Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
3358
 

Atatürk ve köylü

Atatürk ve köylü
 

Atatürk köylüsüne diğer bir değişle insanına ne kadar değer verdiğini bu hikaye/olay bana göre mükemmel şekilde anlatıyor. Zaten veciz sözlerin bir çoğunda hep köylüye övgüler, değerler, sevgi ve saygı yer almıştır. Öte yandan insanına değer vermese, güvenmese ve tanımasa sanırım bu kadar çetin geçeceği besbelli olan kurtuluş savaşına yani Anadolu mücadelesine kalkışmazdı. Sözü fazla uzatmadan aşağıdaki hikayeyi okursak herkes her şeyi anlayacaktır. Bir yanda da acaba anlayacak mı? Diye aklımdan bazı şüpheler geçmiyor değil. Ancak insanların sağduyusuna güvenmekten başka çaremiz olmadığına da görebiliyorum.

HİKAYE/OLAY
Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata' nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp,
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin
malıdır.
Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye
gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan' ın köylerindenim bey, otun güç bittiği,
atın geç yetişdiği kavruk köylerinden birindeyim. Bizim mıhtar bana bilet
aldı trene bindirdi, kodum Angara' ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara' ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki
oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran
kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum.
Rüyalarıma girdi Gazi Paşa.
Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip
saldı Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden
işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa' dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden
yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
Vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.
Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan?
Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun
gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden
ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi.
Bana dönerek,
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim
köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.
Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen
gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere
fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.
Ikisi de ağlıyordu. Iki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan,
ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on
defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra
heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış
bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu
sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi
açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik.
Oradakilere şu emri verdi;
"Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün.
Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun."

Ne diyorsunuz? Hikaye içinde her şeyi barındırmıyor mu? Siz saygı değer blog okuyucuların yorumlarına bırakıyorum. Saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

işte atamızım köylüye gösterdiği saygı bu. bir yönetici kendisi köylüye bu kadar saygı gösterebilir.şimdiki yüneticilere bişi diyemiyomrun:'(:'(:'(

Miss.Consinus 
 02.03.2007 20:16
Cevap :
Aslında ben bu yazıyı Mersinli Köylü vatandaşımıza atfen yazdım. Siz anlamışsınız. Yorumunuz ve ilginiz için teşekürler. Saygılarımla  03.03.2007 21:53
 

Okurken tuylerim diken diken oldu. sanirim Ataturk ve simdiki yoneticiler arasinda ki acik farki gormek icin de iyi bir yazi. Biri koyluyu bas taci ederken simdikiler "ananida al git"" diyebilecek durumdalar!!

Erol Kutuk 
 02.03.2007 14:16
Cevap :
Aslında ben bu yazıyı Mersinli Köylü vatandaşımıza atfen yazdım. Siz anlamışsınız. Yorumunuz ve ilginiz için teşekürler. Saygılarımla  03.03.2007 21:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 689
Toplam yorum
: 3569
Toplam mesaj
: 343
Ort. okunma sayısı
: 2398
Kayıt tarihi
: 17.01.07
 
 

 2007 yılından beri Milliyet Blog'da yazarım. 2009 yılında 'Normal Ötesi Aşk' ve 'Normal Ötesi Aş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster