Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
250
 

Ata'yı rahat bırakın...

Ata'yı rahat bırakın...
 

Cumhuriyet bayramlarında, 10 Kasımlarda, afişlerde, bilboardlarda görüyoruz hep şu yazıyı: "Atam sen rahat uyu!"

Atatürk tarihsel misyonunu başarıyla yapmış ve her fani gibi zamanı gelince ölmüş gitmiş...

Bu ülkenin büyük çoğunluğu da bu başarıyı saygıyla ve minnetle yad eder...

Ülkesine yaptığı hizmet dolayısıyla da Atatürk'ün mezarında rahat uyuduğu, hem bir dilek olarak, hem de bir inanç olarak ifade edilir...

"Atam sen rahat uyu!"

Buraya kadar normal... Ancak, çelişki şurda; madem Atatürk'ün ebedi istirahatgahında rahat uyumasını diliyor ve istiyorsunuz, o zaman ne diye iki de bir kendisini rahatsız ediyorsunuz...

Bu ülkenin yaşayanları sorunlarını halletmekten aciz midir? Eğer acizse, üzerine düşen görevi fazlasıyla yaparak, ömrünü tamamlamış olan Atatürk mü hala sizin sorunlarızı çözecek!

Siz yerli yersiz, Anıtkabire koşar, orada sloganlar atarsanız Atatürk nasıl rahat uyuyacak yerinde!

Anıtkabir de adı üstünde bir "kabir" değil mi? Her aklına esen, dünyevi menfaatleri, siyasi çıkarları için, Anıtkabire koşar nümayiş yaparsa, uhrevi bir hayat yaşayan Atatürk'ün ruhu nasıl rahat edecek?

Ne inancımızda ne kültürümüzde mezarlarda, türbelerde sloganlı, nutuklu nümayişler yapmak yoktur... Ölülerimize huşu içerisinde dua eder, onların huzur bulmasını isteriz biz...

Atatürk size bir Cumhuriyet bırakmış, Meclis bırakmış, demokrasi kapılarını aralamış, muasır medeniyet diye bir hedef göstermiş... Daha ne yapsın!

Rahat bırakın Atatürk'ü! Rahat bırakın ki ebedi istirahatgahında rahat uyusun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Atatürk'ü ziyaret etmek başka,siyasi çıkarlar uğruna rahatsız etmek başkadır.Anıtkabir de eğer bir kabirse-ki öyledir- kabir adabına uyulmalıdır.Siyasi gösteri yapmak için,başka meydanlara gidin,buna kimse birsey demiyor..Ama anıtkabir bir mezardır herşeyden önce ve mezarın ruhuna uygun davranmak gerekir..

ali açıköz 
 05.02.2008 23:07
 

Türk halkı sorunlarını kendi başına halletseydi 1919'da da Atatürk'e gerek kalmazdı. O, devrimleriyle (yani bir nevi zorlamayla), halkı cemaatten vatandaş haline getirmeye çalıştı. Şimdi halkın tekrar cemaat gibi davranmasından fayda umanlar yönetiyor Türkiye'yi. Cemaatin izlediği lider de ancak bu gün olduğu gibi İmam olur. Atatürk'e asıl ihtiyaç duyan onu sevenler ve prensiplerini yaşayanlar değil diğerleridir. O çağdaşlaşmanın sembolüdür.

Tamer KAPLAN 
 04.02.2008 7:04
 

Atatürk sizin saydığınız özelliklerinin yanısıra ilkeleri ve devrimleriyle ulusna bu gün de yön veren tek liderdir.O ilke ve devrimlerine sahip çıkanların kendisini ziyeret etmesinden hiçbir zaman rahatsız olmayacaktır...Ama ilke ve devrimleri sabote edildikçe, çağdaş ve tam bağımsız Türkiye hedefi din bezirganları, gericileri bölücüler ve emperyalizmin yerli işbirlikçileri tarafından budanmaya devam ettikçe gerçekten yerinde huzur içinde olmayacaktır. Anıtkabir'in yurtseverlerin sesleiyle çınlamasını, pısırıklığın getirdiği suskunluğa teslim olmasına tercih edecektir mutlaka. Saygılarımla..

Tuğba 
 03.02.2008 23:58
 

Size katımıyorum. Şöyle ki. Atatürk'e bağlı olduğumuzu, devrimlerine, inkılaplarına nasıl bağlı kaldığımızı birlik ve beraberliklerimizi nasıl ispatlayacağız. Kaldı ki ölüleri ziyaret etmekle onları unutmadığımızı gösteririz. Ben bunu bir ziyaret olarak algılıyorum. Demek ki Atatürk'ü halen seven ve ona sahip çıkmak isteyen bir topluluk var. Anıt Kabire ziyaret etmek bu kadar suç mu sizce? Keşke Ankara'da otursaydım her gün ziyarete gider ve bize böyle bir imkan verdiği için dua ederdim. Kabahat ona sahiplenmeyen ve oraya gitmek istemeyen kesimin yarattığı gerginliktir.

Ahmet Üstündağ 
 03.02.2008 14:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 4200
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 780
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster