Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
761
 

Atatürk 'Ulusal bilincini' yitirmiş, 'kavim devlete' yelken açmış T.C. Hükümeti'ni kabul etmezdi!

Atatürk 'Ulusal bilincini' yitirmiş, 'kavim devlete' yelken açmış T.C. Hükümeti'ni kabul etmezdi!
 

Bugün sana çok gereksinimimiz var, Atam!..


Atatürk, “Ulusal bilincini’ yitirmiş, ‘kavim devlete’ yelken açmış, ‘yurtta barış dünyada barış’ ilkesini ret etmiş bir iktidarı kabul etmezdi!

Bugün 10 Kasım 1938, Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ölümünün üzerinden tam 75 yıl geçmiş.

Yaşamımın hiçbir döneminde ATATÜRK’ü bu kadar özlememiştim, bu ülke O’na bu kadar gereksinim duymamıştı.

Sanki, T.C. Hükümeti ‘düşün’ ve ‘karar verme’ yetisini yitirmiş, ‘pusulayı şaşırmış,’ ileriyi sağlıklı göremeyen bir başbakan tarafından yönetilmektedir.

Ayrıca Başbakan Erdoğan, çevresini sarmış başta bakanları Bekir Bozdağ, Hüseyin Çelik, Bülent Arınç, Fatma Şahin ve Basın Danışması Yalçın Akdoğan ve hatta kızları tarafından ‘yanlış’ ve ‘kaynağı belirsiz’ bilgilerle donatılmaktadır.    

ATATÜRK’üm siz ve İsmet İnönü, çalışma arkadaşlarınız olağanüstü ‘zeka’ kapasitesiniz ve ‘vatan’ sevgisi ile yoğrulmuş karakteriniz ile ‘ısrarla,’ ‘bilinçle,’ ‘öngörerek,’ ‘tasarlayarak,’ ‘Lozan Barış Antlaşmasını’ başarıyla kazandınız.

‘Ulus Devlet’ olma bilincinin temel harcı 20 Kasım 1922 Salı günü İsmet Paşa(İnönü) ve arkadaşları tarafından Lozan’da atılmış, tüm dünyaya duyurulmuştur.

Günümüzde ise size T.C. Hükümeti’ni ve Başbakanı’nı şikayet etme zorunda bırakıldım:

Bugün ‘Devrimlerini ve Cumhuriyeti sürekli küçümseyerek, unutturmaya ve ortadan kaldırmaya, yok etme sürecine giren T.C. Hükümeti okullarda ‘Öğrenci Andını’  kamu kurumlarında T.C. simgesini, şeref madalyalarında ATATÜRK ve T.C. simgesini kaldırmakla  başladılar.

Osmanlı İmparatorluğu’nda ‘Devlet-i Aliyye’ yani ‘yüce devlet’ anlayışı vardı.

- ATATÜRK, “Efendiler! Osmanlı tarihini tetkik edersek görürüz ki,  bu bir milletin tarihi değildir” şeklinde vurgulamış.

- Başbakan Erdoğan, “Biz Müslüman’ız. Rabbim bizi kavimler halinde yaratmış. Herkes farklı kavimdedir. Ama birbirine üstünlük taslamamış. Bakıyorsun, Türklükle üstünlük taslıyor. Niye üstünlük taslıyorsun, geç o işi. Sen illa onu Türk Milleti diye dayatırsan öbürü de Kürt Milleti der. Diyorlar ki Türk Milleti hepsini kavrar. Hayır, kavramaz. Millet kavramının önüne etnik bir unsuru (Türklüğü)koyarsanız ayrımcılık olur” demiştir.

İşte Atam 21. yüzyılda ‘kavim’ toplumlara ve ‘ümmet-devlet’ modeli’  yönetime’ özen ve özlem duyanlar sizin çizginizden sapmış, ‘pusulayı şaşırmış’ haldedir.

Başbakan Erdoğan’ın dış politika uygulamaları ‘barışçıl’ olmayan, ‘Ulusal çıkarları’ kollamayan,’ ‘belirsiz’ ‘stratejiler’ ile boğuşuyor.

Özellikle, komşu ülkeler; İran, Irak, Suriye ve Rusya ile olan ilişkilerimiz tarihin hiçbir döneminde bu kadar ‘olumsuz’ ve ‘umutsuz’ olmamış idi.

Mustafa Kemal ATATÜRK tüm olumsuzluklarına rağmen; Birleşmiş Milletlerin (BM) sağlayacağı genel bir barışın daha ‘sağlam’ ve ‘istikrarlı’ olacağını öngörmüştü.

ATATÜRK, “Komşuları ile ve bütün devletlerle iyi geçinmek, Türkiye siyasetidir” şeklinde belirtmiştir.

ATATÜRK’ün ‘olmazsa olmazı’ ‘barış’ ve ‘güvenliğin’ karşılıklılık esasına dayanması idi.

Mustafa Kemal ATATÜRK ‘kolektif barış’ ve ‘kolektif güvenlik’ kavramlarını Türk Dış Politikası’nın vazgeçilemez temel unsurları haline getirmiştir.

Ruh’un şad olsun Atam!..

10.11.2013, Karşıyaka, İzmir, 

Not: Fotoğraf Alıntıdır.              

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hatalarıyla,eleştirilmesi gerekenleriyle bu hükümet sandığınızdan daha farklı bir perspektifi taşıyor.Gerçekten iş yapanlar,emeğin değerini bilenler,yaptıklarıyla varolmayı şeref sayanlar gibi eğer Atatürk şimdi olsaydı o Anıtkabire giden 1 milyon kişinin %80 ni tarafından yuhalanırdı.Hatasıyla günahıyla Atatürk devrinin gereğini yerine getirmiş görünüyor.Belki bu kadar İslamdan kopmasaydı,belki bu kadar tarihimizi olduğu gibi kabul edebilseydi...Bunlar geçti ve o arızalar tamir ediliyor.Bence efsaneleri temizleyin zihinlerinizden önce.Laflarla değil yapılanlarla değerlendirin tarihi.En azından şöyle komik bir iddiadan uzak durun:1923 de bugünden daha bağımsızdık.Yok böyle bir şey.Yoktu,olamazdı.

Keniron 
 12.11.2013 8:42
Cevap :
Merhaba, 10 Kasım 2013'te *Başbakan Erdoğan'ın "Her ne kadar onun vücudu toprak olsa da fikirleri ve eserleri halen yaşamaktadır. Kendisini minnet ve şükran duygularımızla anıyoruz. Askeri yetenekleriyle büyük bir komutan, savaş sonrasında dağılmanın ötesinde bir milleti kardeşlik duygularıyla yeniden bir araya getirmeye sahip bir devlet adamıdır. söylemi 'bugünden daha bağımsız olduğumuzun' bir kanıtıdır. Ayrıca ya tarih bilginiz yetrli olmayabilir ya da maksadınızı aşmış olabilirsiniz veya Dünya'ya başka bir planetten göçtünüz. 1923'te bugünden daha bağımsızdık. İşte Mustafa Kemal ATATÜRK'ün "Bir ulusun insanlık ve uygarlık dünyasında yükselmesi ve başarılı olması yalnız ve ancak kendi gücüne dayanarak özgürlük & bağımsızlığını dokunulmaz bulundurmasıyla olasıdır" ifadesi en güçlü kanıtıdır. "Bunun başka bir ifadesi yoktur." tümcesi ile vurgulamıştır. Siz de laflarla değil, 'Lozan Antlaşması da tarihimizin bir başarıyla taçlandırılmasıdır.' örneğiyle değerledirme yapınız. Yeter mi?  14.11.2013 3:56
 

Kesinlikle!

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 12.11.2013 1:12
Cevap :
Teşekkürler  12.11.2013 20:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 842
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster