Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
484
 

Atatürkçülük Anayasadan silinemez

Atatürkçülük Anayasadan silinemez
 

Bir devletin Anayasası, sandıktan çıkan siyasi partilerin, dünyaya bakış açılarına göre biçimlendirebileceği sıradan bir yasa değildir. Her ülkede, devleti kuran kadrolar, kendi ilkelerine göre devletin sahip olması gereken nitelikleri, Anayasanın değiştirilemez maddeleri olarak belirlerler. Ülkemiz özelinde olan şey de budur. Padişahlığı, Halifeliği ve Şeriat mahkemelerini kaldıran Osmanlının asker-sivil aydın zümresi, Mustafa Kemal’in önderliğinde yeni Türk Devletini kurmuş ve Anayasaya da kendi ilkelerini dâhil etmiştir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetinde Atatürk ilkelerini savunanlar yok edilmedikçe, ATATURKCULUK ANAYASADAN SİLİNEMEZ.

Ancak bu sıralarda Kemalizm düşmanı cephe, secim sonuçlarından da güç alarak Anayasamız, Atatürk ilkelerinden arındırılmalı ve renksiz, ideolojisiz bir Anayasa yapılmalıdır” deme cesaretini göstermektedir. Peki, Sicillerinde Atatürk düşmanlığı gibi bir müştereklik bulunan bu ekibe, AKP tarafından yeni bir anayasa yapma görevinin verilmesi için sandık sonuçları yeterli midir? HAYIR. Eğer aşağıdaki satırları okursa, esas patronun kim olduğunu anlarız;

"Türkiye, Avrupa'nın gerçek partneri olabilmek için klasik milliyetçi KEMALİZM'LE MÜCADELE ETMELİDİR. Devletin gücü azaltılmalıdır. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN FOTOĞRAFLARI KAMU BİNALARININ DUVARLARINDAN İNDİRİLMELİDİR. ATATÜRK YAŞASAYDI AB ile üyeliği imzalayabilir miydi diye sormak lazım. Bence HAYIR." Andrew Duff.. Türkiye-Avrupa Karma Parlamentosu Eş Başkan Yardımcısı.

Demek ki TALİMATI VEREN AB’DİR. Gelin bir de şu MÜCADELE ETMEMİZ İSTENİLEN KEMALİZM' ile AB’nin ve Birleşmiş Milletlerin erişmeyi amaçladığı, deklere ettiği çağdaş uygarlık düzeyi arasında bir çatışma var mı, onu inceleyelim.

Ben bu amaçla, Atatürk’ün kendi sözleriyle yapılmış ATATÜRKÇÜLÜK İLKELERİNİN tariflerini bulmak için Google’da bir araştırma yaptım ve aşağıda sizlere de sunuyorum. Okuyunca anlayacaksınız ki AB’nin çağdaş uygarlık seviyesini amaçlayor gözüken, afişe hedefleri ile Kemalist ilkeler arasında hiç bir çatışma yoktur. Demek ki AB’nin bir de gözükmeyen amaci vardir ve bu onun asli amacıdır. İnsani değerleri yüceltmek söylemi, gerçek amacı gizleyen maskedir, kamuflajdır. AB’nin esas amacı Lozan’ın intikamını almak, Sevr’i geri getirmektir. Peki bu hedefin önündeki esas engel nedir? Kemalizm, Ataturkçülük.

O halde, AB üyeliği yapılma Havucunun, pardon yalan vaadinin, SEVR’İ geri getirmek için Atatürkçülüğü Turkiyeden silmek için söylenen bir yalandan ibaret olduğunu artık anlamalıyız.

Sevgilerimle.

Tuncay Erciyes

ATATÜRKÇÜLÜK İLKELERİ

Atatürkçülük, Türkiye’nin gerçeklerinden doğmuş bir düşünce sistemidir. Türk milletinin iradesiyle oluşmuş, tarihi bir gelişmenin ürünüdür. Atatürkçülük, her şeyden önce millete haklarını tanıma ve tanıtmadır; millet egemenliğinin ifadesidir. Atatürkçülük bir kurtuluştur, milletçe bağımsızlığa kavuşmadır.

Atatürkçülük, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmadır, batılılaşmadır; bir diğer anlamda da modernleşmedir; hür düşünceyi temsil eder, hürriyet ve demokrasi anlayışıdır.

Atatürkçülük, modern bir toplum hayatı yaşama demektir; laik bir düzen kurma, müspet bilim(Pozitif Bilim, Fen, Science) zihniyetiyle devleti yönetmedir. Bu iki anlamıyla Atatürkçülük, Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasal kurumları kurma ve modern toplum olma demektir.

Atatürkçülük ilkelerini “Temel İlkeler” ve “Bütünleyici İlkeler” olmak üzere iki grupta değerlendirmekteyiz.


“Temel İlkeler”: Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılâpçılıktır.


“Bütünleyici İlkeler” ise: Milli Egemenlik, Milli Bağımsızlık, Milli Birlik ve Beraberlik, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”, Çağdaşlaşma, Bilimsellik ve Akılcılık, insan ve insanlık sevgisidir.


ATATÜRK’ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI

I.TEMEL İLKELER

1-Cumhuriyetçilik:

Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.(1924)

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933)

Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir... (1925)

Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız, doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun adı cumhuriyet’tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)


2-Milliyetçilik:

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir. (1930)

Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı, hep bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır. (1923)

Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (1923)


3-Halkçılık:

İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamızla tespit edilmiştir. (1921)

Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir. (1921)

Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir. (1923)

4-Devletçilik:

Devletçiliğin bizce anlamı şudur: kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936)

Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930)

Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber, hiçbir piyasa da başıboş değildir. (1937)

5-Laiklik:

Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. (1930)

Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. (1930)

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)

6-İnkılâpçılık(İlerletme, Değiştirme, Dönüştürme)

Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle medeni bir toplum haline ulaştırmaktır. (1925)

Biz büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. (1925)

II- BÜTÜNLEYİCİ İLKELER

1-Milli Egemenlik:

Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitliğin ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık kazanır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir. (1923)

2-Milli Bağımsızlık:

Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. (1921)

Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O ebediyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır. (1923)

3-Milli Birlik ve Beraberlik:

Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. (1919)

Biz milli varlığın temelini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz. (1936)

Toplu bir milleti istila etmek, daima dağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir. (1919)

4-Yurtta Sulh (Barış), Cihanda Sulh:

Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz. (1931)

Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakkisinde en esaslı amil olsa gerekir. (1919)

Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938)

5-Çağdaşlaşma:

Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz. (1925)

Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926)

6-Bilimsellik ve Akılcılık:

a) Bilimsellik: Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir. (1924) Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir(Pozitif Bilim, Fen, Science) (1933)

b) Akılcılık: Bizim, akıl, mantık, zekâyla hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. (1925) Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. (1926)

7-İnsan ve İnsanlık Sevgisi:

İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegâne vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. (1931)

Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. (1936)

http://www.mebnet.net/ataturk/ilkeler.htm sitesinden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanlara uyarıcı niteliğinde, yazılar hazırlamanızın devamını diliyorum. Özellikle son zamanlarda ihtiyacımız var iken.. 47 lik kesmin bilmesi gerekenler..

mucizelerim 
 11.09.2007 9:15
 

Tuncay Bey Gorusleriniz ve bu guzel ve anlamli calisma icin tesekkurler. Is isten gectikten sonra anlayacagiz ama, cok gec olacak. Ne diyelim yillardir Ataturk`un uzerinden siyaset yapipta , aslinda kendi koltuklarini korumaktan baska hicbir sey yapmayanlarin sonunu hayirli etmesin. Sevgiyle,

İsmail Keles 
 11.09.2007 2:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 4317
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Ayrik otu tohumu ekip, buğday imajinasyonu yaparak, Buğday  hasatı yapabilir misiniz? Her ne ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster