve yorgun olan Riera’nın değil de, dinç ve hızlı Sercan’ın çıkartılması da ayrıca tartışılır.

Galatasaray’ın yediği golde Semih’in büyük hatası vardı. Tabi ki hata yapacak, yapa yapa öğrenecek. Ancak umarım hataları “ne oldum” demeye başladığından dolayı değildir.

Engin’i -özgeçmişine bakarak- yargılamamak gerekir. Her futbolcunun başına gelebilir, bir anlık hata diyelim. Bundan sonra tekrarlarsa, artık “kaşıntı sınırına” geliyor demektir. Ancak Gaziantepspor maçında çok sinirli olduğunu, geçen hafta ise cezadan son anda yırttığını da unutmayalım.

Eyyamcı hakem!

Hakemler hata yapabilirler, bunlar futbolda var. Ancak maçın hakemi hata yapmadı, eyyam yapıp durdu!

Maçtan sonra Fatih Terim hakemin her kararının doğru olduğunu söyledi, ben aynı fikirde değilim.

53. dakikada Baros’un düşürülmesi bence penaltıydı, hakem vermedi. Olabilir, insandır, hata yapabilir. Penaltı yoksa sarı kart nerede?

54. dakikada Hakan Balta’ya hava topuna çıkarken atılan dirsek en az sarı karttı, vermedi. Oysa Trabzonsporlu Adrian aynı hareketten dolayı Benfica maçında kırmızı kartla oyun dışında kalmıştı. Olabilir, insandır, hata yapabilir.

59. dakikada Baros’a yapılan harekete penaltı kararı vermesi doğruydu. Ancak o hareket penaltıysa kaleciye göstermesi gereken kart sarı değil, kırmızı olmalıydı. Olabilir, insandır, hata yapabilir.

65. dakikada Semih’in Pedriel’e yaptığı hareket penaltı değildi, karar doğruydu ancak o halde sarı kart nerede? (Maç sonrası röportajda Pedriel’in takım arkadaşı -sanırım Erman’dı- Pedriel’e pozisyonu sorduğunu, penaltı olmadığını söylediğini aktardı)

81. dakikada Sivas kalecisinin Engin’e yaptığı hareket penaltı ve sarı karttı. Her ikisini de vermedi. Olabilir, insandır, hata yapabilir. (Aynı pozisyonun devamında Engin’in hareketine gösterdiği kırmızı kart ise doğruydu.)

89. dakikada Elmander’e gösterdiği kırmızı kart ise tartışılır. Bence Elmander’in hareketinin karşılığı sarı karttı. Çünkü Elmander, rakibin ayağına basmamak için havada bir süre asılı kalmaya çalışmasına rağmen başarılı olmadı. O sırada Elmander’in sadece topa doğru baktığını görmüş olmak gerekir. Yine de kırmızı karta da itiraz etmem.

Ama bu kararların altında kalan hakem bundan sonra başladı eyyamlara!

Galatasaray ceza sahası içinde ve civarında bulabildiği her pozisyonda Galatasaray lehine düdük çalarak Galatasaray’ın muhtemel bir gol yemesine engel olmak istedi.

90. dakikada Ebue’ye dokunulmamasına rağmen Galatasaray lehine faul verdi.

92. dakikada Navratil, Ayhan’a dokunmamasına rağmen Galatasaray lehine faul vermekle kalmadı, Navratil’e bir de sarı kart gösterdi.

Ben buna “eyyam”, hakeme de “eyyamcı hakem” derim. Böylelerinden korkarım. Allah hiçbir takımın maçına vermesin yarabbim!

***************

NOT:

Aşağıda bugüne kadar bazı maçlardan sonra yazdıklarım var. Vaktiniz varsa okuyun, Galatasaray’da değişen bir şey var mı bakın. Sadece bu alt kısımdakileri yazsaydım, Sivasspor maçına yeni bir yorum yazmaya gerek kalmazdı sanırım.

18 Eylül, GS-Samsunspor: 3-1Galatasaray hazır değil. Colin Kazım dahil 35.247 seyircinin izlediği maçta Galatasaray Samsunspor’u 3-1 yendi. Galatasaray’ın belli bir oyun düzeni yok, organize atak yok, kanatlar kullanılmıyor, duran top organizasyonu yok.”

27 Eylül, GS-Eskişehirspor: 2-0Galatasaray maçı bir futbol “takımı” gibi oynadığından değil, rakibine göre daha çok istediğinden ve daha kaliteli ayaklara sahip olduğundan kazandı.”

3 Ekim, Ankaragücü-GS: 0-3 “3-0 kimseyi yanıltmamalı.”

27 Ekim, GS-Gaziantepspor: 2-4 “İşler iyi giderken kart görmeyen takım değil, işler kötü giderken centilmen olmayı başarabilen takım olmalıdır Galatasaray. Bu agresifliğin süreceğini tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok. Fatih Terim’in çalıştırdığı takımların ortak özelliğidir bu:

Agresif, sinirli, oyun planı sadece deli gibi savaşmaya dayanan, organizasyonsuz, sert oynayan..

Takım gibi oynayamadığından dolayı oyunu rakip alanda tutamayan, kontrollü oyunu beceremeyen ve net galibiyet alamayan..

Özgüveni zayıf olduğundan özellikle geriye düştüğünde daha da agresifleşen takımlar”

30 Ekim, Kayserispor-GS: 0-2Galatasaray'da herşey güllük gülistanlık değil.

Galatasaray'ın ilk golünün bir duran toptan ve ikinci golünün Kaysersispor'un her an golü bulacak derecede baskılı oynadığı dakikalarda defans hatasından geldiğini düşünürseniz, Galatasaray'da hala bir "organizasyon ve beceri" sorunu net bir şekilde kendini gösteriyor.

Galatasaray gol pozisyonuna girmekte sıkıntı yaşıyor. Galatasaray topu 3. bölgeye tehlikeli bir şekilde taşıyacak becerili bir oyuncu konusunda sıkıntı yaşıyor.

20 Kasım, Beşiktaş-Galatasaray:0-0 “Galatasaray bir süredir,atak yapma ve gol atma yeteneği olmayan, buna karşın iyi mücadele eden ve“takıma benzer” gibi oynayan bir takım hüviyetinde. Hala “takım” değil, hala “organize” değil.“

…………..

Sezonun ortası geldi, -Fatih Terim’i kızdırmaya korkup da yazamayan- çook bilen “skor” yazarlarımız, şimdi “Galatasaray’ın kanatları işlemiyor” diye yazmaya konuşmaya başladılar. İnanmayın onlara, onlar olup biteni sizden çok daha sonra görüyorlar.

Ben de soruyorum: Galatasaray’ın ne zaman kanatları işledi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster