Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2264
 

Aslolan nedir ?

Aslolan nedir ?
 

Gözünü dünyaya madde planında açan ve kendini bir beden kabul ederek yaşamına yön veren, işten güçten başını kaşıyacak durumda olmayan bir insanın; asıl-izafilik gibi kavramlar arasında dolaşması bir yana, “Aslolan nedir ?” gibi felsefi bir düşünceyi


Hz. Musa, “Aslolan kanun.”der.

Hz. İsa, “Aslolan sevgi” diye duygulandırır insanı.

Marx, “Aslolan para!” diye sayıklar.

Freud’a göre, “Aslolan cinselliktir.”

Einstein ise, “Aslolan izafiyet!” deyip çıkar işin içinden.

Soyut ve somut zaman, Einstein'a hak verir.

Sistematik olarak bir üst boyutun varlığını dikkâte alırsanız, yasa - kanun - hüküm için, izafidir diyebilirsiniz. Bunun yanı sıra sevgi de izafidir. Zira sevgi iki mahal arasında yaşanır. Para ve cinsellik de...

Şayet bana, “ Senin için Aslolan nedir? ” diye sorulsaydı, tereddüt etmeden “Yaşam!...”derdim!..

Ama alelade değil, söylemek istediğim; Allah’a yakîn olma halinde bir yaşam.

Bilincimin yerinde olduğu ve ardında‘‘korkunun” bulunmadığı, her şeyin, her boyutun, her katmanın hakkını vererek ve asla pişman olmadan elde edilebilecek bir yaşam...

Tabii bu söylediklerimi uygulayabilmek; hayatı gelişigüzel değil, bilinçli bir şekilde sisteme ve gerçekler üzerine kurmakla mümkün. Asla evinde oturamayıp, o mekân senin bu mekân benim demeyip turlayanların, boş zamanlarını kağıt oynayarak değerlendirenlerin, kendisi ile meşgul olmayanların yapılabileceği bir şey değil bu.

Gözünü dünyaya madde planında açan ve kendini bir beden kabul ederek yaşamına yön veren, işten güçten başını kaşıyacak durumda olmayan bir insanın; asıl-izafilik gibi kavramlar arasında dolaşması bir yana, “Aslolan nedir ?” gibi felsefi bir düşünceyi aklına getirmesi imkânsız gibidir.

Hepimiz biliyoruz ki; toplumlar, asırlar boyunca maddenin getirdiği bunalımla acı içinde yaşadı. Sebebi, gelişen olayları ve yaşamı değerlendirecek bilinçten çoğunlukla yoksun olmalarıydı.

Neticede, dışa bağımlılık vazgeçilemez bir hale geldi; büyük değerler kayboldu.

Yıllardır üretmeden yan gelip yatan, onun bunun sırtında yaşamayı âdet haline getirmiş olan toplumun karşılaşacağı bir sonuçtu bu!.. Yaşadıklarımızın ve ödeyeceğimiz bedelin, nelerin karşılığı olduğunu açık yüreklilikle anlamadan, çözüme ulaşmak olanaksızdır.

Bir insan, hakikatin ne olduğunu bilmek isterken, bedelini ödeyecek zenginlik ve gücü özünde bulmalıdır. Sorunların çözülememesi halinde, topluma güven verecek, geçmişten ders alarak ileriye yönelik akılcı ve bilimsel uygulamalarda bulunacak, iç sıkıntılarıyla yaşamayan, hayatımıza yön veren, hayat akışlarımız üzerinde söz sahibi olan, insanların sıkça başvurdukları değerli kimselerden yararlanılması şarttır.

Bu iletişim sayesinde, asıl gibi görünen izafi değerlerin anlamını yitirmeye başladığı görülür. Fakat, bu değişimin zamana yayılarak yaşanacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Bence, işte “Aslolan” budur !..

 

Ahmed F. YÜKSEL

 

https://twitter.com/sufafy



https://twitter.com/AhmedHulusi



http://www.ahmedhulusi.org/

 

 

Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oldukça faydalandığım bir yazı oldu.. En azından ünlü kişilerin bu soruya verdiği yanıtı okumuş oldum.. Benim için de sanırım şu sıralar ( özellikle Özgecan olayından sonrz); ŞEFKAT, MERHAMET diyeceğim... Ve bunu sizin dediğiniz gibi YAŞAMA geçirmek..

Saniye Düzgün 
 21.02.2015 16:44
 

Enteresan olan şu ki; başlık ve yazı beni geçmişteki bir anıma- bir yazıma götürdü.. Üniversiteyıllarımda; bir arkadaşa duygularımı anlatan bir mektup yazmış ve (her zamanki gibi inancım asıl gayem olduğundan): ‘’Aslolan ALLAH’tır ‘’ demiştim; benden son cümle olarak. Fakat o zamanki; inancımın daha çok Allah’ı Tanrı gibi düşünmeye yakındı sanırım.. Her ne kadar bir şeyler hissedip; Yunuslar Mevlanalar okusam, karşımdakinde Hak’kı görmeye çalışsam de .. Benim dönüm noktam: AHMED HULUSİ’nin ALLAH kitabıyla başlar..! Şimdi burda sizin ünlü kişlerden de alıntı yaparak aktardığınız bilgiler çok enteresan geldi.. Ve aslolanın :YAŞAM olduğuna ben de canı gönülden katılıyorum; ama bunu sadece madde plandaki- 5 duyu yaşamı ve sanatsal anlamda değil; bildiklerini yaşama çevirme diye anlamak lazım. Tabi söz konusu sufizm ve tasavvuf ise: Hakikatine giden yolda, sizin belirttiğiniz ‘’ALLAH’A YAKİYN OLMA’’ hususu anlaşılmalı…

Kenan Erkan 
 20.10.2014 21:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1991
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10247
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster