Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
878
 

Atlantis’in son seferi…

Atlantis’in son seferi…
 

Resim internetten alıntı


Atlantis: Sağ salim dünyamıza geri döndü. Emekliye ayrılacak ve emeklilik dönemini; kendisine ve diğer kardeşlerine tahsis edilecek bir müzede geçirecek.

N24 TV kanalını izledim; aklımda kalanları okurlarımla paylaşmak isterim. Bana ilginç gelen detaylar: Uzay gemisi piste iner inmez kapıları açılmazmış; önce dışardan sıkı bir kontrolden geçmesi gerekirmiş.

13 Gün sonra açılacak bu kapıdan dışarı hücum edecek havanın; pis kokusuna dayanmak oldukça zormuş ama içerdekiler nahoş kokuların pek farkında olmazlarmış.

Seyahatin en kritik bölümünde (Atmosfer girişi ve hemen ondan sonraki zaman bölümü “Black Out” = Sürtünmeden kaynaklanan aşırı sıcaklıktan dolayı “NASA” ile iletişimin kesildiği anlar) Yolcuların: Her ne kadar gözü pek; cepleri hazineyi anımsatsa da; genellikle stresten olsa gerek; Can Bebe veya Prima adı altında tanınan sağlıklı (hijyenik) ürünlere ihtiyaç duyarlarmış.

XXL serisinden…

Uzay gemisinin iniş ritüeli de ilginç sayılır.

1) Oto pilot

2) Pilot

3) Komando

Üç seçenekten biri iniş için devreye girermiş.

30 senedir “Oto pilot” o şerefe hiç nail olmamış.

Adı pilot olmasına rağmen; yedek araba lastiği gibi bagajda bekletilen “Pilot” da…

Adettenmiş; Komando(baş sorumlu) Uzay gemisini dünyaya kavuşturma şerefini kimselere bırakmak istemezmiş.

21 Temmuz 2011 Perşembe günü Atlantis’in son seferinde de bu görevi “Komando” üslendi.

300.000 Milyon Dolar yıllık geliri olan NASA: Uzay seferlerinden kolunu kanadını çekiyor ve “Uzay yolcu taşımacılığını” özel şirketlerin eline bırakıyor.

Uzmanların yorumlarına göre; Hindistan, Çin veya Avrupa’dan yeterince maddi destek yağarsa; ortak çalışmalara da “Hayır olmaz” yanıtını vermeye de niyetli görünmüyor.

Hayırlısı olsun diyelim. Bakalım görelim zaman ne gösterecek.

Ayakları yere basmayan dünya için ne fark edecek?

Ha unutmadan eklemek istediğim bir husus daha var.

Hani şu uzay yolcuları var ya; onların kameralarını ellerinden alabilmek için özel görevliler çıkış kapısında çok dikkatli bir şekilde nöbet tutmak zorundalarmış.

Yer çekiminin yokluğuna çar çabucak adapte olan seyyahlar: Yolculuk boyunca; eşyaları birbirlerine fırlatmayı pek bir sevdiklerinden; çıkışta da bu alışkanlıklarını devam ettirdiklerinden…

Ayrıca yürümeyi kısa vadeli de olsa başaramadıklarından; sedyelerle dışarı çıkartılırken; ellerinde ne varsa fırlatmaya devam ettiklerinden ötürü; nöbetçilere epeyce bir iş düşüyormuş.

Kara deliklere düşse de uzaya çıksa da değişmez.

Benim bildiğim dünyalı fırlatır.

Dünyalı kalır.

21 Temmuz 2011 Perşembe

Alev Meisel/İnternetli Köy

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster