Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

15 Eylül '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
732
 

Atatürk'ün izleri siliniyor

Atatürk'ün izleri siliniyor
 

Her milletin tarih sahnesine çıkışı ve yaşayışı boyunca öyle durumlarla karşılaşır, öyle çok zor ve kötü şartlarla karşılaşır ki, işte böyle durumlarda ender yetişen ve ender rastlanan “olağan üstü liderler” ortaya çıkarır.

Bazen şartlar bu liderleri ortaya çıkarır, bazen de mevcut sistemler liderler yaratır.
Dünyada milletlerin çıkardığı bu lider sayıları zannedildiği kadar çokta değildir.
Özellikle mensup olduğu milletine yol gösteren, devrim yaratan ve bazen de milletin “yeniden doğuşunu” sağlayan liderler ise “parmakla gösterilecek” kadar sayıları azdır.

Mao Çe Tunk, Çoerçil, Hitler, Mussolini, Karle Marske, Ömer Muhtar, Şeyh Şamil, Atatürk bu isimlerden bir kaçı..

Tarih sayfalarında yüzyıllardır var olan, devletler ve imparatorluklar kuran Türkler ise kimi zaman beş kıtada at koşturmuş, kimi zaman ise yüzyıllar süren esaretler yaşamış bir millet olarak bu sahnede yerini almayı başarmıştır. Metehanlar, Alparslanlar, Fatihler, Kanuniler bu milletin hür yaşaması için çaba sarf etmiş, Türk milletinin yüzyıllar boyunca “Batmayan bir güneş gibi” parlamasına vesile olmuştur.
1071 de Malazgirt zaferiyle Anadolu topraklarına ayak basan bu millet, bu tarihten sonra Anadolu merkez olmak üzere, Ortadoğu, Balkanlar, Afrika gibi çok geniş bir alanda imparatorluklar kurmuş, Türk’ün gücünü ve başarısını tüm dünyaya kabul ettirmiştir.

Zaman içersinde Osmanlı’nın çöküşü başlamış, Anadolu dışında elinde kalan tüm toprakları ise terk etmek zorunda kalmıştır. Birinci Dünya Savaşına Almanların yanında girmek zorunda kalan Osmanlı, Sevr Anlaşmasıyla da Anadolu’daki topraklarını da, Türk Milletinin “son Kalesi” olan bu toprakları da kaybetme noktasına gelmiştir.

Anadolu bir taraftan işgal edilirken, bir taraftan da Mustafa Kemal ve arkadaşları “işgale karşı” ilk kıvılcımı Samsun’da yakarak; Bu milletin “esareti yaşamaktansa ölüme seve seve gideceğini” tüm dünyaya ilan etmiştir.

İşte Osmanlının küllerinden yeni bir devlet, yeni bir sistem yaratan Mustafa Kemal, Cumhuriyeti ilan etmiş, Kurucu Anayasayı çıkarmış ve tüm yapılan hamlelerin bu milletin Çağdaş, Modern ve uygar bir millet olma yolunda ilerlerken, aynı zamanda üniter yapıya dayalı, “tek millet”, “tek devlet”, “tek bayrak” ve “tek dil” ilkelerini de bu milletin “vazgeçilmezleri” olarak da kayıt altına almıştır.

Gelecek nesillerin vatanına, milletine, bayrağına bağlı, milli duygularla donanmış, cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, laik, sosyal hukuk devletine uygun nesiller yetiştirilmesi ise esas alınmıştır.

İşte Türk Milli Eğitim Bakanlığına “Milli” vasfını da veren bu ilkelerdir.

Cumhuriyet Tarihimiz boyunca MEB gelecek nesilleri yetiştirirken devletin yukarda sayılan ilkelerine uygun gençler yetiştirilmesine özen gösterilmiş, bu konuda siyasi iktidarlara göre zaman zaman aksamalar olsa da hiçbir siyasal iktidar “gençlerin Atatürk ilklerine bağlı, laik, sosyal hukuk devletine uygun olarak yetiştirilmesi noktasında “açıkça tavır almamışlar, almak isteyenler ise cesaret edememişlerdir.
On yıldır iktidarda bulunan AKP iktidarı zaman zaman üniter devlete, üniter yapının “teklerine” (Tek bayrak, tek dil, tek millet ve tek devlet) el atmaya, demokratik, laik ve sosyal Hukuk devletini kenarından kıyısından “tırtıklama yolunda” büyük çaba sarf etmesine rağmen, büyük tepkilerden çekindiği için yapacağı değişikleri topluma “sindire sindire, alıştıra alıştıra” vermeye ve “enjekte etmeye” çalışmaktadır.

Milli Bayramlarla ilgili alınan önlemler, Atatürk anıtına konulan çelenklere sınırlandırma getirmeler, okullarda “Atatürk Köşelerinin” sulandırılması, Yeni Anayasa çalışmalarında “Türk” kelimesinin kaldırılmaya çalışılması, “Tek Dil”’e ilave ek diller yerleştirme çabaları hep bu iktidar döneminde ele alınmış, aşırı tepkiler gelince de “geri adımlar” atılmıştır.

İktidarın tüm bu çabalarının temelinde “Atatürk fobisi” yatmakta toplumu sindire sindire Atatürk’ten ve Atatürk’ün izlerinden uzaklaştırmaya çalışmaktadırlar.
İşte bu çabaların son örneği de MEB tarafından yeni öğretim yılında uygulamaya konulmuştur.

Milli Eğitim Bakanlığı aldığı bir kararla; Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği ile TTK Başkanlığı Yönetmeliğinde değişiklik yaparak, ders kitaplarının taşıması gereken niteliklerde değişikliğe gitmiş, bu değişiklikle de artık ders kitapları hazırlanırken Atatürk İlke Ve İnkılâplarına, laik, sosyal hukuk devletine uygun olma krıterlerinin aranması ortadan kaldırılmış oldu.

Yeni düzenlemeyle Ders kitapları, “Atatürk İlke ve İnkılâplarına ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseye, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, İnsan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek” hükmüne ve “Türk Milli Eğitiminin temel ilkelerine uygun olarak hazırlanır” ifadeleri tamamen ortadan kaldırılarak, Atatürk’e ve Türk’e dair ne varsa ders kitaplarından silinme yoluna gidilmiştir.

Yine MEB yeni düzenlemeyle; daha önceki yönetmelikte; “Öğretim programlarında Atatürk ilke ve İnkılâpları ile ilgili kazanımlar içerir” ifadesi de ortadan kaldırılmıştır.
İktidarın ders kitaplarından çıkarılmasına karar verdiği “Atatürk İlke ve İnkılaplarının temel hedefi “Muasır medeniyetler seviyesini” yakalamaya yönelik ilkelerin başında gelen bir karardı. Adının başında “Milli” olan bir bakanlığımızın ders kitaplarından böylesi “çok önemli” ilkeleri ortadan kaldırması, Atatürk’le bir hesaplaşma anlayışının ise “alenen” açığa vurulmasından başka bir şey değildir.

Atatürk’le hesabı olanlar, ortaya koydukları “sinsi planları” adım adım uygulayarak, Atatürk’ün izlerini birer birer silmeye çalışmakta, gelecek nesillerin Atatürk sevgisinden, Atatürk yolunda ki izlerin silinmesine azami gayret göstermektedirler.
MEB düzenlediği çeşitli yönetmeliklerle, Atatürk’e ait ne varsa ortadan kaldırmaya, Atatürk’ün izlerini silmeye devam etmektedir.

Bu uygulamaya Muhalefet, sivil toplum kuruluşları ve halk direnç göstermeli, Atatürk ve izlerinin alınan “şekli” kararlarla silinemeyeceğini de bu iktidara ve yandaşlarına göstermelidir.
 
Sonsuzluk  (Osman Özeker) 15.09.2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3036
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster