Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
324
 

Atılan pas gol oldu...

Genelkurmay Başkanlığı 23.30 sularında internet sayfasında bir basın bildirisi yayımladı. İçeriği ile ilgili birşey yazmaya gerek yok, isteyen internet sayfasından okuyabilir.

Aylardır Ak Parti ye cephe alanlar, olduk olmadık bütün yolları deneyerek Cumhurbaşkanlığı seçimini engellemeye çalışanlar bütün bu söylemlerinin içine , arasına , hatta acık seçik özünde TSK ya açık çağrı yaptılar.

Önce dediler ki " biz müslümanız, alet mi var bu değelerimizi ölçecek " , sonra da onlar laik değil dediler. Kendileri ölçtüler ama. Ölçüm aletleri varmış demek ki.
Tek ortak noktaları , Hükümeti , Meclisi meşru saymayarak, TBMM nin sececeği Cumhurbaşkanını halkın Cumhurbaşkanı olmadığını halka değil , Kurumlara şikayet ederek çözüm bulma yolunu denediler. Halka şikayet yeri sandık tı ve bunu beklemediler. Çünkü sandığa da aslında güvenmiyorlar.

Bu feveranlar, bu S.O.S. ler nihayet karşılığını buldu ve TSK "biz buradayız ve bizde öyle düşünüyoruz" dedi.
2002 de bu seçimin meşru olmadığını, halkı temsil etmediğini, bu meclisin sececeği Cumhurbaşkanı nın halkı temsil etmeyeceğini neden söylemedi Sayın Deniz Baykal. Neden o zaman yapılmadı Demokrasi ve Cumhuriyete sahip çıkma mitingleri.

Artık bu noktaya kadar gelindi. Şimdi herkesin ama herkesin şapkasını önüne koyup düşünme zamanı hatta anı gelmiştir.
Ak Parti Cumhurbaşkanlığı konusunda yanlış bir seçim yaparak , işaret edilen, sonucu belli olan bir gerginliğin tırmanması trendinin devamına yardımcı olmuştur. Evet bazen Demokrasilerde de demokratik haklar kullanılamıyormuş, bunu daha önce idrak edebilmelilerdi.

Meclis, 2. ve sonraki oturumlarda Ak parti milletvekilleri de oylamaya gelmeyerek , ilgili Anayasa hükmünün uygulanmasını sağlayarak seçime gitmenin yasal yolunu açabilir. Dolayısıyla hukuki altyapıda sağlanmış olacaktır.

Peki bundan sonra neler olacak. Oy kullanmak bir vatandaşlık görevidir nasıl diyecek bu partiler? Mecliste oy kullanmak bir görev değilmiydi?

Bu ülkenin gercekten Sosyal Demokratları, gercekten Atatürkçü, ilerici, Çağdaş olanları hangi partiye nasıl güvenerek oy verecekler. Demokrasiyi savunan partilerimiz Demokrasi işlemesin diye ellerinden geleni yapmakla kalmayıp, bir yandan da TSK ya şikeyet etmekten, hatta daha öteye gidip "Kontağı cevirmeliler" demeye kadar götürdüler.

Herkes arkalarında olurdu ; Seçimde sandık başına çağrısı yapsalardı, iktidara aday olsalardı, Anayasa değişikli ile Cumhurbaşkanının süresini 6 aya , 1 yıla indirip , secim sistemini değiştirip yeniden düzenleyeceğiz deselerdi, Bu ülkeyi sandıkta bize emanet edin deselerdi, Biz bunu yapıcaz, bunları yapmıyıcaz deselerdi, Telekom u geri alacağız deselerdi, o parti muhtemelen % 45 lerle iktidar olurdu.

Ama tercihleri şikayet etmek oldu, emekli generallerden yardım istemeye kadar gittiler. Programlarda yanlarından ayırmadılar.
Alternatif Sosyal Demokrat haraketin tam zamanı bence. Onlar artık partileşmeliler. Çagdaş, Demokrat, İlerici ve Halkına güven veren.

Buyrun şimdi, taşı o kuyuya siz attınız siz çıkarın.

Saygılarımla,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 664
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun, siyasi , ekonomik ve konjüktürel gelişmeleri birlikte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster