Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
6184
 

Atatürk'ün çalışma odası..

Atatürk'ün çalışma odası..
 

Dolmabahçe Sarayı’nı gezdim...

Birkaç saatimi aldı. Koridordan koridora, odadan odaya geçtim. Tek başıma dolaşsam mutlaka kaybolup, dışarıya çıkamazdım. Bunu düşünenler de zaten düzenli olsun ve eşyalara zarar verilmesin diye, ziyaretçileri yerli ve yabancı gruplar halinde, bilgi vererek gezdiriyorlar.

Burası padişahın odası, şurası valide sultanın odası, burası veliaht odası, şurası kabul salonu derken sonunda en merak ettiğim ve özellikle orayı görmek için geldiğim odaya ulaştım.

Evet, Atatürk’ün odası.

Yatağının üzerinde boylu boyunca bayrak örtülü. Küçük bir oda. Uzun uzun seyrettim, fotoğrafını çektim.

Taa! İlkokuldan beri kitaplarda gördüğüm, beynime işlemiş yatak. Ata’nın son nefesini verdiği yatak.

Gruptakilerden bazıları da yatağın fotoğrafını çekti, herkes diğer yerleri görmek için ilerlerken ben odada kaldım.

Yatağın üzerinde Atatürk’ü hayal ettim.

Yatak, yıpranmasın, düzeni bozulmasın diye korumaya alınmıştı. Etrafı çevriliydi, çok istediğim halde onun binlerce kez dokunduğu yatağının kenarlarına dokunamadım.

Görevli gruptan kopmamam için uyardı, odadan çıktım.

Yatak odasının bitişiğinde çalışma odası vardı Ata’nın. Küçük, ahşap bir masa ve bir sandalye. Masanın üzerinde bir kaç eşya. Odada fazla olmayan başka eşyalar da vardı.

Dikkatimi masanın küçüklüğü çekti. Gözümün önünde masanın arkasında oturmuş, elinde kalem, derin derin düşünen Atatürk canlandı.

Belki de bu masada çalışırken çektirdiği böyle bir fotoğrafını daha önceden görmüş olabilirim, o hafızamda belirmiş olabilir.

Masanın küçüklüğünü düşünmeden edemedim ve aklımdan geçen şu oldu o an;

“Nice dev gibi masalarda oturan küçük adamlar var, demek ki masanın büyüklüğü kişiyi yüceltmiyormuş.”

Evet, büyük olmak için ne mal, ne mülk, ne para, ne pul, ne giyim, ne kuşam yetiyor.
Gerçek büyüklük bambaşka bir şey…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bunu görmek kısmet olmuş...

emeklidede 
 24.10.2007 1:57
 

benim bildiğim 4000 civarında kitabı var. kütüphanesi orada değil mi?

Canan Öz 
 26.09.2007 17:57
Cevap :
Bem kütüphanesini göremedim, hangi taraftaydı acaba? Belki de atladım. Görmek isterdim.  26.09.2007 20:20
 

yüreğinize sağlık yıllar öncesine gittim yazınızla...Nasıl heycan basmıştı Atamızın  odasına gireceğim diye...saati orda durmuş dokuzu beş geçe...ATAM üzülürdü milletinin son geldiği durumu görse...saygılar..

Yaşam Çiçeklerim 
 26.09.2007 17:09
Cevap :
Yaşam çiçeklerinizi Allah bağışlasın, tüm ailenize mutlu ve huzurlu bir hayat dilerim. saygılarımla  26.09.2007 17:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 75
Ort. okunma sayısı
: 1403
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. 28 yıllık g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster