Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
421
 

Atatürk yaşıyor

Atatürk yaşıyor
 

10 Kasım 2007. Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 69. yıldönümü…

O Osmanlı’nın en zor dönemlerinin genç subayı…

Kısa sayılabilecek bir ömüre büyük işler sığdırmıştır.

Henüz 27 yaşındadır.

İstanbul’da Meşrutiyet yönetimini ortadan kaldırmak üzere 31 Mart ayaklanması organize edilir(13 Nisan 1909. Rumi takvime göre 31 Mart). İsyanın perde arkasında padişah II. Abdülhamit’te vardır. Kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Hareket Ordusu isyanı bastırır. Meşrutiyet yeniden tesis edilir.

O’nu daha o günden memleketin kötü kaderine dur diyeceği bellidir.

Vatan toprakları bir bir elden çıkarken O cepheden cepheye koşar.

Cepheye tek başına gittiği de olmuştur.

İtalyanlar, Afrika’daki son toprağımızı işgal ettiğinde Osmanlı’nın işgalciyi durduracak, ne donanması ne de ordusu vardır. İş Mustafa Kemal’e düşer. Enver Paşa ile Derne ve Tobruk’ta milis kuvvetler oluşturup İtalyan’lara karşı başarılar kazanılır. Bu başarılara karşın Balkan savaşları’nın patlak vermesiyle Uşi Anlaşması imzalanır. Trablusgarp kaybedilir.

Mustafa Kemal 30 yaşındadır.

Tarihin kaydettiği en çetin, ölümcül çarpışmalarının yaşandığı Çanakkale Savaşı’nda da görüyoruz Gazi’yi.. Askeri dehasını burada da gösterir… Yedi düvele karşı verilen bu savaş ta kazanılır. ‘’Anafartalar Kahramanı’’ Mustafa Kemal’dir.

34 yaşındadır.

Mondros ve başlayan işgaller…

Vatan artık düşman çizmeleri altındadır.

Savaşlardan bezgin düşmüş milletin yeni bir savaşa tahammülü yoktur.

Gazi asla umudunu yitirmez.

19 Mayıs 1919. 38 yaşındadır.

Vatan, millet kurtarılmalıdır.

Samsun’a çıkar. Önce yılgın halkı inandırır. ‘’Özgürlük her şeydir, Milletin onurudur’’der.

Onurlu Türk Milleti Önder’ine destek olur.

Erzurum ve Sivas kongreleri, TBMM’sinin Ankara’da açılması, bu kurullarda alınan kararlar hem Türk halkının iradesinin hem de Gazi’nin önderliğinin ürünüdür. Kurtuluş Savaşının her aşamasının uygulanmasında halkın temsilcilerinin kararlarına dayanması olağanüstü hallerde bile demokrasiye bağlılığını göstermiyor mu?

Düşman yurttan kovulur.

Kovulur ama daha büyük savaş dediği memleketi yükseltme, çağdaşlaştırma savaşının başladığını bilincindedir.

29 Ekim 1923’te en büyük eseri dediği Cumhuriyet kurulur. Genç Cumhurbaşkanı 42 yaşındadır.

Ülkesini aydınlık yarınlara ulaştıracak devrimlerini yapar. Bu arada demokrasiyi de ihmal etmez. Kendi kurduğu Cumhuriyet Halk Fırkası’nı alternatif olsun diye önce Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ardından Serbest Cumhuriyet Fırkası’nin kurulması yönünde farklı düşünenleri cesaretlendirir. Partiler kurulur. Memleket Cumhuriyeti henüz özümseyememiş, hilafetin, saltanatın etkisinden henüz kurtulamamıştır. İlk demokrasi denemeleri başarısızlıkla sonuçlanır.

2. Dünya Savaşı’nın yaklaştığını görür. Memleketi sonu belli olmayan maceralara sürüklemez. Önlemlerini alır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazları, Sadabat paktıyla doğu sınırımızı, Balkan Antantıyla batı sınırlarımızı güvence altına alır.

Anavatana katılmasını çok istediği bir vatan toprağı vardır. Hatay. Bu gerçekleşir. Ama o göremez.

Ömrü vefa etmez.

10 Kasım 1938’de aramızdan ayrılır. Henüz 57 yaşındadır.

O bizlere emanet ettiği Cumhuriyetiyle, devrimleriyle daima yaşayacak…

O’nu ışığının aydınlattığı yoldan Türkiye’yi geriye döndürmek isteyenlere rağmen,

Yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3871
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster