Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
171
 

Atatürk'ün Kadın Devrimi: 5 Aralık 1934: Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin 84'ncü Yılı

Bugün 5 Aralık 2018, günlerden Çarşamba. Bundan tam 84 yıl önce, Türk kadını tarihinin hiçbir döneminde verilmeyen bir hakkı, seçme ve seçilme hakkını elde etmiş! Onun için bugün çok anlamlı, çok önemli tarihi bir gün. Kadınlarımızın bayram etmesi, günün anlam ve önemini anlamaları için Atatürk Devrimleri’ni, özelliklede Atatürk’ün “Kadın Devrimi”ni neden, niçin yaptığını okuyup algılamaları gerekir.
 
Ne dersiniz, biraz anımsatma yapalım mı?
 
10 Mart 1924’te Mecliste 1924 Anayasası’nın seçme ve seçilme hakkını düzenleyen maddeleri düzenlenirken, Atatürk hazırlanan tasarıya, “Her Türk’ün seçme ve seçilme hakkı olduğu” ve 30 yaşını dolduran her Türk’ün milletvekili seçilebileceğini” koydurması başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Kadınların Türk mü, değil mi tartışmaları, dine saygısızlık, hatta komünistlikle(Bolşeviklikle) suçlanan tasarı, o koşullarda reddedilmiştir.
 
Atatürk’ün çok istemesine karşın bugün olduğu gibi kadını hala insan yerine koymayan, “dişi hayvan” diyen yobaz Ortaçağ erkil zihniyeti, o günlerde de kendini göstermiş, kadına seçme ve seçilme hakkı verilmesini engellemiştir.  
 
1926’da kadın devriminin ilk büyük aşaması olan Türk Medeni Yasası, Atatürk’ün üstün zekâsı ve dehası ile kabul edilmiş; böylece kadınlar en temel hakları olan uygarlık hakkına kavuşmuşlardır.  
 
Şimdi sırada siyasi/politik haklar vardı ama bu konun başarılması çok zor görünüyordu o günlerin eğitimsiz, yoksul ve erkek egemen toplum yapısında! Bu mücadelede Türk Kadınlar Birliği denilen örgütlenme, kadınların siyasi haklarını kazanması için tüzüğüne” kadına siyasi haklar sağlamak için çalışılacağı” şeklinde bir madde koyarak ülke çapında kadın hareketini başlatmışlardır.
 
3 Nisan 1930’da kabul edilen “Belediyeler Kanunu” ile kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınması, kadın devriminin 2’nci aşamasını oluşturmaktaydı. Buna ilave olarak 26 Ekim 1933’te Köy Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle kadınlara köy ihtiyar heyetleri için seçme ve seçilme hakkı verilmesi, kadınların siyasi haklarının başlangıcını oluşturmuştu.
 
Şimdi sıra, kadınların milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme haklarına gelmişti. Bu aşama da Başbakan İnönü’nün gayret ve çabası takdire ve saygıya değerdir. İnönü Meclis’teki konuşmasında: “ Kadınlarımızın Türk tarihindeki haklı yerleri, erkeklerle beraber daima memleketin ve milletin alın yazısı üzerinde söz ve etki sahibi olmalarıdır.” diyerek, Türk kadınının Milli Mücadele’de erkeklerle omuz omuza nasıl canla başla çalıştıklarını anlattı. Ve “ Türk Devrimi’ denilince bunun kadının kurtuluş devrimi olduğu beraber söylenecektir.”
 
Meclis’te kadının siyasi ve toplumsal haklarına kavuşması için yapılan bu konuşmaların tarihi 5 Aralık 1934 idi.  İnönü’nün yaptığı etkin ve etkili konuşmalarının ardından yapılan anayasa değişikliği ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiş oldu. Böylece Kadın Devrimi’nin en önemli ve sonuncu aşaması da toplum yaşamına geçmiş oldu.
 
Ardından 8 Şubat 1935’te yapılan ilk milletvekili seçiminde kadınlar hem ilk kez oy kullandılar hem de ilk kez milletvekili seçilerek toplumu temsil etmeye o gün başladılar. Yapılan seçim sonucunda, günümüzü imrendirecek şekilde tam 18 aydın Türk kadını milletvekili seçilerek, ulu önder Atatürk’ün kadına verdiği önem ve değeri toplum hayatına geçirdiler.
 
1934’te Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi üzerine Atatürk şunları söylemiştir:
 
“Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. (…) Siyasi hayatta, belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını bu kez de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Çağdaş ülkelerin birçoğunda kadınlardan esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu yetki ve ehliyetle kullanacaktır.” (Kocatürk, s.118)
 
Böylece,  bu devrimlerle, özellikle “siyasi ve sosyal hakların kadınlarca kullanılmasının, beşeriyetin(insanlığın) mutluluğu ve saygınlığı açısından gerekli olduğuna eminin” diyen M. Kemal Atatürk, Türk kadınının siyasal etkinliklerde kendini göstermesini, erkeklerle eşit koşullarda yarışmasını ve ulusunu, kendi kesimini temsil etmesini sağlamıştır.
 
İşte bugün 5 Aralık 2018, bu atılımın, kadın hakları ve siyasal özgürlüğünün 84’ncü yılı olarak kutlanmaktadır.
 
Aradan 84 yıl geçmiş olmasına karşın kadınlarımızın, Atatürk devrimleriyle kazandıkları bu haklarını, gerçek kimlikleri ve özgürlükleriyle kullanıp kullanamadıkları konusu hala tartışmaların odağını oluşturmakta;  kadınlarımız toplumsal yaşamın dışına itilmeye, başka deyişle evinin kadını olmaya zorlanmaktadır.
 
Tüm bu ve benzeri olumsuzluklara, yadsımalara karşın kadınlarımızın toplumsal ve kültürel haklar yönünden erkeklerle eşit ve değerli gören ve bu hak ve sorumluluklarını, özgürlüklerini yasalarla taçlandıran, güven altına alan Ulu Önder M. Kemal Atatürk’e minnet ve şükran borçları vardır.
 
Kadına karşı işlenen her tür şiddete hayır diyerek, tüm kadınlarımızın bu gününü kutlar, toplum ve siyasal alanda daha dirençli, daha bilinçli ve etkin olmaları dileklerimizi iletiriz…
 
“KADINA ŞİDDETE HAYIR!” 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 198
Kayıt tarihi
: 27.03.13
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji (Sosyal Antropoloji) mezunu 1971;..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster