Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
932
 

Atatürk hayatta olsaydı...

Atatürk hayatta olsaydı...
 

Atatürk, Türkiye’nin şu halini görse kahrolurdu."
 
Bu sözler, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Akaydın'a ait...
 
Ben bu söze şöyle karşı çıkıyorum...
 
Atatürk'ün, Türkiye'nin bu halini görmesi için  elbette hayatta olması gerekirdi. Atatürk eğer hayatta olsaydı, sanıyor musunuz ki ülkeyi bu hale getirenler olurdu?
 
Elbette olmazdı...
 
Kurtuluş savaşında da arkamıza dolanıp, sırtımızdan vurmak isteyen ve isteyenlerle birlik olanlar vardı. Gtiarip olan, bunu en son ve yüce dinimiz adına yapıyorlar, yaptıklarını sanıyorlardı.
 
Savaş bitti. Yedi düvel "Türk Ulusu"nun kim olduğunu ve neleri başarabileceğini gördü. Cumhuriyet kuruldu, devletin nitelikleri yerine oturmaya başladı.
 
Bu kişiler yine ortaya çıkmaya başladılar. Mustafa Kemal Atatürk'ü din düşmanı olarak tanıtmaya başladılar. Oysa Atatürk, milletinin ve kendisinin iman gücüne inanarak yola çıkmıştı.
 
Bunu da gördüler, pıstılar, saklandılar yılarca... O günlerden bu günlere  kadar  dedikleri gibi "İğneyle kuzu kazarak" bugünlere geldiler.
 
Bunların derdi, Cumhuriyet ve Cumhuriyet'in ilkeleri ile idi, 11 seneden beri Cumhuriyet'in ve niteliklerinin kuyusunu kazdılar, kazmaya devam ediyorlar.
 
Aynı zamanda hem millete demokrasiden, ahlaktan söz edecekler, hem de kuyu kazmaya devam edeceklerdi, ettiler.
 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin adının bile değiştirilmesini isteyecek kadar zıvanadan çıkanlar var. Hadi açıkça "Atatürk'ü sevmiyorum" diyenleri geçtik...
 
Mesela...
 
Her zaman "İnkar" üzerine politika yapan, Milli Eğitim Bakanı görevindeyken, sekreteri ile yaşayan ve ortaya çıkınca "İmam nikahı yaptım" diyen, bugünün AKP Genel Başkan Yardımcısı, televizyon kanalında sunuculuk yapan kızın dekolte giyindiğini söyleyen ile aynı kişi değil mi? Böyle bir kişi nasıl olur da partisi adına "Ahlak Polisi" kesilir?
 
Dahası...
 
Ajda Pekkan'ın giydiği elbise, sunucunun giydiğinden daha dekolte... Niye o değil? Çünkü o, AKP'yi destekleyen biri. Bu sunucu ise demokrat kişiliği ile biliniyor, üstelik İzmir'li...
 
Gerçi, Büyükşehir Belediye Başkanımız, “Hüseyin şahsi kanaatini söyledi, Ak Parti adına konuşmadı” dese de, bu çok da inandırıcı olmadı. Çünkü o, konuşmalarını hep partisi adına yapıyor. Cesareti de partisinden ve genel başkanından alıyor. Yoksa haddine mi düşmüş o tarzda konuşmak...
 
Ancak, iğneyle kazdıkları kuyunun içinde kalacakları gün, çok uzakta değil...
 
Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel kurumlarından olan yargıyı ve TSK'yı ne yazık ki bitirdiler. Ama Devleti bitirmelerine izin verilmeyecek.
 
14 EKİM 2013
İBRAHİM PEKBAY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cumhuriyetin ilkeleri 11 yılda mı çğnendi?... 1938'den 2002'ye kadar olan zamanda Türkiye güllük Gülistanlık mı idi? Gazi Mustafa Kemal Atatürk tek bir temel ilkeyi miras bırakmıştır, ki gerçek takipçileri bilir, AKIL ve BİLİM birlikteliği... Ülkemizi tüm değerleri ile birarada tutmak akıl ister. Dünya ülkeleri arasında yükselebilmek, aklını kullanarak bilime önem vermeyi, bilimsel tavır sergilemeyi gerektirir. Buyrun ilkeleriniz! 1938'den sonra bu ilkeleri takip eden varsa gösterin... Son dönem ise, ülkenin dünyada başını kaldırdığı dönemdir ve budurum sanal değildir. Yurtdışında bilimsel platformlara girip çıkan ve değişsen yaklaşımı memnuniyetle gören biri olarak, müsterih olun diyebilirim. İlkeleri gerçek anlamı ile takip eden kimler acaba diye de sormak isterim...

erdem uzunsoy 
 11.10.2013 16:49
Cevap :
Sayın Erdem Uzunsoy... Görüşlerinize elbette saygı duyarım, ancak aynı düşüncede değilim. anlatımım da bu zaten. Katılımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...  12.10.2013 22:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster