Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
615
 

Atatürk ve gençlik

Atatürk ve gençlik
 

19 Mayıs’ta coşkuyla ve gururla kutladığımız bayramın adı Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramıdır. Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı tarih Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı kabul edilir. 

Tarih boyunca süregelen haçlı seferlerinin en başarılılarından birini gerçekleştiren İtilaf Devletleri nihai amaçlarına ulaşıp Sevr Anlaşmasıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığını sona erdirmişlerdi. Sömürgeci emellerinin hedefi olan Orta Doğu’nun petrol zenginliklerini ele geçirmenin yanında dinsel hedefleri olan Kudüs’e de ulaşmışlar ve kendileri için altı yüz yıl tehdit oluşturan Türkleri etkisiz hale getirmişlerdi. Her şeyin bitti sanıldığı, aslında bir millet için en büyük onursuzluk olan başka ülkelerin mandası olma isteğinin utanmazca dile getirildiği zamanlarda ortaya çıkıp direnen bir lider milletin kötü talihini değiştirebilmiştir. 

Aziz vatanın bütün kaleleri fethedilmiş, orduları dağıtılmış, silahları toplanmış, ülkeyi yönetenler ve ülke aydınlarının büyük bir bölümü “gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde” teslim olurlarken, millet adeta “fakr-u zaruret” içinde kıvranırken Mustafa Kemal duruşuyla ve söylemiyle milletin umudu olmuş ve imkansızı başararak bir enkazdan modern ve güçlü bir devlet ortaya çıkarmıştır. 

*** 

Tarihin her döneminde en vahşi, en acımasız ve en utanmaz soykırımları uygulamaktan çekinmeyen, buna rağmen kendilerine uygar, bizlere ise barbar deme arsızlığını gösteren sömürgeciler elbette ki Atatürk’ü sevmezler. Yüz yıllardır süren hayallerini tam da gerçekleştirmek üzereyken ortaya çıkıp bütün çabalarını boşa çıkaran bu büyük kahramanı onlar niye sevsinler ki? Atatürk’ü dünyanın dört bir yanındaki mazlum milletler severler ve sayarlar. Çünkü kendileri için umut olmuştur, model olmuştur. Bir de Atatürk’ü bağrından çıktığı yüce Türk milleti sever. Çünkü bağımsızlığını, onurunu ve de özgür yaşam biçimini ona borçludur. 

*** 

Mustafa Kemal bağımsızlık hareketini başlattığında pek çok çatlak ses karşı çıktı. Onlar, o sözde aydınlar o kadar dar görüşlü, ülke ve dünya gerçeklerinden o kadar uzak ve öngörü yeteneğinden o denli yoksundular ki, Mustafa Kemal’in bağımsızlık yürüyüşünü anlayamıyor, “İngiliz Mandası” mı, yoksa “Amerikan Mandası” mı olmak daha uygun olur tartışmalarıyla güya vatan kurtarıyorlardı. O şartlarda ve onlara rağmen Kurtuluş Savaşı kazanıldı. 

Şimdi televizyonları izleyip ulusal gazeteleri okurken dehşete düşmekten kendimi alamıyorum. Aydın oldukları iddia edilen bazı insanlar utanmazcasına söylemlerle bizim ABD’ye bağımlı hale gelmemizi çağdaşlık, AB’ye kayıtsız şartsız teslim olmamızı refaha giden yol olarak anlatıyorlar. 

Sömürgeliği kabul ederek refaha ulaşmış bir millet var mıdır ki? 

Yine yüz yıl öncesinin sözde aydınları gibi çağdaş eğitimi almaları için gönderildikleri ülkelerde o ülkenin kültürü ile yoğrulup kendi milletine yabancı olan bazı gençlerimizin düşünce özgürlüğünü kendilerine kalkan yapıp adeta sömürgecilerin ağzıyla Atatürk düşmanlığını alenen dile getirmeleri tarihten yeterli dersi almadığımız gerçeğini ortaya koyuyor. 

Çocuklarına ve gençlerine sahip olamayan milletler geleceğe nasıl güvenle bakabilirler? 

Bundan kırk yıl önce öğretmen olarak köye çıkarken koltuğumun altında Atatürk’ün üç ciltlik eseri “Nutuk” vardı. O günden bu güne bu milletin çocuklarını ve gençlerini başöğretmenimin bir emaneti olarak gördüm ve ölene kadar da o emanete sahip çıkmaya çalışacağım. 

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlamlı yorumunuz için teşekkür ederim.

ali sarayköylü 
 19.05.2011 13:53
 

Atatürk, “Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum” derken Türk gençliğine olan güvenini dile getirmiştir. Gönül ister ki; bu anlamlı günde gösterilerle gelecekteki sorumluluklarına şimdiden ısınan gençlerimiz, bu güzel ama savunulması zor coğrafyada, bu “öç alma duygularının“ hep diri tutulduğu, derin ve hicranlı bir tarihi olan bölgede sürekli var olabilmek için, Ata’nın “Gençliğe Hitabesi ”nin bilincinde olarak, yaşadığımız gerçeklerle de birebir örtüşen satırlarını zihin kıvrımlarının en derin yerlerinde daima saklı tutabilsinler. Saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 19.05.2011 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 536
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster