Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
744
 

Atatürk'ü sevmiyorum dedi soruşturmayı yedi

Atatürk'ü sevmiyorum dedi soruşturmayı yedi
 

-5816 Sayılı yasa.
-Hiç duydunuz mu bu sayılı yasayı?
-Ben duymuştum.
-Ve içeriğini de okumuştum.
-Yıllar önce.
-Ama doğrusunu isterseniz unutmuştum.
-Sağ olsunlar yine hatırlatıverdiler.
-Elleri dert görmesin!
-Beyinleri hep sağlıkla kalsın!
-Zihinleri hep aydınlık olsun!
-Kimin mi?
-Hatırlatanların.
-5816 Sayılı yasayı bize hatırlatanların.
-Çok pardon.
-5816 sayılı yasanın içeriğini yazmayı unuttum.
-Hemen yazıyorum.
-“Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun”

* * * * *

-Efendim!
-Hani şu televizyon programında Atatürk’ü sevmiyorum diyen bir türbanlı hanfendi vardı ya.
-Atatürk’ü sevmiyorum deyince Cumhuriyet Savcılığı kıyameti koparmış.
-Ve soruşturma açmış.
-Ve soruşturma 5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun”un 2. maddesi uyarınca başlatılmış.
-Soruşturma Basın Savcılığı tarafından yürütülecekmiş.
-Öğrendik.
-Öğrendik öğrenmesine de beraberinde de garipsedik.
-Neden garipsedik?
-Çünkü;
-Böyle bir yasanın zaten kendisi sorunludur.
-Yasa yolu ile olsun.
-Yasa zoru ile olsun.
-Herhangi bir kişi veya kurumu sevdirebilir misiniz?
-Mümkün müdür böyle bir şey?
-Mümkündür diyen var mı?
-Ama ne yaparsınız ki böyle bir yasa var.
-Ve böyle bir yasa ile Atatürk’ü sevdirmek.
-Veya böyle bir yasanın varlığından dolayı herkes Atatürk aleyhine edeceği lafları içine atacak.
-Bence mantık hatası var.
-O televizyon programında Atatürk’ü sevmediğini açıkça ifade eden hanım efendiden korkmanın ne manası var.
-Ne güzel!
-Çıktı ve kendi düşüncesini ifade etti.
-Sevmez sevmez.
-Kime ne?
-Neyi gördük peki?
-Şunu.
-Bu ülkede bu gibi insanlar çok.
-Neyi neden sevmediğini dahi bilmeyen o denli çok insan var ki.
-Bırakınız konuşsunlar.
-Ve konuştukça batsınlar.
-Rahat rahat düşüncelerini söylesinler.
-Ve bizde gülelim bunlara.
-Bunları ciddiye alırsanız.
-Ve yasa masa deyip soruşturma açarsanız görende bunların ciddiye alınır bir laf ettiğini sanır.

* * * * *

-İşin bu kısmı böyle iken.
-Bir başka kısmı ve boyutu daha var.
-İşte bizim bürokratik devlet yapımızın doğal sonuçlarıdır bu gibi absürt şeyler.
-Ve bürokratik yapının akla ve bilime ters düşen yapısından dolayı ortaya çıkan tavır ve davranışları, bu gibi gerici yobazların güçlenip toplum içerisinde kök salmasının da doğal sonucunu oluşturuyor.
-Ve yıllardır eleştirdiğimiz bu bürokratik yapı, bugün ülkede birçok sorunun ortaya çıkmasının ana sacayağı konumunda.
-Ve demokratik bir hakkın, hukuk yolu ile baskı altına alınması uygar dünyanın ve çağdaş düşünce sistemlerinin kabul edebileceği bir şey değildir.
-Ve şuna vurgu yapmak gerekir ki.
-Bu gün için uygar dünya ve çağdaş düşünce sistemleri, düşünce her ne olursa olsun şiddete başvurmadığı sürece masumdur ilkesinden hareket etmektedir.
-Ve düşüncelerini beğenmesek de bu hanım efendinin ve türevlerinin düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerinin her türlü zeminini hazırlamak devletin temel amacı olmalıdır.
-Ve düşüncelerini ifade eden insanlar koruma altına alınmalıdır.
-Oysa bizdeki bürokratik devlet aygıtı nasıl bir tavır ve refleks geliştirmiş?
-Kendince suç saydığı ama uygar dünyanın ve çağdaş düşünce sistemlerinin suç saymadığı bir takım kavramları toplum üzerinde uygulama yoluna gidiyor.
-Bu kavramları ortaya atıp yasalaştırırken bilimin yol göstericiliğinden yararlanma kaygısı gütmüyor.
-Bilimden yararlanma kaygısı gütmediği için tedavülden kalkması gereken birçok yasa ve uygulaması halen toplumda uygulanır halde ve iki binli yılların şu ilk çeyreğini yaşadığımız bir dönemde mizahtan öte bir anlam ifade etmemekte.

* * * * *

-Bu yüzdendir ki!
-Bu gün için en fazla tartışılması gereken konu, ülkemizdeki bürokratik yapının nasıl olması gerektiğidir.
-Ve ciddi bir sorundur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Katılıyorum yazdıklarına, bırakalım konuşsunlar ve batsınlar... Evet bunlardan çok var ama bence en acısı bu fikirleri onlara aşılayanlar kimler? Bizler ilkokuldan beri öğretmenlerimizden Atatürk'ün neler yaptığını, çoğu dünya ülke liderlerinin bile takdirini kazanmış üstün bir deha olduğunu öğrendik... Bunlara hangi öğretmenler bu fikirleri aşılıyor. İşin bu boyutu araştırılıp kökleri kazınmalı. Basından bazı şeyler duyuyoruz ama hiç bir önlem alındığını da duymuyoruz. Nedir bu Atatürk düşmanlığı anlamakta zorlanıyorum ve üzülüyorum haliyle... Atatürk kadar taş düşsün başlarına diyorum... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 13.06.2008 15:28
Cevap :
Sema Hanım katkınız için çok teşekkür ederim.  20.06.2008 12:13
 

Atatürk ün bazı kesimler tarafından sevilmiyor oluşunun temelindeki mantalite bu değil midir zaten zorla sevdirmeye kalkışmak. Bence cumhuriyet ,demokrasi ve düşünce özgürlüğü uğruna öylesine büyük bir savaş vermiş olan Atatürk e karşı yapılan bir saygısızlıktır bu yasa ,acaba şimdi burda olsaydı ne derdi bu yasa için... sevgiler

Ediz Nart 
 13.06.2008 13:11
Cevap :
Kuşkusuz doğru söylüyorsun Ediz. Yasa zoru ile sevgimi olur. Ama maalesef oluyormuş. Ve böylede bir sonuç çıkıyor karşımıza. Saygılarımla  20.06.2008 12:13
 

Yazınızın içinde yer alan kimse kimseyi zorla sevemez ibaresine kesinlikle katılıyorum. Kişiler birbirine sevmek değil saygı duymak zorundadır. Allahı sevmiyorum diyenler nasıl ki yargılanmıyorsa Atatürk'ü sevmiyorum diyen de yargılanamaz. Ama saygısızlık da edemez... Sevgiler.

mihasu 
 13.06.2008 11:41
Cevap :
Yasa zoru ile Atatürk'ü seveceksem kalsın o devgi.  20.06.2008 12:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1131
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster