Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
548
 

ATATÜRK’ü dünya yeni anlamaya başladı !

ATATÜRK’ü dünya yeni anlamaya başladı !
 

ATATÜRK'ün Gençliğe İfadesi bugünlerde bir kez daha okumalıdır..


Geçtiğimiz hafta ülkemizi ziyaret eden ABD başkanı OBAMA’nın konuşmalarında sık sık Atatürk’e, onun bazı sözlerine ve laikliğe atıfta bulunarak, Atatürk’ün gelmiş geçmiş çok önemli lider olduğunu söylemesi bize bir paye vermek gibi algılansa da, biz bunun böyle olduğunu zaten biliyoruz. Öyle değil mi ?

Bu ülkenin insanları, onun yolundan giden Türk gençliği, Atatürkçülük düşüncesini ilke edinmiş olan aydınlar, bunu hep dile getirirken, bundan ödün verilmemesi gerektiğini hep belirtmiyorlar mıydı ? Bu son dalga operasyonunda gözaltına alınanlar da öyle düşünüyordu. Bu ülke’de Atatürk’ü seven, onun ilkelerini sahiplenenler yalnız Kemalist ideolojiyle yoğrulmuş askerler değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş okullarında okuyan her bir çocuk, genç insan da Atatürk ilkelerini benimsemişler ve bu ilkeler doğrultusunda, ülkesine yararlı bir fert olmak için çalışmışlardır. Bilim adamı, öğretmen, doktor, mühendis, iş adamı, yazar, gazeteci vs. olmuşlardır.

Tüm Atatürkçü Tülk halkı, Obama’nın <ı>“<ı>Bu sabah ATATÜRK'ün, sizin ülkenizin kurucusunun, anıt mezarını ziyaret ettim. Bu güzel anıttan çok etkilendim. ATATÜRK, tarihin şeklini değiştiren bir liderdir. Ama ATATÜRK'ün yaşamına ait en büyük anıt, hiçbir şekilde taştan ya da mermerden inşa edilemez. Kendisinin bıraktığı en büyük miras Türkiye'nin gücü ve laik demokrasisidir" dediği konuşmasını gerçekten çok beğendi. Alkışladı hatta !.. Bunun böyle olduğunu zaten bu ülken Atatürkçü bilim adamları, aydınları savunuyorlardı..

Bu sözleri daha büyük puntolarda, kabartmalı olarak okul duvarlarına yazmak lazım. Her nekadar, bu ülkede Atatürk karşıtlığı, hatta Atatürk düşmanlığı gittikçe artan bir trend izlese de, Türkiye’deki bir okulun duvarına, Atatürk’ün değil de, Başbakan Erdoğan’ın sözlerinin kabartmalı olarak yazılması, acaba bunun göstergesi midir ? Bilemem !.. Ama çok tepki çektiğini belirtmem gerekiyor.

Atatürk, Türk halkına yalnız ümmet değil, Millet olmayı öğretmedi. Bu ülkeye laik ve demokratik bir yaşam sitilini de öğretti. Modern bir toplum olmayı, kabuklarımızdan çıkmamızı ve asla yüzümüzü geçmişe, doğuya, karanlığa dönmemiz gerektiği de öğretti. Ama tüm bunları kalem kalem öğretirken, asla laiklikten ve Cumhuriyet’ten ödün vermememizi ödün verdi ve bize sağlam bir miras bıraktı.

ABD Başkanının bu sözlerini, ilk başta “dost bir ülke halkına sempatik görünme arzusu” olarak değerlendirmiştim. Kısmen belki de böyle. Ama ister böyle olsun, ister bizim istediğimiz, düşündüğümüz gibi olsun, yüzlerce gazetecinin de yakından izlediği bu ziyarette, Atatürk’ü bir kez daha dünya kamuoyuna dikte ettirmesi çok güzide bir olaydır. Hafife alınmamalıdır.

Türkiye'yi bulunduğu bölgede farklı ve güçlü bir konuma getiren, laik ve demokratik bir ülke olmasıdır. Türkiye, laik yapısı ve çağdaşlaşma hedefiyle, yüzyılı aşan demokrasi kültürüyle, ekonomik gücü ve dinamizmiyle bölgesinde benzeri olmayan lider bir ülkedir. Bunu dış dünya siyasetçileri, devlet adamları da ifade etmektedirler. Ama bu duruma gelişimizin yegane mimarı ATATÜRK’tür.

OBAMA <ı>“bu tespitler ışığında şunu ifade etmek isterim: Bundan yaklaşık bir asır önce koca imparatorluğun çöküşüne şahit olmuş kadroların, çağdaş medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmayı hedefledikleri Türkiye Cumhuriyeti'ni, demokrasi ve laiklik fikirleri üzerine kurma ufkuna bir daha saygı ve hayranlık duyuyorum ve Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ve gelişimini 20'nci yüzyılda yaşanmış devrimlerin en büyüklerinden biri olarak görüyorum” diye de sözlerini tamamladığında, birçok insanın belki de ağzı açık kaldı. Ertesi gün, bazı gazetelerin pek de hoşuna gitmese de, ulusal basınımızın büyük bir kısmı alkış tuttu. Bizim liderlerimiz neden böyle isabetli cümleler sarf etmezler de basmakalıp laflar sarf ederler ? Belki de, dünya lideri ve vizyon sahibi olmak böyle bir şey olsa gerek.

Türkiye’nin bugün geldiği nokta bellidir. Önümüzdeki yıllarda hatta 21'inci yüzyılın başında bile, ülkemiz bu özgün ve farklı karakteriyle gerçekten de ilgi odağı olmaya devam edecektir. Tartışılması bile abes olabilecek bir vaziyette bu durum Mustafa Kemal ATATÜRK ve Cumhuriyet'in kurucu kadrolarının stratejik vizyonlarının ve ileriye dönük isabetli öngörülerinin de katkısı büyüktür.

Durum bu merkezde iken, Atatürk’ün “Gençliğe Hitabe’sinde” de söylediği gibi “dahilî ve harici bedhahlar,” Türkiye’nin istiklâl ve Cumhuriyet'i üzerinde kötü emeller beslemeye devam edecekler. Türk gençliği de bu kötü emellere karşı “müdafaa mecburiyetine “ düştüğünde, ülkenin geleceğini ve Cumhuriyeti koruma vazifesine atılmak için, içinde bulunacağı “vaziyetin imkân ve şerâitini “ düşünmeyeceği de kesindir. Atarürk “bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir” demişti. Ülkemiz bu aralar çok çetin şartlardan geçiyor. Ümid edelim ki, bu namüsait durumlar şimdi tezahür etmemiş olsun. Ama Türk gençliği, Türk aydını bu durumlar için her daim hazır olmalıdır.

Öte yandan, Türkiye'nin bu özgünlüğü bizlere ağır sorumluluklar da yüklemektedir. Bu mirasa ve vazifeye karşı herkesin duyarlı, dikkatli ve sorumlu olması her zamankinden daha fazla acildir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2455
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster