Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '12

 
Kategori
Astroloji
Okunma Sayısı
478
 

Astrolojinin matematik tarafına eyvallah da... Geyik tarafı beni hiç ilgilendirmiyor aslında... 1

Astrolojinin matematik tarafına eyvallah da... Geyik tarafı beni hiç ilgilendirmiyor aslında... 1
 

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir aslında.


Aynen başlıkta da söylediğim gibidir benim konuyla ilgili durumum, güzel okuyucum… Astrolojinin matematik tarafına eyvallah da… Geyik tarafı beni hiç ilgilendirmez aslında…

 Astroloji, ilk çağlardan beri, insanoğlu başını göğe kaldırıp, yüzünü güneşe, yıldızlara çevirdi çevireli, insanlığın emrindedir; sizin de bildiğiniz gibi…

 Yıldızlar, Dünya, yaşam, evren ve bilinmezliklere dair her ne varsa hayatta, inceleyip durmuştur astroloji bilimi…

 Sayısız astrolog bilinen, bilinmeyen binlerce keşif yapmış, insanlık faydasına binlerce çalışmada bulunmuştur; Dünya kuruldu kurulalı...

 Öte yandan, günlük hayatta “ Astroloji “ dendiğinde, bambaşka şeyler gelir insanın aklına ne yazık ki… Astrolojinin akıl yanı, bilim yönü görmezden gelinip, magazin tarafı işlenir insanların bilinçaltına, düşünce dünyasına…

 Astrolojiyle ilgi yazılarımdan da anlaşılacağı gibi, söz konusu bilime ben de bir hayli ilgi duyuyorum.   Ama herkesin aksine, konunun magazinsel yönünden çok matematiksel özelliğine…

 Astrolojide en ilgimi çeken konulardan biri de, astrolojinin, doğru kullanıldığında, ciddiye alındığında, psikoloji bilimine sağladığı açık faydadir. Psikolojinin bilinmezliklerine, metafiziğine, kozmik alanlarına dair geliştirilebilecek bilimsel düşüncelerin ipuçlarını, hatta yol haritasını verebilmesidir.

 Yazımın başlığında ve başlarında da belirttiğim gibi, astrolojinin matematik yönü, magazin yönünden, geyiğe sarılan bölümünden çok daha fazla ilgimi çeker benim aslında…

 Çünkü:Kendisine doğru gözle bakanlar için, insan psikolojisinin matematiksel şifrelerini saklar içinde; astroloji bilimi…

 Örneğin: Kışın doğanlar yazın doğanlardan, baharda doğanlarsa, her iki gruptan da farklı özellikler taşırlar aslında. Ve astroloji, bu psikolojik farklılıkların kozmik ve varoluşsal nedenlerini, kendi özgün anlayışı içinde anlatmaya çalışır bizlere; hem de tane tane...

 Bu nedenledir ki, ana rahminde geçirdikleri dönemler, doğum günleri, doğdukları aylar bakımından birbiriyle benzeşen insanlar, aynı koşullar altında, birbirine benzer davranışlar sergilerler.

 Tabii, işin bu yanına, bilimsel yanına hiç kafa yormamış olanlar, sezgisel olarak ya da hazır kalıplar içinde öğrendikleri biçimleriyle, insanları: “Akrep burcundansan şöylesindir, yengeç burcundansan böyle!... “ diyerek, en kestirmeden, en yüzeyselinden sınıflandırıverirler hemen!…

 İşin aslı, hiç de öyle değildir aslında…

 Diyelim ki,  nüfusu 72 milyon olan Türkiye, 12 burca eşit olarak bölünmüş olsun. 6’şar milyonluk 12 gruba ayrılan bu insanların her biri, kendi grubundan olan insanlarla aynı kaderi paylaşırlar; öyle mi?

 Uhrevi konulara azıcık ilgisi olanlar, o konularda biraz bilgisi olanlar bilirler ki, her bir insan kendi kaderiyle, kendi hayat çizgisiyle indirilir yeryüzüne… Herkesin kaderi kişiye özel ve kendine göredir; her haliyle…

 Gelgelelim… İş, magazin boyutuna indirgendiğinde, astroloji, maneviyatı zayıf insanların, telkine açık olanların oyuncağı haline; yol haritasına dönüştürüldüğünde; trajikomik durumlar çıkar ortaya ne yazık ki…

 Sözgelimi, falanca gazete günlük burç yorumları köşesinde, terazi burcundan olan kadınlara şöyle seslenebilir belki: “ Bu gün çok gergin bir gün geçireceksiniz. En yakın arkadaşınızla kavga edebilirsiniz. İşyerinde sizinle ilgili yaşanacak olumsuzluklara dikkat edin. Sağlığınızla ilgili bir sorun yok. Harcamalarınıza dikkat edin. Sevdiğinize daha çok zaman ayırın… “

 Ne güzel, ne beylik cümleler değil mi?!!

 Bu, olsa olsa, astroloji yazarlarının, bu işi kendilerine geçim kapısı yapanların kendileriyle, bizimle ve cümle alemle kafa yapması, dalga geçmesi değil midir sizce de?

Her şeyi bir yana bırakıp, çok yalın bir soru sormak lazım aslında, bu zevata: Eğer bu işler gerçekten bu kadar kolaysa, burç yorumu diye yazılan onca geyiğe! Milyonlarca insanın o gün yaşayacakları, ortak kaderi denebilir mi? Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

 Bu soruya rahmetli İsmet İnönü’nün o en sevdiğim cümlesiyle cevap vermem gerekirse: “ Hadi canım sen de!”

Not: Yazıda kullanılan görsel www.bekibisa.com adresinden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de karşıyım günlük burç yorumlarında yapılan genellemelere. Ancak transitlerin natal haritamızdaki gezegenlerimize yaptığı açıların etkileri yadsınamaz. Aslında bizler gün/ay/yıl saat:dakika:saniyelerin maddeleşmiş enerjileriyiz. Bu durum diğer canlılar için de geçerli.

Mediacat 
 27.05.2012 14:17
Cevap :
Sayfama hoş geldiniz sevgili meslektaşım... Sayfanızdan gördüğüm kadarıyla, siz de benim gibi medyaya bayağı bir emek vermişsiniz ve siz de benim gibi astrolojiyle ilgilisiniz, benden farklı olarak, amatör astrologluk da yapıyormuşsunuz. Yazıma konuyla gerçekten ilgili, astrolojiye emek vermiş birinin yorum göndermesi benim için çok önemliydi. Yakın ilginize teşekkür ederim. Gönderdiğiniz yorumunuzu da, yazıma yapılmış bilgilendirici, açıklayıcı bir ek kabul ediyorum. Teşekkürler... Cemce sevgilerimle...  27.05.2012 15:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1235
Toplam yorum
: 3507
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1693
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster