Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Murat GÜLCEK - Yakamoz35

http://blog.milliyet.com.tr/gulcek

20 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
9930
 

Atatürk'ün Afyon valisi

Atatürk'ün Afyon valisi
 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Mustafa Kemal Atatürk Amasya'dayken
Yanındaki valinin kulağına eğilip sorar; “Kimdir bu ?”
Vali yanıt verir: “Efendim kendisi şıh'tır. Yöre de çok hatırlısı vardır.”

Atatürk, Şıh'ı yanına çağırır ve; “Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Şunu rica etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan” der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.
Şıh ; "Emrin olur Paşam" diyerek yerine çekilir.
Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar.

Hemen Valiyi telefonla arayıp durumu sorar. Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır...
Atatürk telefonu kapatarak. Kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister.

Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış... Şıh gelir Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka görünüme bürünülmüştür.

Atatürk'ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamazlar ve Ata'ya sorarlar; "Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? "

Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp; "Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim." der.
Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini söyler.

Yazıda söyle yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığınıza sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla...''

Bu hikayeyi bilmiyeniniz var mı bilmiyorum ama benim çok hoşuma gidiyor. Bilmeyenlerde öğrensinler diye birde buraya yazmak istedim. Son günlerde yaşananlar bana bu hikayeyi anımsattı ve paylaşmak istedim.
Kaç yıl önce yaşanmış bir olay. O günkü zihniyetle bugünkü zihniyet arasındaki farkı lütfen kendiniz yorumlayınız. Atatürk’ün bize miras bıraktığı bu ülkeyi korumak adına yaşanmış bu hikayeyi tekrar anlatmak istedim. Umarım Ata’mızın kemiklerini sızlatmamışımdır....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu hikayeyi hiç duymamıştım.. çok anlamlı.. Atatürk'e ait hikayeleri okumaktan keyf alıyorum. elinize sağlık, sevgilerimle.

sema öztürk 
 26.07.2008 0:51
Cevap :
Atatürk'e ait hikayeler benimde her zaman ilgimi çekmiştir.Nedendir bilmiyorum ama bu tarz hikayeler beni çok mutlu ediyor.Kıssadan hisse tarzında bir hikayeydi bu .Hikayeyi ilk benden duymanıza ve beğenmenize çok sevindim.Bu hikayelerle Ata'nın o zamanki hafızasına hayran kalmamak elimde değil.Katkınız ve güzel yorumunuz için teşekkür ederim.Sevgilerimle....  28.07.2008 2:39
 

O gün bugündür konjonktüre bağlı olarak çeşitli kılıklarda, şekillerde ve dönüşümlerle devam ediyor! Bu değerli anımsatmanız ibret olsun. Teşekkür, saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 25.07.2008 2:35
Cevap :
Bu hatırlatmaları,böyle güzel hikayeleri daha sık hatırlatmalı daha sık dile getirmeliyiz.Bilmeyenlerin öğrenmesini sağlamalıyız öyle değil mi ? Katkınız ve desteğiniz için teşekkür ederim.Saygılarımla...  25.07.2008 8:43
 

Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmağa mahkûmdurlar. 1929 Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır. Büyük Önderimizin özdeyişi ve sözü ile anlamlı yazına katılamak istedim.Eline sağlık,sevgiliMurat.

zirve özden özpınar 
 23.07.2008 13:38
Cevap :
Yazıma böylesine anlamlı bir katkıda bulunduğunuz için çok teşekkür ederim.Birilerini eleştireceksek üzerinde çok düşünmeliyiz.Hele ki bu Mustafa Kemal Atatürk ise...Milli egemenliği kimsenin gölgelemesine izin veremeyiz.Ulu önderin o günkü düşüncelerinin bile bugünkü birçok insanın düşüncesinden çok ileri olduğunu görebiliyoruz.Bu küçük hikayede sanırım bunlardan bir örnek niteliğinde.Bilmeyenlerin öğrenmesini,yeni nesillere bunların aktarılması gerektiğini savunuyorum.Saygı ve sevgilerimle...  25.07.2008 8:27
 

Atatürk'le ilgili yazınızı çok beğendim. Dediğiniz gibi bu günlede yaşananlar o günleri çağrıştırmaktadır. Ancak böyle güzel sakal ve makam bağlantısı ancak yüce ulu önder gibi zeki kişiler tarafından kurulabilir. Anlam çıkaranlar ve faydalananlar olu inşallah. Bu ülkeye gerçekten fayda sağlayanların mekanları cennet olsun. Sizinde kaleminize sağlık diyelim. Tşk.

güneşin kızı_firuze 
 22.07.2008 16:07
Cevap :
Yüce önder zekasıyla sakalada makamada son vermiştir.Bunun gibi öğretici ve Ata'yı anlamamızı sağlayan hikayeleri okumalı ve okutmalıyız ki başarılı olalım.Örnek bir hikaye olduğu için paylaşmak istedim.Önemsemeniz ve güzel yorum unuzla destek vermeniz beni çok memnun etti,çok teşekkür ederim.Bir başka yazıda görüşmek üzere,sevgiler,saygılar...  23.07.2008 9:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 1022
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1008
Kayıt tarihi
: 25.04.07
 
 

İzmirliyim;Şehrimi ve ülkemi seviyorum.Yaşamayı seviyorum. Eğlenmeyi, eğlendirmeyi seviyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster