Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '18

 
Kategori
Astroloji
Okunma Sayısı
98
 

Astrolojinin Kökenleri Üzerine -1-

Astrolojinin Kökenleri Üzerine -1-
 

Astrolojinin kökeni çok eskilere kadim zamanlara gider.
Derin bir iz sürmek gerekir ancak nerede ve ne zaman başladığı konusu tam olarak belli değildir.
Astroloji tüm kadim sanatların özüne nüfuz eder ve temelidir.
Hermetizmin, Okült bilimin, Simyanın, Majinin, Havassın, Kehanet sanatının ve de tüm Ezoterik -Batıni ilimlerin dayandığı ilimdir.
 
Köklerini Mu-Atlantis zamanlarına dayandırabiliriz. Atlantis'in batışından sonra izlerini Eski Mısır'da,Babil'de, Sümerler'de,Hindistan'da,Antik Yunan'da ve Roma'da görürüz.Bu hat ve izler aynı zamanda Hermetizm'in kökleriyle paraleldir.Dini inançlarla da paralellik  gösterir.Büyük dinlerin kökeninin Sabiiliğe dayandığı bilinir.Sabilik ise yıldız tapıcılığı olarak bilinir.Bu yıldız tapıcılığının neliği ve nasıllığı farklı farklı yorumlasa da Astrolojiyle olan bağı kaçınılmazdır. Sabiliğin neredeyse diğer her şeyle bağlantısı vardır.
 
Astroloji; insan aklının ve merakının, tefekkür halinin dışarıya yansıtılmış Dünya dışına taşmış halinin bir sonucu varolmuş ve gelişmiştir.Gökyüzünü inceleyen insan zihni, yıldızların canlı ve ruhları olduğuna inanmış,onların üzerine hikayeler yazmış,efsaneler,mitler yaratmış felsefeler ve inanç sistemleri kurmuş ve onların göksel konfigürasyonlarından anlam çıkarmıştır.
İşte bu anlam çıkarma sonucu Astroloji doğmuş ve gelişmiştir. Tarihte bir çok medeniyette bu ilmi beslemiştir. Tabiki sapkın ve batıl olduğunu söyleyen de bir sürü din, mezhep ve inanç ekolleri olmuştur.
 
Persler, Araplar, Museviler, Antik Yunan, Roma- Helenistik dönem filozof ve gökbilimcileri, Ortaçağ felsefecileri ve teologlarından da bu ilimle uğraşmış ve katkı sağlamış isimler vardır.
İslam dünyasında da açık ya da gizli olarak oldukça ilgilisi vardır. 
İbn-i Sina, Biruni gibi bazı Mutezili alimlerde, İhvan-ı Safa metinlerinde, İsmaili-Batıni İslam tarikatlarında, Tasavvufun kült ismi olan Muhyiddin İbn-i Arabi'de, Ahmed El Buni'de bu ilimler vardır. Bazı ciddi kaynaklara göre Ashab-ı Suffa'nın ve Hz.Ali'nin de bu ilme vakıf olduğu ve bazı tavsiyelerde bulunduğu anlatılır.(Bu son kısım tartışmalıdır)
 
Müslüman alimler bu ilmi ve sırların Hz.İdris'e (a.s) dayandırırlar. Hz.İdris'e Cibril'den vahiy yollu geldiğini ifade ederler.(Bu konu da derin ve ayrı bir yazı konusudur,bazı alimlere göre tartışmalıdır.)
Eski Mısırlılar Thot'a dayandırır. Thot her şeyi bilen haberci tanrıdır.
Antik Yunanlılar Hermes'e dayandırır. Hermes Tanrılar'ın vahyini alan ve ileten tanrıdır.
Yani bu karmaşık kökenlerden kesin sonuca varılmaz ama konu ve tartışmaları derindir.
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 340
Kayıt tarihi
: 20.03.18
 
 

 Sosyolog, Aile ve Evlilik Danışmanı, Pozitif Psikoterapi Danışmanı, Astrolog.     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster