Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
813
 

Atatürk'ü kürtçe şarkılarla anmak...

Atatürk'ü kürtçe şarkılarla anmak...
 

Diyarbakır'da 5 Nisan Hemşehrilik günü kutlamaları


Atatürk’ün fahri hemşehrisi olduğu tek ilimiz hangisi biliyor musunuz?...Diyarbakır.Atatürk’ün bu hemşehriliği kabul etmesinin yıldönümünde uzun zamandır Diyarbakır’da görmeyi arzuladığımız sahneler vardı.Hep birlikte tören alanındaki Atatürk heykeline çelenk konulması,istiklâl marşının okunması ve Osman Baydemir’den ,Atatürk’ün Diyarbakır için söylediklerinin üzerine birşeyler koyarak verdiği sıcak mesajlar,Atatürk’ün kürtçe şarkılarla anılması.Bunlar bölgedeki kan,kin ve barut havasına bahar havası katan,özlediğimiz görüntüler.

Atatürk'ün Diyarbakır'ı Fahri Hemşehriliğe kabul edişinin 81'inci yıldönümü kutlamalarına Atatürk Anıtı'nda başlanıyor.Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in de katıldığı törende, Diyarbakır Valisi Efkan Ala, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Garnizon Komutanlığı'nın çelenkleri, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı'ndan sonra anıta bırakılıyor. Buradaki törenden sonra Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu önünde folklor gösterisi düzenleniyor.

Yakasına üzerinde ‘5 Nisan Hemşehrilik Günü' yazılı Atatürk kokartı takan Başkan Osman Baydemir, gösteri yapan folklor ekibini uzun süre alkışlıyor. Tiyatro salonunda devam eden kutlamaya, Diyarbakır Vali Vekili Suat Seyitoğlu, Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Zülküf Gülsüm ile okul öğrencileri katılıyor.

Yakasına Atatürk kokartı takan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı DTP'li Osman Baydemir, Atatürk'ün Diyarbakır'ın kendisine gösterdiği kadirşinaslıktan son derece memnun kaldığını ve bunu da dile getirdiğini söylüyor.

Atatürk'ün fahri hemşehriliği kabul edişiyle ilgili telgrafını okuyan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Atatürk'ün 81 yıl önce Diyarbakır'ın fahri hemşehriliğini kabul edisinin yanıtı olan telgraf metnine dikkatini çekmek istediğini belirterek, şöyle diyor:

“Atatürk, telgrafta ‘<ı>Diyarbakır'ın hakkımda gösterdiği kadirşinaslıktan memnun oldum' diyor<ı>. Diyarbakır halkı gerçekten kadirşinastır<ı>. Atatürk yine 15 kasım 1937 yılında cumhurbaşkanıyken geldiği<ı> Diyarbakır'da halkevinde yaptığı konuşmada<ı>, ‘20 yıl sonra tekrar Diyarbakır'da bulunuyorum. Dünyanın en güzel ve en modern binası içinde modern nefis müziği dinleyerek beşeriyetin medeni bir halkının huzurunda bu halk evinde duyduğum zevk ve saadetin ne kadar büyük olduğunu takdir edersiniz' diyor. Ben de medeniyetin kadim bir halkın hizmetkarı olmaktan, onlara hizmet etmekten büyük bir seref duyuyorum. Hakikaten son derece kıt olanaklarla bugün kentimi Ortadoğu’nun bölgesel metropol bir kenti haline getirme çabasındayız. Vatandaşlarımızın desteğiyle geleceğin kültür, sanat, ticaret ve turizm merkezini yaratma konusunda büyük mesafe kat ettik.”

Tiyatro salonundaki törende Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Müzik Korusu Atatürk'ün sevdiği şarkıları çaldı. Koro, Suriyeli Kürt şarkıcı Muhemed Şeyho'nun ‘Emman Dilo' (Aman Dilo) isimli aşk şarkısını söyleyince salondakiler tarafından uzun süre alkışlandı.Koro toplam 5 kürtçe şarkı seslendiriyor.(*)

Demek ki istenildiği zaman hakkını teslim ederek Atatürk’ün sözlerine sahip çıkılabiliyormuş.Demek ki Osman Baydemir sert söylemlerinin aksine bölge halkının yararına olan kültür,sanat,ticarete ve turizm konularını gündeme getiriyormuş(kıt olanaklarla da olsa).Demek ki Atatürk kürtçe şarkılarla,türkülerle de anılabiliyormuş ve çok da güzel oluyormuş.

İstediğimiz,özlediğimiz ,eskisi gibi dost ve kardeşlik içinde,barış içinde yaşayan bir ulus(evet ulus) olarak yaşamımıza devam etmemizin en öenmli unsurlarından biri de ortak değerlerimize sahip çıkmamızdan geçiyor.Kürt belediye başkanı Atatürk’e sahip çıkacak,ben Atatürk’ün kürtçe şarkılarla anılmasına sahip çıkacağım.Devlet de bize bu ortamı sağlayacak altyapıyı hazırlayacak ve geliştirecek.

Etnik ve dinî ayrımcılığın sonuçları Kabil,Bağdat,Beyrut,Kosova fotoğrafında apaçık gözönündeyken ,Diyarbakırdan gelen son fotoğraf dost ve kardeş bir geleceğe olan umudumuzu yeşertiyor.Bu umudu hep beraber büyütelim.

Adı kardeşlik olsun...

(*)Haber ve fotoğraf kaynağı:www.hurriyet.com/www.vatanim.com

* * * * * * * * * * * * * * * *

Blognot1:Bir insan köprü kurar.Bin insan geçer(Özbek atasözü)

Blognot2: Tüm cep telefonu operatörlerinden 3919 YANGIN yazarak Türk Hava Kurumu’nun yangın söndürme uçağı alım kampanyasına 6 YTL katkıda bulunalım.6 YTL ormanlarımız için umut olsun.Ayrıntılı bilgi için :

http://www.thk.org.tr/2005/anasayfa.htm

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

1984 yılıydı.tek başıma Güneydoğu Anadolu gezisi düzenlemiştim kendime.Diyarbakır'ı da ziyaret ettiğim sırada yanılmıyorsam adı , 'Atatürk köşkü' olan ve tarlaların ortasında, elma ağaçlarının arasında bir yapıyı ziyaret etmiştim.Dicle Nehri'nin yamacındaydı.Yanımdaki bulunan, Diyarbakır'da Milli Eğitimde müfettiş, halamın oğluydu. "Bak" dedi. "Gecede ay ışığı, Diyarbekirliler Atatürk'ün şerefine, kabakların üstüne mumları yakarak nehire salmışlar, burada ışıktan güzel görüntüler oluşmuş, Atatürk çok duygulanmış bu gösteri ve Diyarbekirlilerin sıcak sevgisine" HİKAYE bilmem doğru, bilmem değil. Ama benim gönlüm hala Diyarbakır dar sokaklarında ve Atatürk köşkünde.Hüseyin Seyfi.

Hüseyin Seyfi 
 06.04.2008 15:20
Cevap :
Değerli öğretmenim,hikayeyi ben de duymuştum.Atatürk'ten sonraki 70 küsür yılda Diyarbakır hakettiği ilgiyi ve desteği almamış olabilir.Bir gerçek var ki Diyarbakır hepimizin.Saygılar ve selamlar.  07.04.2008 7:38
 

ve Atatürkçülükte ulus devlet anlayışı içerisinde ne bağnazlık, ne yobazlık ne de ırkçılık yoktur. Mustafa Kemal'in; '' Ne mutlu Türküm diyene'' sözünü hep yanılarak ve bilerek çarpıtarak değerlendirenler de mutlaka iyi bilir. Büyük insan, bu sözünde sadece bir ırka şeref ve şan verip diğerlerini görmemezlik etmemiş. Tam tersine onlarıda bu şerefin içerisinde görmüştür. Ne mutlu Türküm demek, Türk ulusunun topraklarında yaşayan bütün etnik kökenlerin ortak bir adı var demek. Lazı, çerkez ve abazası ile kürt ve boşnakla diğerleri de bu bu ortak ad olan TÜRK deyiminin içindedir. Bunları sonradan dış güçler ayırdılar. Ama şunu bilsinlerki Çanakkale'de, Conk Bayırı'nda, Anafartalar'da ayrılmayanlar ebedi ayrılmayacaklardır. Eşi Edirne'li, kendisi Van'lı olan nereye ayrılacak. İşta bu gerçeklikte bakıldığında her dilde şarkı da söylenir, halayda çekilir. Biz asker ocağında bile bunlara şahit olduk. Teşekkürler, güzel bir çalışmaydı. Selam ve sevgilerimle...

Yalnıztürk 
 06.04.2008 14:19
Cevap :
Aynen öyle,bizi birbirimize harmanlayan Anadolu'nun kendisidir.Bin yıldır kardeş olanı bugün ayırmaya kalkmak insafsızlıktır.Kürtçe şarkılarına eşlik ettiğim benim de birçok arkadaşım oldu.Kürtçenin kullanılması gibi kültürel konuları politize ederek ayrımcılığın tohumunu atanlar bu ülkeye ve bizlere en büyük haksızlığı ve kötülüğü yapıyorlar.Selamlar,saygılar.  06.04.2008 14:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 879
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1765
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster