Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
541
 

Ateist de çalmıyor, öldürmüyor; madem öyle inananla inanmayan arasında ne fark var?

Ateist de çalmıyor, öldürmüyor; madem öyle inananla inanmayan arasında ne fark var?
 

Dikkat: Yazının içeriği başka (Kerim Korkut yazılarına özgü bir durum)

Bu yazılar insanları rahatsız etse de yazılmalı. Dinin kötülükleri önleyemediği, insanları doğru yola götüremediği, dine rağmen(üstelik dindar insanlar arasında)kötülüklerin devam ettiği, hatta sanki dinde iyilik de kötülük de olsun ki ahiretde sorgu olsun (kötülük olmazsa kimi sorgulayacağız; Allah’ın düzeni böyle) şeklinde bir mana olduğunu görüyoruz.

Ben dinde “ iyilik de kötülük de olsun, mahşer kurulsun; biz cenneti cehennemi boşuna mı yarattık” şeklinde bir mana olabileceğini düşünüyorum. Allah ve Allah’ın dini böyle bir şey olmalı. Din meseleye böyle bakıyorsa (ayetlerin mealinden ben böyle bir şey çıkarıyorum) din insanlığın kurtuluşu için gelmemiş gibi. Bu, Allah’ın bir sistemi. Doğru ve güzel şeyleri yapın (emrediyorum) ama zaten yapamazsınız; çünkü ben sizi kötülüklerden uzak duramayacak şekilde yarattım (akıl ve irade verdim ama içinize bunlarla baş edemeyeceğiniz nefis diye bir şeytan koydum)

Kadere karşı çıkıyoruz ama aslında kader bizi kurtarıyor; çünkü kader böyle; yani iyilikler de kötülükler de olacak (her türlü suçu işleyeceksiniz, tövbe edecek yeniden işleyeceksiniz. Kötülüklerden uzak durmaya çalışacaksınız, kötüleri engellemeye çalışacaksınız; biraz başaracak çoğunu başaramayacaksınız. Öleceksiniz, yaralanacaksınız, ağlayacaksınız, gözyaşı ve kan akacak)  Yani Allah’ın kaderi sürecek; çünkü Allah öyle istiyor.

Biliyorum, bunları okuduktan sonra hepiniz büyük hayal kırıklığı ve umutsuzluk yaşıyorsunuz (Tabii ki söylediklerime inananlar. Allah’ın izniyle dünyanın bir gün düzeleceğini, iyilik ve doğruluğun hâkim olacağını düşünenler hariç tabi) Allah’ın izniyle düzelir de Allah’ın böyle bir takdiri, iradesi yok ki. Allah benim düzenim böyle diyor.

Kaderi kabul ettiğiniz zaman işiniz kolay; asıl kader diye bir şey yok insan kendi kaderini kendi çizer; iyilik de kötülük de bizim elimizde dediğiniz zaman zorluk başlar. Çünkü dediklerin olmaz, hayatına kendin yön veremezsin (Dünyanın haline bak, yön verebiliyor musun? IŞİD’in kellesini kestiği kimse de senin gibi düşünüyordu) Ve IŞİD’ler hiç bitmeyecek gibi… Ve dünyadaki hayat sanki bir kader gibi.

Hani eski Türk filmlerinin pragmanında “Aşk, ölüm, entrika, macera… Hepsi bu filmde” diyordu ya işte dünyadaki yaşam da yaratan tarafından böyle kurgulanmış gibi. Gibi diyorum çünkü bu söylediklerime tam olarak inanmıyorum; şüphelerimi yazıyorum. Yani böyle olabilir. Günah var, cehennem var; niye? Çünkü dünyada kötülükler olacak. Madem bu bir kader, madem kötülükler olacak bizler niye kendimizi kasıyor, doğru insan olmak için k…ımızı yırtıyoruz. Allah iyiliği emretmiş ama kötülüğü de yaratmış; napayım iyi olacak kadar güçlü değilim. Hem iyilik bedel istiyor, ben rahatıma düşkünüm, kendimi sıkmak istemiyorum. Elimden geleni yaparım ama başaramıyorsam da… Ya da günahkâr yaşamayı tercih eder cehenneme razı olurum.

Ya sen manyak mısın Korkut, ne biçim konuşuyorsun! Asıl siz… On binlerce yıldır Allah’ın dünyasındaki hayat bir türlü değişmiyor, napayım! Ben de kadere bağladım!(psikopata bağladım anlamında) Demek ki böyle bir kader var. Allah’ın dini iyiliği emrediyorsa bu dinin mensuplarının hali ne böyle! Onu da bırak bizler dinin içinde daha rahat oluruz. Allah’ın gölü geniş, inanan, inanmayan, putperest, it perest… Allah’ın dinini beğenmeyen pek mi iyi sanki… Allah’a tabi olalım ama kafamıza göre yaşayalım. İsteyen hidayet için uğraşsın cennete gitsin. Gerisi yapabildiği kadar yapsın. “Şunu da yapacaksın, şu kadar yapacaksın…” diye insanları germeyin, sinir etmeyin adamı… Varsa kaderimizde IŞİD’de vursun kellemizi anasını satayım! Ben bu kadar olabilirim! Daha fazla kendimi zorlayamam! Hem zorlamak da istemiyorum zaten. Ne dinin sevabı, ne de insanlığın onuru umurumda değil. Üç günlük zevki âlem kardeşim! Cennetmiş, cehennemmiş bana ne! Benim dünyayı düzeltmek gibi bir derdim yok.

Not; Bu yazı Kerim Korkut ideallerine uygundur.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan çok şey düşünebilir. İşin özü, o istemedikçe din dahil, hiç bir fikir ve ideoloji insanı değiştiremez. Dindar görünmekle dindar olmak arasında fark vardır. İnsanlar genellikle dindarları değil, dindar görünenleri tanırlar. Çünkü dindarlar köşelerine çekilmiştir. Dindar görünenler ise, camianın rantını yeme peşinde oldukları için her daim ortadadırlar. Dinlerin insanları değiştirip dönüştürmek gibi bir iddiası yoktur. Onlar yalnızca insanları, hayra, iyiliğe çağırır, kötü fiillerden uzak durmalarını öğütlerler. Uyup uymamak insana kalmıştır. Her insan, kötü olanın ve kötülüğün zararlı olduğunu bilir ama çıkarı gerektirdiği için bundan vazgeçmek istemez. Yani kötülük (kaderle ilgili) mecburi bir eylem değil, iradi bir yöneliştir. Dünyada kötülüğün olması insan için geçerli bir mazeret değildir. İradesini kullanarak iyi ile kötü arasında seçim yapabilir. İşte hesap ta bu seçimi hangi yönde yaptığınla alakalı olacaktır.

Hüseyin Atacan 
 29.10.2014 15:10
 

Merhaba Kerim Bey...Çalıp çırpmanın, üçkağıtçı olmanın, ahlaksızlığın, adam öldürmenin ya da öldürmemenin "dinle" ya da "inanıp inanmamakla" ne ilgisi olabilir ki?...Bunlar insanın doğasıyla ilgili şeylerdir. Öyle değil mi? Selamlar.

cdenizkent 
 29.10.2014 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6040
Toplam yorum
: 14997
Toplam mesaj
: 283
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster