Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '10

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
10056
 

Atatürk’ün Vasiyeti ve Serveti

Atatürk’ün Vasiyeti ve Serveti
 

“Türkiye’de geri kalmışlığın tarihi”,


Atatürk’ün mal varlığının iki kaynağı vardır. Biri, Hindistan’dan Millî Mücadeleye yardım için Atatürk’ün şahsına gönderilen paradır. «Hindistan’dan gönderilen paranın 500- 600. 000 lira civarında bulunduğu sanılıyor. Atatürk, bu paranın 500. 000 lirasını Büyük Taarruzdan önce, maliyenin karşılayamadığı bazı özel giderler için Garp Cephesi Kumandanlığı emrine vermişti. Zaferden sonra bu 500. 000 liranın 380. 000 kusur lirası, bir bakanlar kurulu kararı ile kendisine geri verildi. Bu paranın 250. 000 lirası, Atatürk’çe Türkiye İş Bankasına sermaye olarak verilmiştir. Yine bu paranın bir kesimiyle çiftlikler satın alındı. İkinci kaynak, Mısır eski Hidivi Abbas Hilmi Paşa’nın Türk uyrukluğuna girmesi münasebetiyle, Cumhuriyet Halk Partisine bağışladığı 900. 000 lira civarındaki paradır.» ( 2) 

Atatürk, sözü edilen ekonomik teşebbüslerinin yanı-sıra İş Bankası’nın kuruluşuna sermaye koyarak katılmış. Çeşitli şirketleri teşvik etmiştir. «Atatürk’ün Vasiyeti» eserinde, M. Leventoğlu, hisse senetlerinin bulunduğu İş Bankası hesabının Atatürk’ün adına açılmış olmakla beraber onun kişiliğiyle ilgisi bulunmadığını, Atatürk’ün bu hesaptan kişisel hiçbir harcama yapmadığını belirtmektedir. (3) 

Atatürk, çoğunu ölümünden bir süre önce hazineye devredeceği çeşitli çiftliklerin, fabrikaların, imalâthanelerin kurucusu ve sahibidir. 1936 da hazineye bağışladığı örnek çiftliklerin büyüklüğü, toplam olarak 154. 720 dönümü bulmaktadır. 

Atatürk’ün bağışladığı ziraî ve sınaî kuruluşlar şunlardır: 

«Ankara’da Orman. Yağmurbaba, Balgat, Macun, Güvercinlik, Takar, Etimesgut, Çakırlar çiftliklerinden meydana gelen Orman Çiftliği; 

Yalova’da Millet ve Baltacı çiftlikleri, Silifke’de Tekir ve Şövalye çiftlikleri, Dörtyol’da portakal bahçesi ve Karabasmak çiftliği, Tarsus’da Puloğlu çiftliği. 

1- Bunlarda mevcut arazi : 

a) 582 dönüm çeşitli meyva bahçeleri. 

b) 700 dönüm fidanlık, buralarda meyvalı meyvasız muhtelif yaşlarda ve çeşitlerde 650. 000 fidan vardır. 

c) 400 dönüm Amerikan asma fidanlığı. Burada 560. 000 kök bağ çubuğu vardır. 

d) 220 dönüm bağ. Burada 88. 000 adet bağ çubuğu cardır. 

e) 370 dönüm çeşitli sebze yetiştirmeye elverişli bahçe. 

f) 220 dönüm 6. 600 ağaçlı zeytinlik. 

g) 27 dönüm 1. 654 ağaçlı portakallık. 

h) 15 dönüm kuşkonmazlık. 

i) 100 dönüm park ve bahçe. 

k) 2. 650 dönüm çayır ve yoncalık. 

ı) 1. 450 dönüm yeni tesis edilmiş orman. 

m) 148. 000 dönüm ziraata elverişli arazi ve mer’alar. 

Yekûn: 154. 720 dönüm arazi. 

2. Bina ve tesisat: 

a) 45 adet büyük ve küçük idare binası ve ikametgâh, bütün mefruşat ve demirbaşlarıyla beraber. 

b) 7 adet 15. 000 baş koyunluk ağıl. 

c) 6 adet Aydos ve Toros yaylalarında tesis edilen mandıralar. 

d) 8 adet at ve sığırlara mahsus ahır. 

e) 7 adet umumî ambar. 

f) 4 adet hangar ve sundurma. 

g) 4 adet lokanta, gazino ve eğlence yerleri, lunapark. 

i) 2 adet çeşitli imalât yapan fırın. 

k) 2 adet çiçek ve tezyinat (süsleme) nebatı yetiştirmeğe mahsus yer. 

Yekûn: 51 bina. 

3. Fabrika ve imalathaneler : 

a) Bira Fabrikası: Senede 7. 000 hektolitre çeşitli bira yapacak kabiliyete, bütün müştemilâtıyla ve bütün işletme levazımı ve mütedavil kıymetlerle beraber. 

b) Malt Fabrikası: Senede 7. 000 hektolitre biraya, kâfi gelebilecek miktarda malt imaline kabiliyetli, bütün müştemilâtı ve işletme levazımı ile beraber. 

c) Buz Fabrikası: Günde dört ton buz yapma kabiliyetinde, bütün mûştemilâtı ve işletme levazımı ile beraber. 

d) Soda ve Gazoz Fabrikası: Günde 3. 000 şişe soda ve gazoz yapma kabiliyetinde. Bütün müştemilatı ve mütedavil kıymetleriyle beraber. 

e) Deri Fabrikası: Senede 14. 000 çeşitli deri imaline elverişli bütün müştemilât ve mütedavil kıymetleriyle beraber. 

f) Ziraat Aletleri ve Demir Fabrikası 

g) Biri Ankara’da diğeri Yalova’da olmak üzere iki modern süt fabrikası: Her ikisi günde ayrı ayrı 15. 000 litre pastörize süt ve 1. 000 kilo tereyağ işlemek kabiliyetindedir. Bunlar da bütün müştemilât ve işletme levazımı ve mütedavil kıymetleriyle beraber. 

h) Biri Ankara’da diğeri Yalova’da iki yoğurt imalâthanesi. 

i) Şarap İmalâthanesi: Yılda 80. 000 litre şarap imaline elverişli bütün müştemilât ve mütedavil kıymetleriyle beraber. 

k) İki taşlı elektrikle işler bir değirmen bütün müştemilâtı ve mütedavil kıymetleriyle beraber. 

ı) İstanbul’da bulunan bir çelik fabrikasının yüzde kırk hissesi. 

m) Biri Orman Çiftliğinin, biri Tekir Çiftliğinin olmak üzere her biri 15 er bin teneke beyaz peynir, 600 teneke tuzluyağ yapmağa elverişli iki imalâthane, bütün işletme levazımatı ile beraber. 

4. Umumi Tesisat : 

a) Biri Ankara’da diğeri Yalova’da kurulu iki tavuk çiftliği. 

b) Yalova’daki çiftliklerde iki hususi iskele ve liman tesisatı. 

c) üçü Ankara’da ve ikisi istanbul’da beş satış mağazasının bütün tesisat ve demirbaşları. 

d) Orman Çiftliğinde: Hususi sulama tesisatı, kanalizasyon, telefon tesisatı elektrik tesisatı, küçük beton köprüler, hususi yollar, içme su tevziatı şebekesi. 

Yalova Çiftliklerinde : Hususî su tesisatı, telefon tesisatı, elektrik tesisatı, küçük beton köprüler ve yollar. 

Silifke Tekir Çiftliğinde : ‘Hususî sulama tesisatı, beton köprüler. 

e) Orman Çiftliğinde kurulu çiftlik müzesi ve ufak mikyasta hayvanat bahçesi tesisatı, bunların işletme levazımı ve bütün demirbaşları. 

5. Canlı umumî demirbaş: 

a) 13. 000 baş koyun. Kıvırcık, Merinos, Karagül, Karaman ırklariyle bunların melezleri. 

b) 443 baş sığır. Simental, Hollanda, Kırım, Jersey, Görensey, Halep yerli ırklariyle bunların melezleri, yeni üretilen Orman ve Tekir cinsleri. 

c) 69 baş İngiliz, Arap, Macar, yerli ve bunların melezleri, koşum ve binek atları. 58 çoban merkebi. 

d) 2. 450 baş tavuk Legorn, Rodayland ve yerli ırklar. 

6. Umumi cansız demirbaş 

a) 16 adet traktör, 13 adet harman ve biçer döğer makinesi ve bilcümle ziraat işlerini görmekte bulunan ziraat alet ve edevatının tamamı. 

b) 35 tonluk bir adet deniz motoru, Yalova Çiftliğinde. 

c) 5 adet çiftliklerin nakliye işlerinde çalıştırılan kamyon ve kamyonet. 

d) 2 adet çiftliklerin umumî servislerinde çalıştırılan binek otomobili. 

e) 19 adet çiftliklerin umumi servislerinde çalıştırılan binek ve yük arabası.» (1) 

Resim;unigencler.com 

(1-2) Mazhar Leventoğlu, Atatürk’ün vasiyeti, zikreden: F. Naci, Atatürk’ün temel 

(3) Mazhar, Leventoğlu, Atatürk’ün vasiyeti, zikreden: D. Avcıoğlu, Türkiye’nin düzeni. 

Kaynak Kitap; İsmail Cem, “Türkiye’de geri kalmışlığın tarihi”, Dokuzuncu baskı : Nisan 1986 Başaran Matbaası , İstanbul 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yuh yani, böyle bir servetin kaynağını da açıkladınız bravo size. Yok böyle bir şey millet fakirlikten ayağına giydiği çarıkları yerken Atatürk de böyle bir servetin sahibi olarak devlet başkanı idi. Şimdi olsaydı veya R.Tayyip Erdoğan'ın bu serveti olsa acaba ne derdiniz? Söylenecekleri düşünemiyorum bile. Ama o Atatürk değil ki, muhaliflerini kurşuna dizsin ipe çeksin de korkutsun istediğinizi söyleyin.

M Sadullah SAĞLAM 
 03.02.2014 22:13
Cevap :
Değerli M.Sadullah SAĞLAM, Bu konuda ilk bilgi sahibi olduğumuzda, konunun büyük tartışmalara neden olacağı tahmin ettiğimiz için her zamanki anlayışımızla sağlam kaynaklara dayandırılmasına gerektiği düşündük ve araştırmaya başladık. Serveti ile ilgili ilk bulduğumuz kitap,dönemin şahitlerinin ağzından (aktarılan)yazılan "Atatürk'ün vasiyeti" oldu. (Atatürk’ün Vasiyeti, Mazhar Leventoğlu, 1968 basımı) Sonrasında İsmail Cem'in "Türkiye’nin Geri Kalmışlığının tarihi" ne ulaştık.Bilgilerim beni yanıltmıyorsa, 1970 basımı olmalı.) Edindiğimiz bilgiler bizi, Celal Bayar ve İş Bankası'na götürdü. Ve bu konuda birçok yazı yazdık. Meraklıları, "Affairisme" kelimesi ile (http://www.canmehmet.com/affairisme-vurgunculuk.html) adresinden kalanını okuyabilirler. Neticede, halk olarak yeteri kadar okumuyor ve okuduklarımızı (doğru mu?) anlayışı ile sorgulamıyor, bunun sonucu olarak, bilmeden birilerinin çıkarlarına hizmet ediyoruz. Harmanı yel deliyi el döndürmektedir. Sağlıcakla kalınız.  04.02.2014 18:33
 

ÜlkeyiKurtaranlar..(!). Osmanlının saltanatına kondular hatta onları geçtiler. İslamı ihraç ettiler ve Halkı soydular soğana çevirdiler.

mehmet selim polat 
 24.03.2011 9:24
Cevap :
Değerli "mehmet selim polat", tarih ve ilim insanları çevresini aydınlatan sokak lambaları misalidir. İnsanlık bu ışık altında yürüyerek kendilerine yol haritası hazırlamakta ve ilerlemektedir. Bu anlayışla sadece yaşananlar olduğu gibi aktarılmalı, her olayın kendi şartlarında değerlendirildiği düşünülerek, yorum; sahibinin bilgi-deneyim ve özümsemesine bırakılmalıdır. Konuya ilgi ve yorumunuza teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.  24.03.2011 10:14
 

Atatürk'ün serveti müthiş bir servet!!! Doğrusunu söylemek gerekirse, okuya okuya bitiremedim, Bu servet aslına rücu etmiş, yani milletten gelmiş yine millete geri dönmüş. Lider bir vatansever ancak böyle yapardı, yakışanı buydu...Selam ve saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 28.12.2010 17:28
Cevap :
Saygıdeğer Yurdagül Hanımefendi, Bu konuyu evvelce bir yerde okumuştuk. Ancak, bize ilgili dönemde bu kadar büyük bir servetin olabileceği pek mantıklı gelmemişti. Kaynağına ulaşmak için İsmail Cem'in kitabını aradık. Son baskısı 1986 yılında yapılmış ve piyasada bulunmuyordu. Nihayetinde sahafın birinde 2.el olarak bulduğumuzda, okuduklarımızın doğru olduğu gördükten sonra yazabildik. Ancak, açıklanmaya muhtaç bir durum vardır. Servetin bir kaynağının da Kurtuluş savaşı ile ilgili Hindistan Müslümanların gönderdikleri yardım paralarının olduğu yazılmakla birlikte bir kısmının CHP'ye aktarıldığı bilinmektedir. Biz olayı doğru bir kaynaktan aktarmış olduk. Bundan sonrası merak edenlerin araştırmasına kalmaktadır. Konuya ilginize telşekkür ediyorum. Saygılarımla.  28.12.2010 20:24
 

Atatürk milletten aldığının yanısıra, kişisel kazancını da millete bırakmıştır. Böyle bir siyaset adamının eşi yoktur. Sırtına yük almadan göçmesi, vatanseverliğinin kanıtı olduğu gibi, onu ölümsüz kılmıştır. Paylaşım için teşekkür eder, yazının ilgililere bir ders olmasını dilerim.

Ayten Dirier 
 27.12.2010 23:32
Cevap :
Saygıdeğer Ayten Hanımefendi, sizlerde insanları tanımanın üç basit kuralını bilirsiniz. Hz.Ömer'in bununla ilgili bir hikayesi vardır. 'Bir adam Hz. Ömer'in yanında bir hususta şâhitlikte bulunmuştu. Hz Ömer ona, 'Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir, dedi. Orada bulunanlardan birisi, 'Ben onu tanıyorum, deyince Hz. ömer, 'Nasıl bilirsin? diye sordu. O da, 'Emin ve âdil bir adam olarak tanıyorum, cevabını verdi. Hz. Ömer tekrar sordu: 'Gecesini gündüzünü bildiğin, yakın bir komşun mudur? 'Hayır, diye cevap verdi adam. Hz. Ömer sormaya devam etti: 'İnsanın takvâsını ortaya koyan, muâmelesidir. Bu adam, alış'veriş yaptığın bir kimse midir? Adam tekrar, 'Hayır, dedi. Hz. Ömer bu defa; 'Bununla, insanın ahlâkının güzel veya çirkin olduğunu anlamaya imkân veren bir yolculuk yaptın mı? diye sordu. Adam bu soruya da, 'Hayır, cevabını verince, Hz. Ömer, 'Sen onu tanımıyorsun, dedi ve sonra da adama dönerek, 'Git, seni tanıyan birini getir, buyurdu.' Teşekkürler, Saygılarımla.  28.12.2010 20:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 895
Toplam yorum
: 2537
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1641
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster