Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '13

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
465
 

Atatürk’ün oğlu ve Çanakkale…

Atatürk’ün oğlu ve Çanakkale…
 

Objektifimden...


Yıllar önceydi ilk karşılaşmam. Beni çok etkilemişti gördüklerim. Bu vatan toprağı için ne fidanlar can vermişti. Ya bu topraklar için yabancı ülkelerden gelip de savaşan diğer canlar. Koyun koyuna yatıyorlardı bizim Mehmetçiklerimizle. Oradaki görüntü uzun yıllar hafızamdan silinmedi.

Bu günlerde bir kez daha gidip görme şansı yakaladım Çanakkale’yi. Bu kez önemli bir fark vardı. Gezimizin rehberliğini, kendisini “Ben Atatürk’ün oğluyum” sözleriyle ifade eden, Atatürk İlke ve inkılâplarını iliklerine kadar özümsemiş ve bu uğurda savaşmayı kendisine görev saymış, değerli tiyatro sanatçısı ve yazar Utku ERİŞİK üstlenmişti. Bu işi de maddiyattan uzak, tamamen bir adanmışlık bilinciyle yapıyordu.

Cumartesi günü sabah erken saatlerde İzmir’den yola çıktık. Utku Beyin gezimiz ile ilgili vermiş olduğu ön bilgiler ve dinlemekte olduğumuz Çanakkale Türküsü ve İzmir’in dağlarında çiçekler açar marşıyla duygularımız doruk noktaya ulaşmıştı. Keyifle ve molalarla devam eden turumuzla akşam saatlerinde ulaştık Çanakkale’ye. Akşam yemeği ve şehir turunun ardından, sabah erken kalkmak üzere odalarımıza çekildik.

Sabah kahvaltı sonrası hazırdık Kurtuluş Savaşının bir yerde öncüsü sayılabilecek Çanakkale Savaşının yaşandığı bölgeye gitmek için. Utku Bey, Gelibolu’ya geçmeden önce mutlaka Deniz Müzesini görmemizin, savaşın boyutlarını algılamamız açısından yerinde olacağını belirtti. Deniz müzesinde cıva gibi askerler anlatıyorlardı deniz savaşını görsellerle destekleyerek. Ayrıca canlandırma ile hafızalara kazıyorlardı yaşananları, Atatürk’ü sadece bir kez anarak. Utku Beyin deyimiyle “Atatürksüz bir Çanakkale” anlatımının bir kanıtı gibiydi bu. Çanakkale savaşının, 100. yıl dönümü yaklaşırken, bazı çevrelerce Atatürk’ü silmenin sadece bir boyutuydu sanki. Utku ERİŞİK, “Atatürk’ü ne yok sayalım, ne de her yerdeydi diyelim ama Atatürk’ü hak ettiği gibi anlatalım” diyordu ve o büyük insanı hak ettiği gibi anlattı anlattı anlattı ve biz hiç bitmesin istedik anlattıkları. Oysa zaman kısaydı.

Nusrat mayın gemisinin bire bir kopyasını gördüğümüzde de, orijinal Nusrat’ın başına gelenleri anlatmadan edemedi.

Çanakkale savaşının kaderini değiştiren Nusrat gemisinin, Mersin Limanında hurdaya ayrıldığı ve satılıp jilete dönüştürüleceğini duyan Tarsus Belediye Başkanı bu vefasızlığa dur demek için, geminin onarılıp müzeye dönüştürülmesi talebiyle yardım istediği Ankara’dan, para yok denilerek geri çevrilmişti. O da bir kampanya düzenleyerek temin ettiği paralarla, Nusrat Gemisini kurtarmış, Tarsus’ta açmış olduğu Çanakkale parkında müzeye dönüştürmüş ve parkın girişine deşu dörtlüğü yazdırmıştı;

Fikredip Nusreti karar kılmıştı başkan kocamaz 

Böyle bir destanı Türk Milletinden başkası yazamaz

Bilvesile bu parkı gezen titrer gafil kalamaz

Türkün tarihi asla on ton jiletten ucuz olamaz...

Gelibolu’ya hareket etmeden önce rehberimiz; “Dostlar!  Oraya ayak bastığınız andan itibaren bir şehitlikte olduğunuzu, kutsal topraklarda olduğunuzu, bastığınız her yerde binlerce şehit yattığını unutmayın. İki yüz elli gün süren ve iki yüz elli bin şehidin verildiği, metrekaresine altı bin merminin düştüğü, savaş uzmanlarının olasılığı altı yüz binde bir olan, havada çarpışan mermilerin bulunduğu, çok şiddetli bir savaşın yaşandığı topraklarda olacaksınız” uyarısında bulunuyordu.

Gelibolu’da; Kilit bahir kalesi, Namazgâh Tabyası, Alçı tepe, Anzak Koyu, Conk Bayırı, 57.Alay şehitliği, Abide ve daha nice yerler gezildi… Rehberimizin derin tarih bilgisi ve eşsiz anlatımlarıyla sanki savaşı biz de yaşadık. İsimsiz kahramanların öykülerini dinlerken, zaman zaman gözyaşlarımızı tutamadık.

Kahramanlarımızı bir kez daha rahmetle yâd ettikten ve o havayı soluduktan sonra,  Çanakkale savaşı ve sonrasında Kurtuluş savaşı ile Emperyalist güçlere dur diyerek, bu millete onurunu, özgürlüğünü kazandıran büyük kahraman Atatürk’ü saygı ve minnetle andık…12 Eylül 2013

 

 

 

 

emine gezkin, Hanife MERT, Neşe İleri bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kontrolsüz geldi yorumum Ayşegül hanımcığım, elinize emeğinize sağlık her Türk vatandaşının mutlaka soluması gereken havalar ve ayak basması gereken topraklarımız var. Sevgilerimle teşekkür ediyorum.

Cemile Torun 
 23.09.2013 21:31
Cevap :
Evet öyle Cemile Hanım'cığım. Herkes görmeli bence de...Selamlar, mutlu kalın...  24.09.2013 14:21
 

Kutsal topraklarımız gerçekten yurdun dört bir yanında ama Çanakkale başka, bir kez şehitliğe gidebilmiştim, geçen yıl Afyon'a büyük taarruz Bu yaz Çanakkale'yi tekrar görebilmek kısmet oldu aklım oralarda kaldı ne kadar

Cemile Torun 
 23.09.2013 21:27
Cevap :
Ne güzel, gidebilmiş siniz. Ben de imkanlar nispetinde gidip görmeye çalışıyorum bu gibi yerleri...Selamlar, mutlu kalın...  24.09.2013 14:23
 

Merhaba, gezip görmek ve paylaşmak... Bilgiler için teşekkürler. Selamlar...

Mesut KARİP 
 17.09.2013 15:59
Cevap :
Teşekkürler yorumunuz için...Selamlar, mutlu kalın...   18.09.2013 10:44
 

Eliniz, kolunuz, yüreğiniz dert görmesin...Ne iyi ettiniz de paylaştınız, gözlerim doldu. Gurur duydum, kah bir yerlere doğru uzandım-geldim. Sanki bende sizlerleyim duygusuna kapıldım. Güzeldi...Sevgiyle kalın.

Chveneburi 
 17.09.2013 1:14
Cevap :
Ne güzel...Okuduğunuz sırada bizimle olduğunuz duygusuna kapılmanız beni mutlu etti...Selamlar, mutlu kalın...  18.09.2013 10:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 274
Toplam yorum
: 3946
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1391
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster