Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '08

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2574
 

Atatürk’ün yanı başında

Atatürk’ün yanı başında
 

Tarafımdan çekilmiştir.


Atatürk hakkında çok şey biliyordum ama gördüm ki bildiklerim, son on iki yılında hep onun yanında bulunmuş bir kişinin bildiklerinin yanında, hiçbir şeymiş.

Benim gibi bir Atatürk ve Türkiye tutkunu olan büyüğüm, Sevgili Nihat TİBER ’in hediye etmesiyle okuma fırsatı buldum bu kitabı. Yine, yıllarca unutamayacağım bir kitabı daha okuma olanağını bana tanıdığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Kitap, “Atatürk’ün Yanı Başında / Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun Hatıraları” şeklinde isimlendirilmiş, adından da anlaşılacağı üzere anı türünde bir eser. Anılar, Atatürk’ün son on iki yılında, kütüphaneciliği ve diğer başkaca yakın görevlerinde bulunmuş, birçok tarihi ana şahitlik etmiş merhum Nuri Ulusu tarafından kaleme alınmış ve oğlu, eski Türkiye Futbol Federasyonu başkanlarımızdan Sayın Mustafa Kemal Ulusu tarafından derlenerek, kitap haline getirilmiş ve Doğan Kitap tarafından yayınlanmış.

Okuduğum kitap, yayının 3’ncü baskısı. İlk baskısı, 2008 Ekim ayı içerisinde yapılmış. Kapak tasarımı, Sayın Geray Gencer tarafından yapılmış ve kapağın üzerine, ön planda Atatürk’ün ve biraz gerisinde Nuri Ulusu’nun bulunduğu harika bir fotoğraf, sarı ve kahverengi arasında gidip gelen tonlamalarla yerleştirilmiş. Kapağın teması, kitabın içeriği ile gayet uyumlu.

Anılar, merhum Nuri Ulusu’nun Birinci Dünya Savaşı’nın hüküm sürdüğü ilk gençlik yıllarında, Çanakkale Savaşı ile birlikte Mustafa Kemal adını ilk duyuşu ve sonrasında, o çocuk niye ben değildim diye kıskandıran, Mustafa Kemal Paşa ile ilk tanışma anını anlattığı muazzam bir hikaye ile başlıyor. Askerlik görevini, Çankaya Köşkü’nde yapışı ve ardından Gazi Paşa’nın kendisini bırakmayarak, yakın görev kadrosuna aldırması ile hareketleniyor.

Anılar, belirli ana başlıklar altında derlenerek, kitap haline getirilmiş. Bu durum, daha sonra tekrar okumak istenildiğinde, aranan anının kolaylıkla bulunmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca, kitabın sonuna, anılarda isimleri geçen şahısların hangi sayfalarda yer aldıklarını gösteren, alfabetik bir dizin de ilave edilmiş.

Okuma esnasında anıların, anlatılmak istenen fikri destekler nitelikte, başarılı bir şekilde sıralanmış oldukları gözlemleniyor ve son derece yalın ve akıcı bir dil kullanılması bize, kesintisiz ve anlayarak okuma olanağı sunuyor.

Kitabın içerisinde öyle hoş, öyle muazzam anılar var ki, sizi duygudan duyguya koşturuyor. Kimi zaman kendinizi o sahnenin içerisinde buluyor, o inanılmaz anlara şahitlik ediyorsunuz. Bazen, göğsünüz gururla doluyor; bazen, ağlıyor; bazen, gülüyorsunuz. Kitap size, Mutafa Kemal Atatürk’ü pek bilinmeyen insan boyutuyla anlatıyor. Okudukça, onu daha iyi anlamanızı sağlıyor. Aklınızdaki kulaktan dolma, bazı yalan yanlış bilgi ve düşünceler çıkıp gidiyor. Yerlerine, birinci elden nakledilen gerçek bilgiler yerleşiyor. Kitap, Atatürk’le ilgili anlatılan birçok hurafeyi yerle bir ediyor. Yerlerine, onu daha çok sevmenize neden olacak sevimli gerçekleri koyuyor.

Peki, hiç eleştirilebilecek yönü yok mu(?), diyeceksiniz. Evet, var. Kitapta, Cumhuriyet tarihinin önemli kurum ve kişileri hakkında ezber bozan ifadeler de mevcut. Bunlar, öyle kolay yutulur cinsten şeyler değil. Mesela, Atatürk’ün hiçbir takımın ve dolayısıyla Fenerbahçe’nin taraftarı olmadığını öğrenmek, benim için kolay kabul edilebilir bir şey değildi. Aynı şekilde, Cumhuriyet tarihine damgasını vurmuş, bazı önemli siyasiler hakkındaki anlatılanların da, kolay kabul edilebileceklerini de düşünmüyorum. Ama her şey herkesin istediği gibi olacak diye bir şey de yok, değil mi? En doğrusu, kitapta olduğu gibi olayları, nasıl görüldüyse öyle anlatmak yine de.

Bir de kitap, yalnızca Nuri Ulusu’nun anılarını içeriyorken, Sayın Mustafa Kemal Ulusu’nun, annesinin beyanına dayalı, Fikriye Hanımın ölümü ile ilgili bir hikayeyi araya eklemesi, bana kitabın bütünlüğünü bozuyormuş gibi geldi. Kendi tasarrufudur, ne yapalım, bu da kitabın nazar boncuğu olsun.

Galiba Atatürk, ömrünün son on iki yılında bil fiil yanında bulunmuş bir kişi tarafından en doğru şekilde anlatılabilir ve anlatılmışta. Atasını daha yakından tanıma arzusunda olan bir Türk çocuğu olarak ben, bu değerli anıları bizlerle paylaşan merhum Nuri Ulusu Beyefendiye şükranlarımı sunuyor ve mekânının cennet olmasını yüce Allah’tan diliyorum.

Bir teşekkürde, babasının vasiyetini yerine getirerek, bu emaneti Türk Ulusu’na ulaştıran Sayın Mustafa Kemal Ulusu ’ya gönderiyor ve kendisine uzun ömürler diliyorum.

Son söz olarak ta, bu kitabı, Atatürk’ü tanıdığını iddia edenlere, merak edenlere, insani yönünü de öğrenmek istiyorum diyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.

Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kitabı bu hafta aldım ve okumaya başladım. Sevgili Atatürk'ün nasıl harika bir lider olduğunu yeniden öğrenirken Atatürk'ün ölümünden sonra hizmetkarlarına yapılan muamele ve vefasızlık da kanımı dondurdu. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum bu kitabı. Ellerine ve yüreğine sağlık. Sevgilerimle

Bülent Göncü 
 15.12.2008 23:25
Cevap :
Yorum için teşekkür ediyorum Bülent Bey. Sizlerinde yüreklerinize sağlık.Selam ve sevgiyle.  16.12.2008 9:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1094
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

İstanbul'da 1967 yılında doğdum. Askerlik harici bütün yıllarım bu şehirde geçti. İşletme mezunuyum,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster