Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '06

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
5794
 

Atatürk'ün üç şifresi

Atatürk'ün üç şifresi
 

O, yıllar önce dikkat çekmişti, şimdi dünya bu üç şifrenin üzerine inşa ediliyor.


BÜTÜN ÇAĞLARIN LİDERİ; Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biri değildir. Biz Pakistan’da O’nu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. O, yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildir. Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık duyguları ile o’na çevirmişlerdir.

Eyüp Han ( Pakistan Devlet Başkanı )

Cumhuriyet, 10 Kasım 1963.

Peki İngiltere başbakanı D:Lloyd George’in şu sözlerine ne dersiniz;

YÜZYILIMIZIN DAHİSİ; Yüzyılladır nadir olarak dahi yetişir. Şu talihsizliğe bakın ki, o büyük dahi çağımızda Türk Milletine nasip oldu. (1922)

(K.Atatürk ve Milli Mücadele. T.1958, s.508)

Ve bir diğeri; EN BÜYÜK ATATÜRK ; Tarih çok büyükler gördü. İskender’leri, Napolyon’ları, Washington’ları gördü. Fakat yirminci yüzyılda büyüklük rekorunu Atatürk, bu Türk oğlu Türk kırdı. (L’Illustration-Fransa)

(Cumhuriyet,23 Kasım 1938)

İşte, büyük önderimiz sevgili Atatürk için dünya liderlerinin söylediği övgü dolu sözlerden sadece bir kaçı, ama en çarpıcı olanlarından.

Kurtuluş savaşı ile adeta yoktan var ettiği bir ulus adına yaptıkları; çağlar boyu işte böyle hayranlıkla ve gizli bir kıskançlıkla anılmaya, anlatılmaya devam edecektir. Bu eşsiz insanın en büyük eseri, Cumhuriyeti kurduktan sonra, onu, Türk Gençlerine emanet etmesi büyük bir inancın ve haklı bir gururun sonucudur.

Bana göre Atatürk, en büyük ideali olan Muasır Medeniyet Seviyesine ulaşabilmek ve onu gelecek nesillere taşıyabilmek için, başta Cumhuriyeti emanet ettiği gençlere ve herkese cevapları da kendi içinde olan şu üç şifre ile yol gösteriyordu.

Birinci şifre; Ankara’da Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesinin girişindeki sözlerindedir, “HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR”.. İşte, bu sözlerle Atatürk, gençlere ilk ve çok önemli hedeflerini işaret ederken, ilmin önemini belirtiyor, ülke geleceğinin ancak iyi eğitilmiş ve yetişmiş gençlerle, bu seviyeye ulaşılabileceğine olan kesin inancını da vurguluyordu.

İkinci şifre; “DENİZLERE HAKİM OLAN CİHANA HAKİM OLUR”. Büyük önder Atatürk, geleceğin dünyasında, ülke bağımsızlığını korumanın güçlü donanmalara sahip olmanın önemi kadar, dörtte üçü okyanuslar ve denizlerle çevrili dünyamızda, deniz ticaretinin de kalkınmadaki önem ve önceliğine olan bir başka inancını yine kesin bir dille ifade ediyordu.

Ve üçüncü şifre; “ İSTİKBAL GÖKLERDEDİR”. İki kelime, evet o gök mavisi gözlerini, mavi gök yüzüne dikerek söylediği bu iki kelime belki de, onun uzak görüşlülüğünü en iyi şekilde anlatacak ve kanıtlayacak sözler olarak tarihe geçmiştir. Günümüzün ve geleceğin uzay çağı olarak adlandırılması ve algılanması, bu konudaki baş döndürücü teknolojik gelişmeler onu nasıl da haklı çıkarıyor.

Peki, O, yıllar öncesinden gençlere ve bizlere, adeta birer armağan olarak sunduğu, cevaplarını da içinde barındıran bu hedeflere ulaşabildik mi.? Bu konuda ne kadar başarılı olabildik, bunun sorgulamasını yapabiliyor muyuz.? Gönül rahatlığıyla ilimde, bilimde çok ilerledik, eğitimde çok başarılıyız dünya çapında ilim ve bilim adamları yetiştirdik ve onlar insanlığın geleceği için önemli buluşlar geliştirdiler, icatlar yaptılar diyebiliyor muyuz?

Üç tarafı denizlerle çevrili güzel yurdumuzda, övünülecek güçlü bir donanmaya sahip olduğumuz halde deniz ticaretinde ileri gittiğimiz söylenebilir mi? Burnumuzun dibindeki Yunanistan dünya deniz taşımacılığında ön saflarda yer alırken biz bu konuda kendimizi yeterli görüyor muyuz?

Ya, havacılıkta neredeyiz? Bu baş döndürücü uzay çağında ve Cumhuriyetimizin 83. yılında çoktan kendi uydularımızı yapabilecek teknolojiye sahip olmamız gerekmez miydi? Hele, Cumhuriyetîn ilk yıllarında, Kayseri’de bir uçak fabrikasına sahip olduğumuz hatırlandığında; bu gün yüzde yüz kendi imkanlarımızla kendi uçaklarımızı üretebiliyor muyuz? Şüphesiz, bu gün ülkemizde her alanda asla göz ardı edilemeyecek büyük gelişmeler yaşanıyor. Ama bu yeterli mi? Türkiye’nin bilime, teknolojiye Cumhuriyetin ilk yıllarındaki azim ve heyecanla sarılması ve bu alanda dünyada söz sahibi olması Atatürk’ün büyük özlemi ve hepimizin arzusu değil mi?

Çok genç bir nüfusa sahip Türkiye’nin, dünyanın da imrendiği bu müthiş enerjiyi çok iyi değerlendirmesi,,onları, cevapları zaten belli olan bu üç şifre ile harmanlayacak projelerin etrafında toplaması halinde; Atatürk’ün en büyük ideali olan, Muasır Medeniyet Seviyesine hızla ulaşacağına yürekten inanıyorum. Böylece onun aziz hatırasına en büyük saygıyı göstermiş oluruz.



 



















 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ulusumuzun kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün projelerini ne kadarda güzel cümlelerle bize anlatmışsınız. Türkiye Cumhuriyetinin ilerlemesi birlik ve beraberlikle olacak bir şey. İç ve dış tehditleri de unutmamalı. Bunun dışında hani bir söz vardır. “Hocanın dediğini yap yaptığını yapma” diye. Bizde de tam tersi Atatürk’ ün yaptıklarını devam ettirmeye çalışıyoruz ama söylediklerini, verdiği mesajı anlamadan yaşıyoruz. Yaptıklarını devam ettirmeye çalışıyoruz kelimesi sizi yanıltmasın ,sadece verilen imkanları kullanıyoruz, bunu ilimle, bilimle daha ileriye götürme çabası çok az . Nasıl olsa birileri yapmış, bundan sonrası devam eder denilmekte. Yetiştirebileceğimiz bilim adamlarını bile yurt dışına kaptırıyoruz.Umarım “Muasır Medeniyet Seviyesine” ulaşmak ortak dileğimiz olan yeni nesillerin sayesinde gerçekleşir. Elinize sağlık..

Işıl 
 29.03.2007 12:12
Cevap :
Çok teşekkür ederim değerli Işıl, Atatürk' le ilgili ne yazsak az geliyor ve onu anlatmaya yetmiyor. Sanki her gün daha büyüyor, büyüyor. Bizlere düşen çocuklarımıza ve gençlerimize onu çok daha iyi anlatabilmek en büyük görevimiz olmalı. Baksanıza nerelere kadar geldik, ona bu kadar güvenmenin ve sarılmanın anlamsız olduğunu yazıyor artık, kendi kendini aydın ilan eden (!) sözde bazı aydınlar. Hatta bizleri paranoya görmekle suçluyorlar, ülkemiz adına gösterdiğimiz hassasiyetten. Ne diyeyim, sadece gülüyorum onlara ve benim gibi halkımızın büyük çoğunluğunun da gülüp geçtiğine eminim. Duyarlığınız için teşekkür ederim, sevgi ve saygılarımla. Enfal  29.03.2007 12:31
 

Yok ettiler, gençliği baktılar yok edemiyorlar, Mustafa Kemal Ülküsünden uzaklaştıralım dediler ve başardılar, ama hala onun yolunda gidenler varki en çok onlardan korkuyorlar... ve biz çoğalarak medeniyetin ve Mustafa Kemal'in yolundan gitmeye devam edeceğiz... Elinize sağlık...

Barış 
 18.02.2007 17:59
Cevap :
Çok teşekkür ederim sevgili Barış, sizi tanımaktan mutlu oldum. Merak etmeyin, Mustafa Kemal ülküsünden kolay uzaklaşmaz bu millet. Ama hepimizin görevi gençlere onu en iyi şekilde aktarabilmektir. İşte o bağı kesmek istiyorlar, buna izin vermemeliyiz. Özellikle televizyon programları ile adeta insanlarımız uyuşturulmak isteniyor. Bu tuzağa düşmememiz gerekiyor. Sevgiyle kalın.  19.02.2007 9:47
 

Ancak büyük bir eksikliğimiz var bence! cumhuriyetin 83. yılında olmamıza rağmen olmamız gerektiği yerde olmayışımızın bir sebebi var. Kurtuluş savaşından alnımızın akıyla vücudumuzun kanıyla çıktık ama o ruhu kaybettik. Bahsettiğim şey Atamızın Türk milletine aşıladığı o Kuvayi Milliye ruhu.. Türk insanı bu ruhla nasıl vatan savunması için gözünü kırpmadan silah başına geçmişse şimdi de kalemin, laboratuarın başına geçmeli.. yani bilim ve teknolojinin! ancak bu şekilde en hakiki mürşit olan ilimle istikbali göklerde bulur denizlerdeki hakimiyeti cihana taşırız. millet olarak acilen ortak bir payda da buluşmalıyız bence.. O ruhu bilim ve teknolojide yaşamalıyız.. Özlem

Özlem Soyer ZEYREK 
 07.11.2006 11:12
Cevap :
Çok teşekkür ederim ilgi ve desteğiniz için Özlem hanım. Aynı düşünce ve duyguları paylaşıyor olmak mutluluk verici. Zaten ulusça aynı duyguları paylaştığımız kesin ve fakat belirttiğiniz gibi o günkü ruh ve heyecanın tekrar yaşama geçirilmesi gerekiyor. Herkes bunun beklentisinde; ben de büyük bir genç nüfusa sahip Türkiye'nin bunu başarmasını arzu ediyor ve bekliyorum.Sevgi ve saygılarımla.  07.11.2006 11:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1901
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster