Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

18 Aralık '06

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
7814
 

Atatürk ve Mu

Atatürk ve Mu
 

Mu Uygarlığı, Pasifik Okyanusunda var olan on binlerce yıl önce (yaklaşık 12.000 yıl önce) çesitli depremler ve volkan patlamalarıyla birlikte sulara gömülmüş, medeniyetin zirvesinde olan bir uygarlıktır. Atlantis kıtası ile Mu kıtası hemen hemen aynı dönemlerde batmış olmalarına rağmen, Atlantis daha iyi tanınmaktadır. Oysa bugünkü bilimsel bulguların ışığında, Mu kıtasının Atlantis'ten çok daha yaşlı bir kıta olduğunu ve üzerinde yüz binlerce yıl pek çok kültürün oluştuğunu görürüz. Bu kültürlerin Ana kıtadan Atlantis ve diğer bölgelere yayılmıştır. J. Churchward, Mu uygarlığının eldeki mevcut belgeler incelendiğinde 50.000 yıldan daha önce başlamış olduğunu söylemektedir ve bunu tarihi jeolojik araştırmalar ile de doğrulamaktadır.

Mu Uygarlığını tanımamızı sağlayan ilk araştırmacı, İngiliz Albay James Churchward'dır. J.Churchward Mu ile ilgili ilk araştırmalarına Hindistan'da bulunduğu sırada başlamıştır ve elli yılı aşkın bir zaman içerisinde tüm dünyayı dolaşarak Mu ile ilgili pek çok belge elde etmiştir. Hindistan'da görevli bulundugu sirada bir tapınağa konuk olan J. Churchward batık Mu Uygarlığı hakkında ilk bilgilerini bu tapınaktaki arşivlerden edinir. Naga-Maya dili denilen, çesitli şekillerden ve sembollerden oluşan çok eski bir dilde yazılmış olan bu tabletler, Mu kutsal metinlerinden kopya edilmiştir. J.Churchward Naga-Maya dilini bilen başrahipten, Naacal Tabletleri olarak adlandırılan bu tabletleri çözümleyebilmek amacı ile bu dili 2 yıllık bir çalışma sonucunda öğrenir ve rahibin de yardımı ile bu tabletlerdeki yazılanları çözer. Tüm belgelere dayanarak, özellikle Churchward'in buldugu tabletlerdeki yazılar: Dünya ve insanın yaradılışını ve insanın ilk zuhur ediş yerinin Mu olduğunu ifade etmekteydi. Bu tabletlerdeki yaratılış öyküsü, kutsal kitaplarda mevcut olan yaratılış öyküsüne çok benzer bir şekilde anlatılmıştı.

1932'de Türk Tarih Kurumu'nun Atatürk tarafından kurulması ve gelişen arastırmalar çerçevesinde; İlkel Diller Uzmanı ve bilim adamı olan emekli general Tahsin Mayatepek, fikir sohbetlerinin birinde Atatürk’e Maya dili ile Türk dili arasindaki benzeşmelerden bahseder. Örneğin: Türkçe de "tepe" sözcüğünün karşılığı olan Maya dilinde "tepek" olması gibi. Mayatepek buna benzer kelime ve deyim benzerliklerinin 100'den fazla olduğundan bahseder ve bu fikri diyalogtan çok etkilenen Atatürk, konuyu daha fazla araştırması için o yıllarda Tahsin Mayatepek'i Meksika'ya elçi olarak tayin eder. Meksika’daki arastirmalarinda Türk ve Maya dillerinin benzerlikleri konusunda çalışmalar yaparken William Niven'le tanisan Tahsin bey, hem Niven'in tabletlerini inceleme firsatını elde eder, hem de Churhward'in 50 senedir üzerinde çalıştığı MU medeniyeti ile ilgili eserin varlığını öğrenir. Bu gelişmeleri düzenli olarak Atatürk’e aktarılması sonucunda, Churcward kitabının ilk nüshası Türkiye’ye getirtilir ve yaklasik 40-50 kişilik bilim adamindan olusturulan grup tarafindan incelenir. Atatürk, Türk dili ve sembolleri ile Niven'in buldugu Naacal tabletlerinin, Maya dili ve sembolleri ve Churcward kitaplari üzerinde yapılan çalışmalara bizzat nezaret etmiş ve kendi kayıtlarını tutmuştur.

Sonuç olarak Atatürk, MU konusu ile çok yakından ilgilenmiş ve o dönemde birçok tarihçimizi bu konuda araştırmalar yapması için bizzat görevlendirmiştir. New York'tan getirttiği Churchward'in eserlerini bölümlere ayırarak resmi ve özel kurumların 60 kadar çevirmenine kısa sürede tercüme ettirmiştir. Atatürk, bu çeviriler üzerinde önemle durup, pek çok notlar alarak bu konudaki çalışmalarını sürdürmüştür.

Atatürk, özellikle insanın yaradılışı, Mu kıtasının insanlığın anayurdu oldugunu ve ilk insanın orada yaratıldığını, Mu'nun batış nedenlerini, göçleri, kolonileri; Orta Asya, Uygurlar ve Anadolu ile ilgili bölümlerin altlarını çizerek okumuş ve bazı notlar almıştır. Bu sekilde Atatürk, Türklerin kökenini ve dillerini araştırmaya yönelik daha pek çok çalışmalar da yapmıştır. Türklerin Maya ve İnkalar ile olan benzerliklerini bulmuştur. Atatürk'ün o dönemde dilimize çevirttiği J. Churchward'in kitapları, orijinal baskıları ve Atatürk’ün tuttuğu notlarla birlikte Anıtkabir’de saklanmaktadır

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kitabı okudum işin ilginç yanı, o döneme ait bazı kodların şimdiki yüzyılda yaşayan bizlerde de saklı olduğunu düşünüyorum. Çoğumuz rüyalarında o döneme ait büyük yeldeğirmenlerini, kıtanın sular altında kalışını görüyor, ama buraya ait olduğunu bilmeden. Ya da o kitapta gösterilen bazı semboller var ki görünce ifade edilemez bir şekilde aşina geliyor. Bazı insanlar bu durumdan "ben orada yaşamışım, önceki enkarnasyonum orada" gibi yanlış çıkarımlarda bulunuyorlar. Bence bu aşinalık ya astral seyahatten ya da kollektif bilinçdışından. Siz ne dersiniz? Sevgilerimle.

Kwan Yin 
 18.08.2007 14:23
Cevap :
İlk atalarımızın Mu Kıtasından geldiği görüşü yüksek bir ihtimalle doğru olabilir. Eğer gerçekten Hz. Adem Mu Kıtasında yaratılmış ie hepimizi bu kültüre bağlayan bir şeyler vardır.  20.08.2007 16:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8702
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster