Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
114
 

Atatürk ne yapsın?

Sözüm ve sorum daha çok Kürt asıllı vatandaşlarımızadır.

Osmanlı döneminde bu günkü yurdumuzun Güneydoğusunda yer alan bölgelerde yaşayan Alevî Türkmenlerin, özellikle Şah İsmail döneminde İmparatorluğun başının belâ olmasından tedirginlik yaşayan padişahlarımızın , o bölgede yaşayan Kürt asıllı birini onların başına musallat edip, bu kişinin de büyük katliamlar yaparak bu Alevî Türkmenleri İmparatorluğun başını ağrıtmasından kurtardığı için ödül olarak o bölgede Kürtlere mülkiyet hakkı, bu günkü anlamıyla özerklik vermiştir.

Bu günkü özerklikten sade vatandaşın, halkın anladığının çok daha değişik şeklidir bu özerklik. Mülkiyet hakkı ağaların, beylerindir. Halk yine halktır, köledir, malabadır.

Kurtuluş savaşımız esnasında İngilizler oralarda yaşayan Kürtlere bağımsız devlet sözü verip Atatürk'e karşı savaşmalarını önerseler de Atatürk onları kendi saflarında olmaya ikna etmeyi başarmıştır.

Kurtuluş savaşımızda bu Kürt asıllı kardeşlerimizin dedelerimizle aynı safta, yan yana, omuz omuza savaşarak, bu tarihi savaşı kazanmamızdaki payları asla inkâr edilemez.

Atatürk de inkâr etmemiştir, bizler de inkâr edemeyiz. Lozan antlaşmasında onların azınlık olarak değil de kurucu olarak kabul edilmesinin sebebi de bunun kanıtıdır.

Şimdi, bu gün özerklik tartışması yapılırken, Atatürk'ün kendilerine bu yönde söz verdiği iddia ediliyor. Diyelim ki, böyle bir söz verilmiş olsun. Yani, Kürtler kurucu olarak tanınmamış, kendilerine de yaşadıkları bölgede özerklik tanınmış olsun. Bu kime yarardı acaba?

Ağalar, beyler yıllarca yaptıkları gibi yine toprakların, mülkiyetin asıl sahibi olup halkı köle, malaba olarak çalıştırmaya devam edeceklerdi. Bu gün Kuzey Irak'taki bölgede de yapılan ve yapılacak olan başka bir şey değildir. Herşey Barzani sülalesinin elindedir ve öyle olmaya devam edecektir.

Atatürk onları tüm vatandaşlarla eşit sayıp, ülkenin her yerinde eşit haklar ve özgürlüklerin sahibi olarak yaşama hakkı vermekle kime kötülük yapmıştır? Elbette ki, kölelik düzenini sürdürmek isteyen ağalara, şıhlara!

Sömürü düzenin bu acımasız oyuncuları çıkarları uğruna Kürt halkını Atatürk'e ve Cumhuriyete karşı sürekli kışkırtıp isyanlar çıkarttılar. Bu isyanlara karşı elbette ki kayıtsız kalınamazdı. Gerek haklı olarak, gerekse bunu bahane eden Kürt düşmanları tarafından istenmeyen çok kötü olaylar yaşandı, kanlar döküldü. Bu istenmeyen olaylar günümüzde hala devam etmektedir.

Sömürü düzenin devam etmesinden medet uman kan emici katiller hala devrede. Amaç asla halkın özgürlüğü, refahı falan değil. Sömürü düzenini kendi amaçları doğrultusunda inşa edip, tüm muslukları da kendilerine yöneltmektir.

Atatürk en insani olanı yaparak, onlara eşit vatandaşlık haklarını vermesine rağmen hala birileri tarafından yanlış anlaşılmaya ve düşmanlık edilmeye devam etmektedir.

O'nu anlayan, değerini bilen Türk ve Kürt ve de diğerlerine ne mutl !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 218
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

İstanbul Pendik Lisesi mezunuyum. İTÜ.Makina Fakültesi, İÜ.Edebiyat fakültesi, MÜ. İktisat bölüml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster