Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
22189
 

Atatürk’ün odası ve gizemli Hint Seccadesi

Atatürk’ün odası ve gizemli Hint Seccadesi
 


Taksim, Tepebaşı’nda Fransız mimar Alexander Valley tarafından 1892 yılında inşa edilen Pera Palas Hotel 130 yılı bulan geçmişiyle sadece bir otel değil adeta bir müze olma özelliği taşıyor. Pera Palas, yapıldığı yılların en yeni teknolojisi ile donatılmış bir otel. O günler için büyük bir lüks sayılacak elektrik ve içinde oturabileceğiniz kadife kaplı bir sıra olan asansörü bile oteli kendi döneminde sıradışı bir yer yapmaya yetiyor.

Fakat yine de Pera Palas’ı farklı kılan ne görkemli eşyaları, ne de dönemine göre ileri sayılan teknolojik donanımı. Kurulduğu günden beri birçok ünlü misafiri ağırlayan ve birçok tarihi karara tanıklık eden otelin şimdiye kadar ki en önemli konuğu olan Atatürk’ün bugün müze haline getirilen odasında bulunan ve hala motiflerindeki gizemi açıklanamayan Hint halısı.

1. Dünya Savaşı sonunda İstanbul'un işgali sırasında Atatürk, annesinin Beşiktaş Akaretlerdeki evi işgal kuvvetlerince gözetim altında olduğu için, Pera Palas'ın birinci katındaki 101 No'lu odada sık sık kalır. Bu odada fikir arkadaşlarıyla buluşur ve durum değerlendirmesi yapılırdı.

Cumhuriyet'in ilanından sonra yabancı konuklarını Dolmabahçe'nin yanı sıra Pera Palas'ın birinci katındaki 101 numaralı odasında da ağırlayan Atatürk’ün bugün müze olarak kullanılan odasında, içlerinde; manevra gözlüğü, okuma gözlüğü, diş fırçası, diş tozu, çatal, bıçak, elbise fırçası, çay fincanı, kahve fincanı, mahmuz, takim elbise, markalı iç çamaşırları, muhtelif şapkalar, pijama ve terlikleri bulunan 37 parça özel eşyası sergileniyor. Ancak, odadaki en ilginç eşya kimliği hâlâ bilinmeyen Hintli bir mihracenin Atatürk'e armağan ettiği, değerli taşlarla ve altın sırma ipliklerle süslü ipek bir seccade.


Seccadede ki saat motifinin anlamı

1929 yılında, bir Hint mihracesi, Atatürk’le görüşmek ister ve randevu için müracaat eder. Bu isteği kabul edilen mihrace, görüşmeden sonra Atatürk’e Hint işi ipek bir seccade hediye eder. Bu armağan, Atatürk’ün İstanbul’a geldiğinde sıklıkla ikamet ettiği Pera Palas’taki 101 numaralı odaya gönderilir.


1938 yılına kadar sıradan bir ipek seccade olan mihracenin armağanı, Atatürk’ün vefatından sonra gizemli bir hal olur. Araştırmacılar seccadenin üzerinde çok ilginç motifler olduğunu fark ederler. Seccadedeki 20 santimetre çapındaki saat motifi Atatürk’ün beyin ölümünün gerçekleştiği zaman olan 9:07’yi göstermektedir. Şaşkınlık yaratan gizem araştırmacılara göre bununla da sınırlı değildir. Seccadede yanyana sıralanmış on kasımpatı çiçeği ise, Atatürk’ün ölüm tarihi olan 10 Kasım’ı çağrıştırır. Bu gün gizemini hala koruyan seccade Atatürk’ün müzeye çevrilen odasının duvarına asılarak muhafaza edilmektedir.

Not: Halı Dergisi, Haziran sayısı için hazırladığım haber dosyasından alıntı yaparak eklediğim bu yazıyı aslında 10 Kasım'da yayına vermeyi planlıyordum. Geç kalmış olsam da MB okuyucularıyla paylaşmak istedim.

NurKARTAL, METİN ÜSKES bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlginç bir haber. Teşekkürler.

Ezgi Umut 
 22.01.2008 6:42
Cevap :
Teşekkür ederim. Sevgiler...  22.01.2008 14:37
 

İlginç bir tesadüfü ortaya gizemli bir ekilde çıkarmak aslında tarihe ışık tutacak bir sürü soruları da doğuruyor zihinlerede .Hİntli biri nin dinini bilmek gerek .Budist ise niye seccade getirsin?.Ölüm tarihi ve saat işlemeli ise o seccadeyi kullandıysa akla suikast nedeni bile gelebilir.Ne de olsa senaryo yazmak işimiz.Doğada hiçbirşey tesadüf olmadığına göre ,Tarihten getirdiğiniz şuesinti bakın neler düşündürdü .İşte budur paylaşımınıza teşekkürler.

ütopik 
 12.11.2007 18:11
Cevap :
Yakaladiginiz detay dogru.Seccade sozu mantık hatası olusturdugu icin beni de rahatsiz etmisti. Yerinde gordugum zaman da seccade dışında herşeye benziyordu. Boyu 2 metreden fazla,eni çok geniş,ipek saten karısımı bir kumaş üzerine bahsettigim altın işlemeli figurler ve yere serilmek için değil duvara asılmak icin dokunmuş bir "şey". zaten sergilenisi de bu sekilde. Fakat kayitlarda "seccade" olarak gectigi için ben de böyle kullanmak zorundaydim.Yine resmi kayıtlara gore Atatürk bu kişiyle ölümünden 10 yıl önce yaklaşık bir saat kadar başbaşa görüşmüş ve görüşmeye dair tek bir tutanak ve şahit yok. Ama üzerindeki saat ve kasımpatı işlemeleri insanı kara kara düşündürüyor.Benim açımdan doğaüstü olaylara inanmak bilime aykırı,böyle bir tesadüfte olamaz,hiçbir kanıt,belge,tanık yok. Çık işin içinden. Her türlü komplo teorisine açık bir durum.Yorumunuz için teşekkür ederim.  12.11.2007 23:40
 

Hakikaten enteresan ve ben ilk kez öğrendim. Bu nedenle de teşekkür ederim. Aslında Bir Atatürk Ansiklopedisi hazırlanmalı herşey orada toplanmalı. Sevgiler - Selam.

Nariçi 
 12.11.2007 16:08
Cevap :
Evet, gerçekten çok enteresan bir durum. yorumunuz için ben teşekkür ederim. Sevgiler...  12.11.2007 23:48
 

olabalar mi bilemiyorum... Ama yaşadığımız dünyada açıklanamayan öyle çok ilginçlikler var ki... Sevgiyle kalın

Ozlem Ozkulak 
 12.11.2007 16:02
Cevap :
Ben işin içinden çıkamadım. Ama sonuçta ortada somut bir durum var. Kim bilir belki birgün umulmadık bir ipucu herşeyi aydınlatıverir. Sevgiler.  12.11.2007 23:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 1578
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Merhaba, Yazmak kimimiz için kendini ifade etme biçimi, kimimiz için ekmek kapısı, kimimiz içinse öy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster