Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '09

 
Kategori
Atletizm
Okunma Sayısı
1773
 

Atletizmin renkleri, Owens ve Luz

Atletizmin renkleri, Owens ve Luz
 

Owens ve Luz, 1936 Berlin Olimpiyatları sırasında yan yana.


Jesse Owens'ın Atletizm branşında 4 altın madalya birden kazanarak yıldızlaştığı 1936 Berlin Olimpiyatları'nın üzerinden koskoca 73 yıl geçti. Almanya'nın başkenti Berlin, bu kez de 2009 Dünya Atletizm Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak. 15-23 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek şampiyonada, yaklaşık 200 ülkeden sporcular, 47 branşta madalya mücadelesi verecekler.

Hitler'in, Alman atletlerle bir gövde gösterisi yapmayı planladığı ve Ari ırkın üstünlüğü propagandasına sporu alet ettiği 1936 oyunlarında, Afro-Amerikan kökenli atlet James Cleveland “Jesse” Owens, 7 gün içinde 100m, 200m, uzun atlama ve 4x100m branşlarında kazandığı 4 altın madalya ile yalnızca Atletizm'e değil, tüm Olimpiyat oyunlarına damgasını vurmuştu. Adidas'ın kurucusu Adi Dassler, oyunlar öncesinde Owens'ı ziyaret ederek onu müsabakalarda bu marka ayakkabıları kullanmaya ikna etmiş, ve böylece Owens sponsor desteği alan ilk siyahi atlet olmuştu.

1936 Berlin'inde siyahi atletler, oyunları düzenleyen organizasyonun hükumeti tarafından, aşağılanıp hor görülürken Owens'ın bir şampiyon olarak zaferle ABD'ye döndükten sonra başına gelenler de hiç hoş değildi. Berlin'de bulunduğu sırada beyazlarla aynı otelde kalabilen Jesse Owens, New York'ta onuruna düzenlenen bir eğlencede kalacağı oteldeki odasına ancak yük asansörüyle çıkabiliyordu.

Beyaz Saray'ın davranış biçimi ise; Owens'ın daha sonra açıkladığı üzere, onun en çok yadırgadığı olay olmuştu. Başkandan, yarışmalar sırasında tebrik mesajı dahi alamayan Owens'ın başarıları, Roosevelt ve Truman dönemlerinde tabiri caizse yok sayıldı. Siyahi atletin hakkı, ülkesindeki en yüksek kurumca, ancak 1955 yılında -Başkan Eisenhower döneminde- “Spor Elçisi” olarak adlandırılarak teslim edildi.

Sene 2009... O günlerden bu yana dünyada pek çok şey değişti. Şimdi Beyaz Saray'da bile tarihte ilk kez siyahi bir başkan var artık. Naziler ise tarihten silineli onlarca yıl oldu.. Ve Atletizm'de dünyanın en iyi atletleri bir kez daha Berlin Olimpiyat stadında kozlarını paylaşacaklar.

Dünya Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) ve Berlin Organizasyon Komitesi, bu seneki şampiyonada, 1980 yılında akciğer kanserinden ölen Jesse Owens'ın resmi programda anılacağını açıkladılar. Ancak bir kişi daha var ki, o da Owens ile birlikte 2009 Dünya Atletizm Şampiyonası'nda onurlandırılacak.

Bu isim ise, 1936'da uzun atlamada Owens'a rakip olan, ev sahibi ülkeden Luz Long. Gerçek adı Carl Ludwig Lutz Long olan, olimpik gümüş madalya sahibi Alman atlet, 1936'daki uzun atlama finalinde ilk iki hakkında faullü atlayan Owens'ın yanına giderek, ona atlayışı sırasında koşmaya daha geriden başlaması gerektiği konusunda tavsiyede bulunmuştu. Luz'u dinleyen Owens da 3. hakkında kalifiye olmayı başarmıştı. Elemelerde Olimpiyat rekoru kıran Luz Long'u final atlayışlarında geçen Jesse Owens, uzun atlamada da altın madalyaya uzanmıştı. Long, rakibine zaferi getiren bu sportmen davranışı ile, daha sonra Baron Pierre de Coubertin madalyası ile onurlandırıldı.

Berlin'den 4 madalya ile dönmesinin ardından, yaşamı boyunca Almanya'da hep popüler kalmayı başarmıştı Jesse Owens. Sağlığında, Alman okullarında okuyan çocuklardan sayısız mektuplar alan ABD'li atletin adı, 66 yaşındaki ölümünün hemen ardından, Berlin'de zaferleri kazandığı stadyumun güney girişi önündeki sokağa verilmişti. Önümüzdeki günlerde başlayacak olan 12. Dünya Atletizm Şampiyonası'nda, ABD kafilesi de Owens'ı yansıtan bir forma dizaynıyla mücadele edecek.

22 Ağustos'ta düzenlenecek olan uzun atlama finalinin madalya seremonisinde, 73 yıl önce stadyumu kol kola terk eden bu iki yıldızın yakınları; Owens'ın torunu Marlene Hemphill Dortch ve Long'un oğlu Kai Long sahneye çıkarak kazananlara ödüllerini verecekler. O günün koşullarında bir araya gelmeleri imkansız gibi görünen bu iki insanın, temelleri 1936'da kurulan dostluğunun, taşıdıkları olimpik ruh ile günümüze kadar nasıl canlı kaldığına şahit olacağız. Bir kez daha sporun birleştiriciliği, dünya barışı için umudumuzu tazeleyecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 991
Kayıt tarihi
: 15.05.07
 
 

Yazmayı severim. Diğer yazılanları okumayı da... Güncel olayları takip edip, fikirlerimle kamuoyunda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster