Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
383
 

At yarışları

Değişik at yarışı spikerlerinden farklı, farklı duyarız...
Foto, poto, pota diye...
Benim tercihim "pota" dır.
Üçünün ortak anlamı bitiriş çizgisi, aynadır...
Bazen tribünde potanın tam karşısında yarışı izlersin..
Burun farkı ile biten yarışlarda birinciyi tahmin etmelerde şimdiye kadar hiç yanılmadığın...
Hayatın bazı alanlarında da pota olayı vardır...
Kimisinde izlediğimiz, umut bağladığımız.
Kiminde de bir jokey gibi potaya önde girmeye çalıştığımız.
Gün gelir pota aynı yerindedir de...
Bir bakmışsın ki sen(bir şekilde) yerinde yoksundur...
Fena mı ?
Böylece; heyecan, hızlı kalp atması, yüz kızarması, adrenalin, üzüntü, hüzün, acaba, buğulu gözler, stres, keşkeler olmaz!!!

***

Atları neye göre değerlendirirsiniz?
Performansına mı, derecesine mi, pist ve havaya göre mi, mesafeye göre mi?
Yoksa padokta izleyip; duruşuna, huysuzluğuna, terleyip-terlememesine göre mi?
İnsanlar neye göre değerlendiriliyor?
Hep ciddi mi görünmeli...
Herkes haddini bilip kendinden(göreceli )üstün olan kişilere
yanılıpta (onlar zaten size selam vermez de)"selam"dahi vermemeli mi?..
Herkes ait olduğu grupta...

***

SEREN, KARANİMO'nun koşularını izlemiş olanlar bilir.
Bu ikili beraber koştuklarında çoğunlukla 400'de yürür 200'de de arka grup dağılmış olur, potayada kafa burun girerlerdi...
Diğerinin direncini kıran yarışı kazanırdı...
Canlılar alemi yaşamak için direnç, atlarda kaybetmemek, kazanmak için direnç gösterir...
Hayat, öğreten ve öğrenen üzerine kurguludur.
Zaman, içinde roller değişse de bu kural değişmez...

Aşk öyle bir şey ki, iki öğrenen ya da iki öğreten olmaz...
Aşkta sevdiğinin direncini kırmak, ayrı bir güzellik mutluluk getirebilir...
Bunun tek kazananı ya da kaybedeni olmaz.
Ya hep olur, ya da hiç...
Taraflardan biri karşısındakine aşkı öğretmek için, sevdiğinin; insanın doğasında var olan bilinmeze, farklı olana yeniliğe karşı olan direncini kırmalı ki "aşk olsun."
Bence aşk aynı zamanda öğretilebilen bir duygudur...
Aşkı öğreten de çoğunlukla erkek olmuştur...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 180
Toplam yorum
: 215
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 892
Kayıt tarihi
: 25.07.09
 
 

Önceleri Milliyet Gazetesi'nin "Okur Mektupları" vardı...Şimdi ise "İnternet", "Milliyet Blog" ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster