Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

05 Şubat '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
661
 

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi ayet midir?!

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi ayet midir?!
 

Gün geçmiyor ki Milli değerlerimizle ilgili, milli mücadele yılları ile ilgili ve Ulu Önder Atatürk’le ilgili bir takım söylem ve eleştiriler ortaya atılmakta ve tartışmalara neden olmaktadır.

Atatürk’e ve Atatürk dönemine ve O’nun devrimlerine “direk” saldırmaya cesaret edemeyenler bu konuları “kenarından kıyısından” tırtıklamayı sinsi ve planlı bir şekilde yürütmeye çalışmaktadırlar.

Son günlerde ise “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi” sistemli ve sinsi bir şekilde gündeme getirilmektedir.

Star yazarı Mustafa Akyol köşesine taşıdığı bir yazı ile“Atatürk’ün Gençliğe hitabesi okullardan ve ders kitaplarından kaldırılmalı” diyebilmiş, gerekçe olarak da “Türkiye demokratikleşmek istiyorsa”  gösterilmiştir.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise zaman kaybetmeden basının karşısına çıkmış ve “Atatürk’ün gençliğe hitabesi bir ayet midir?” sözleriyle bu hitabenin değiştirilebileceğini ima etmeye çalışmıştır.

Çelik’in “Ayet midir’le” başlayan bu eleştirisine muhalefetten ve sivil toplum örgütlerinden büyük tepkiler gelmiş ve tartışmalar devam etmektedir.

Bütün bu tartışmalara neden olan ve Atatürk tarafından bizzat kaleme alınan bu hitabe Nutuk’un son bölümünü oluşturmaktadır.

Atatürk Nutuk’u CHP’nin 2. Kurultayında 15-20 Ekim  1927 tarihlerinde  36 saat,33 dakikada okumuştur.

Atatürk bu uzun konuşmasında 19 Mayıs 1919 da başlayan Kurtuluş mücadelesinin nasıl verildiğini, cumhuriyetin hangi koşullar altında kurulduğunu anlatmıştır.

Belgelere dayandırılan bu konuşma sonunda Kurucu iradenin ve cumhuriyetin ulaştığı bu başarıyı Türk Gençliğine emanet eder.

Gençliğe emanetin ardında ise “Türk bağımsızlığının ve cumhuriyetinin sonsuzluğa değin korunması isteği vardır.

Prof.Dr. Afet İnan Atatürk’ün Nutuk’u hazırlayış ve sunuş esnasında duyduğu heyecanı yansıtması açısından o günlere ait notlarında Atatürk’ün sözlerini şöyle yansıtır.

-Sayın baylar, sizi günlerce işlerinizden alıkoyan uzun ve ayrıntılı sözlerim en sonu tarihe mal olmuş bir çağın öyküsüdür. Ulusum için ve yarın ki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayacak bazı noktaları belirtmiş isem kendimi mutlu sayacağım.

- Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.

Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.

Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.

Atatürk hazırladığı Nutuk’u sunmadan önce üzerinde günlerce çalıştığını, her gece yakın arkadaşlarıyla toplanarak Nutuk’un müsveddelerini okuduğu ve üzerinde tartışma açtığı belirtilmektedir.

Atatürk Türk gençliğine mutlaka güvenilmesi gerektiğini, güvenilecek gençliğin yetiştirilmesinin de çok önemli olduğunu her ortamda sık sık vurguluyor ve;

"Gençliği yatıştırınız. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler uygulamaya geçtiği vakit, Türk milleti yükselecektir" diye telkinlerde bulunuyordu. O,”Türk gençliğinin sağduyusuna, milliyetçiliğine, vatan sevgisine inandığını ve onlara güvendiğini” söylüyordu. 

Birçoğumuzun “ezbere” bildiğini düşündüğüm Atatürk’ün Gençliğe armağan ettiği Hitabesini “orijinal” haliyle sizlere burada bir kez daha sunuyor ve bir kez de yukarda vermeye çalıştığım “o günlere ait atmosfer” altında yeniden değerlendirilmesini ve “ayet midir” sorusuna yanıt verilmesini istiyorum.  

EY TÜRK GENÇLİĞİ!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş  olabilir.     

Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Bugünkü yazımı iki kısa notla bitirmek istiyorum.

MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli son olaylar üzerine aldığı bir kararla tüm parti teşkilatları, ocaklar ve yan kuruluşlara Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinin “hediye” edileceğini açıklamıştır.

Diğer kısa notum ise;

Bugün oynanacak Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesi Beşiktaş taraftarlarınca tüm stat da maçın başlamasına üç dakika kala Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini yüksek sesle okuyarak bu hitabenin bir ayet olmadığını, ancak bu hitabenin bir milletin, bir gençliğin ve bir ülkenin geleceğinin “milli bir andı” olduğunu tüm dünya aleme bir kez daha hatırlatacaklardır. Buradan tüm taraftarlarımızı bu anlamlı davranışları için bir kez daha kutluyor ve sözlerimi;

Biz bin yıllık tarihi olan bir milletiz, Tarihimizde çağ açıp medeniyetlere beşiklik etmiş, dört kıtada hüküm sürmüş bir milletiz. Bazıları bu şanlı tarihe, bu büyük millete hele de son Türk Devletinin kurucusu ve Kurtarıcısı Ulu Önder Atatürk’e dil uzatmaya çalışanlara hatırlatmak isteriz ki;

Her millet de olduğu gibi bizimde bayrağımız, şehidimiz, milli kahramanlarımız, istiklal marşımız, gençliğe hitabemiz bizler için birer ayettir ve bu kutsallarımıza dil uzatmanın kimsenin haddi de değildir.

sONSUZLUK (Osman Özeker )05.02.2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 285
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2995
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster