Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
649
 

Ateş olmayan yerden duman çıkar mı?

Ateş olmayan yerden duman çıkar mı?
 

Türkiye, cumhuriyet tarihinde: seçimle işbaşına gelmiş hiçbir parti liderinden, hükümet kurmuş bir başbakandan; görmediği demokrasi dışı teokratik, hukuksuz fiil ve eylemelere şahit oluyor.

Başımızda şaşkın ördek gibi tersine yüzen, ne derse aksini yapan bir iktidar var!

Türkiye’nin “Ali” menfaatlerini yok sayan bir kabine,  onun başında demokrasiyi içine sindirememiş Osmanlı hayranı, Padişah tutkunu, kendini vezir-i azam sanan Demirel’in deyimi ile “Hükümetin başı”…

Sizde  “MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu’nun TBMM’sinde Milletvekillerine dinlettiği;  “Başbakan Erdoğan'ın internetedüşen Habertürk ile ilgili yeni ses kaydını”  dilmemiş olmalısınız.

Halaoğlu’nun, TBMMGenel Kurulu kürsüsünde Ipad'inden dinlettiği: “Erdoğan’ın bir Televizyon yöneticinden “MHPlideri Devlet Bahçeli'nin konuşmalarının altyazı olarak kaldırılmasını istemesi” bir skandal değil mi?

 Yıl “1972-1974 “!

Amerika Birleşik Devletleri'nin başkentinde gelişen ve Başkan Richard Nixon'ın istifa etmesiyle sonuçlanan Watergate skandalını hatırlayanınız var mı?

Halaçoğlu’nun dinlettiği ses kaydı “Watergate” kadar skandal ve gerçekten demokrat olan bir lider için utanç duyulacak fiil.

Ses kaydı içeri ile “Watergate skandalı” içeriği farklı olabilir. Ancak her iki olayın ortak bir yanı var! Her iki skandal da demokrasi ile taban tabana zıt.

Bir ABD başkanı demokratik kuralların dışına çıktığı, hukuksuz bir fiile bulaştığı için istifa ederken bizim ileri demokrasi çığırtkanlarımız hiçbir şey olmamış gibi koltuklarına yapışıyor ve de hiçbir şey olmamış gibi Milletin huzuruna çıkıp ahkâm kesmeye devam ediyor.

Sahi Türkiye kimin kızından daha aşağı?

Bizde demokrasinin yazılı kuralları ve de teamülleri neden işlemiyor?

Mevcut iktidarın tasını tarağını toplayıp arkasına bile bakmadan kaçıp gitmesine neden olacak bir başka haberi de Taraf gazetesi manşetine taşıdı.

Buyurun haberi birlikte okuyalım!

“Taraf gazetesi, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Meclis kürsüsünden dile getirdiği Binali Yıldırım hakkında hazırlanan 241 sayfalık fezlekenin ayrıntılarına ulaştı.
Toplam 241 sayfadan oluşan fezlekede Binali Yıldırım, Başbakan Erdoğan’ın talimatı ile Hükümete yakın iş adamlarından 630 milyon dolar para toplamakla suçlanıyor. “
şu yoğurdun bolluğuna bakın! Asgari ücretlinin eline hala 1000 Tl geçmezken fezleke sayfalarında milyon dolarlar uçuşuyor.

241 sayfalık fezlekeyi merak edenler, Taraf gazetesini açıp okuyabilir.

17 Aralıktan beri ortalıkta dalaşan: yolsuzluğun, hırsızlığın kasetleri, filmi, tanığı, itirafı ortalıkta kol geziyor.  

Devlet yönetimine talip olan insan bu kadar pişkin olabilir mi? Milleti avanak Avni yerine koyar mı?

Hatırlatmak isterim “ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ” atasözü biz Türklere ait.

Hangi din, hangi mezhepte “yetim hakkı yemek helal” insan merak ediyor.

Hem dindar hem muhafazakâr olduklarını iddia edenler Allah’ı kandıramayacaklarını bilmeli.

Son noktayı Hoca Ahmet Yesevi’den “Vahdet küpü açıldı, meyhaneye girsem ben; Bir kadeh içip şu meyden mest ve hayran olsam ben.” Beyit’i ile koymalıyım. Belki din alıp din satanlar ibret alır.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar. Hala uyanmayan, ya da uyanmak istemeyen, ya da üstüne kondurmayan vatandaşımız hak ettiğiyle yönetiliyor da kurunun yanında yanan yaşların suçu günahı ne diye sormaktan kendimi alıkoyamıyorum. Sonuç olarak kurusuyla yaşıyla bu durumdan millet olarak bizler sorumluyuz. Ne zaman aklı başında bir millet oluruz bilemiyorum. Aklımızı başımıza devşirdiğimiz de çok geç olmasa bari. Eskiden anne ve babalarımız, çocuk iken yaptığımız yaramazlıklarımız da ya da zararı kendimize dokunan davranışlarımızda bizleri şöyle azarlardı: "El, akıl üleşirken siz neredeydiniz?" Şimdi Türk milletine aynı suali sorabilir miyiz? Selam ve dualarımla. Üleşmek: Yöre ağzı bir fiil. Karşılığı paylaşmaktır.

Recep Altun 
 07.02.2014 11:14
Cevap :
Recep bey Merhaba! Biz seninle aynı dili konuşuyoruz. Bizim köyümüzde de üleşmek çok telaffuz edilen bir kelimedir. Aslında ben Türk Milletine ben kabahat bulmuyorum. Atatürk sezgileri, kehaneti olan bir lider. O bu Millet için Zeki demişse, çalışkan sıfatını layık görmüşse mutlaka bir bildiği vardı. Bizim Sıkıntımız Türk Milleti değil ki, onun önüne düşecek, arkasından sürükleyecek gerçekten aynı kanı taşıyan lider olmamasıdır. Bu gün Twitteer da bir üye yazmıştı Türk'ü Türk yönetmeli diye. Ne kadar haklı olduğunu her geçen biraz daha anlayacağız diye düşünüyorum. Siz de bilirsiniz Osmanlı hanedanları bilinçli olarak Türk'ü devlet yönetiminden uzak tutmuş ve Devşirmelerle devlet yönetiş. Cumhuriyet döneminde de bu gelenek değişmedi. Hala Türk devlet yönetiminde yok! Özellikle de AKP içinde "Ne Mutlu Türküm Diyebilene" diyen vekil bile yok. Bizim sıkıntımız burada. Türk Anası Mutlaka Türk'ü yönetecek bir lider doğuracaktır. selam ve saygılarımla.  07.02.2014 13:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 383
Toplam yorum
: 154
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 413
Kayıt tarihi
: 27.08.07
 
 

Karanlığın düşmanı Işık! Gecenin zifiri karanlığı, şafak sökerken yerini, ufukta yükselen Gün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster