Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
504
 

AVM' lerden uzak durun !

AVM' lerden  uzak durun !
 

www.sechaber.com.tr. AVM' lerden uzak durun!


AVM'lerden uzak durun!

Türkiye,  ithal edilen ucuz, niteliksiz ürünlerle çöplüğe döndü.

Eskiden her aradığımızı bulamıyorduk; ama bulduğumuz ve aldığımız bir ürünü de yıllarca kullanıyorduk.”Gümrük Birliği”ne girince 77 milyonluk Türkiye, özellikle teknoloji, sanayi hatta tarım ürünlerini pazarlamak isteyen ülkelerin iştahını kabarttı. Kapalı ekonomi daha mı iyi, diyeceksiniz. Hayır, iyi değil.1989’da çocuklara emekli olunca araba alacağım, dedim. O yıllarda, yerli iki firma var. Birine,500 TL. yatırıp sıraya girdik; iki ay sıra bekledik; iki kez zam geldi. Ya şimdi! Parası olan için her fiyata, her türlü özellikte arabalar taksitle. Cep telefonlarına ne dersiniz? Her gün bir yenisi çıkıyor. Çoğu kişi, özellikle de gençler, hemen yeni modellere koşuyorlar. Ben, yıllarca önce 80 TL’ye aldığım bir telefonu eşimle birlikte kullanıyorduk; sonunda eşime, videosu, İnterneti olan ve fotoğraf çeken bir cep telefonu aldık; ama ne İnternetini kullanıyor, ne de e-mail çekiyoruz. e-mailleri benim ucuz telefonla çekiyorum. Yazlıktan İsviçreli ekonomik durumu çok iyi olan bir komşum var, o da benim cep telefonuma benzer bir telefon kullanıyor. Bu durumda, siz çağdışı mısınız, diyenleriniz çıkabilir.

Kuşkusuz, teknolojinin nimetlerinden yararlanmak güzel de “Açlıktan nefesi kokanlar” bile en yenisine, en pahalısına koşuyor. Cep telefonlarının bir de akıllıları var. Fiyatları 500 -2200 TL arasında değişiyor. Daha yenileri,2015’in ortalarına doğru çıkacakmış; çıkmadan almak için sıraya girenler de sanırım vardır. Birileri, sana ne kardeşim, insanların parası var alıyor, diyebilir. Bence akıllı olan kullanan ya da tüketen değil, üreten. Üretmeden tüketiyoruz. Tüketim toplumu olduk. Her şeyi ithal ediyoruz, aklınıza ne gelirse. Muz, ceviz, mercimek, pirinç (GDO ’lu) ,şeker (şeker kamışından üretilen)…bunların çoğu da gümrüklerden yeterince denetlenmeden geçtiği için toplumda kanser gibi ölümcül hastalıklara yol açıyor.

Besin maddeleri böyle de günlük kullandığımız, giydiğimiz eşyalar çok mu sağlıklı. Değil. Oğlum, bana oldukça pahalı marka bir spor ayakkabı aldı. Giydim, kısa bir yürüyüşe çıktım. Eve geldim, bir de ne göreyim ayağımın damarları şişmiş. Hani, aldığı bir ayakkabı nedeniyle ayağı yara olan bayanı anımsadım; tedirgin oldum. Bir daha giymemeyi düşünüyorum.

Günümüzde artık, o güzelim el örgüsü Hereke, Bünyan, Lâdik, Kula, Aksaray, Isparta… halılarını kullananlar azaldı. Çocuklarımız o halıların üzerinde oynayarak büyüdüler. El dokuması halılar atılıyor; akrilik, naylon karışımı makine halıları alınıyor.

İthal ev eşyalarının çoğu da dayanaksız. Kuşadası AVM ’nin birinden bir ekmek yapma makinesi aldık. Birkaç kez ekmek yaptık; bozuldu. Kışın orda olmadığımız için garanti süresi doldu, tamir ettiremedik, çöpe attık. Aynı AVM’ den  aldığımız set üstü ocak da bozuldu, onu da çöpe atacağız.

Ankara Ticaret Odası Başkanı’na göre ise AVM’ ler ülkeye çağ atlatmış. Çağ atlama, dayanıksız tüketim mallarını, kredi kartlarıyla satmaksa evet Türkiye, tüketimde çağ atladı. Sonunda da bu ülkede herkes borçlu. Harcamasını, hesapsız yapanlar, bunalıma düşüyor. Ne demiş atalarımız:

  • “Hesapsız kasap ya bıçak kırar ya masat.”
  • Işığını akşamdan önce yakan sabaha çırasında yağ bulamaz”.
  • Ayağını yorganına göre uzat.”         

Bir de 1-2 TL’ küçük ev aletleri, kokulu kalemler (sağlıksız) var. Küçük ev aletlerini kullanmaya fırsat bulamıyorsunuz; çünkü hemen bozuluyor. Kalemler de yazmıyor. Bunlar da çöpe gidiyor. Ev araç ve gereçleri için alınan ucuz ithal piller araçları bozuyor; hem de iki günde tükeniyor. Bunlar da çöpe. Bir taraftan verdiğiniz paraya acıyor; diğer taraftan savurgan bir toplum olduğunuza, çevre kirlenmesine üzülüyorsunuz.

Bizim çocukluğumuzda “Yerli Malı Haftası” olurdu. Slogan da şuydu: “Yerli malı, yurdun malı; her Türk onu kullanmalı.”Ne yazık ki alışverişte çok kişi yerli olup olmadığına bakmıyor.”Türk” ve “Türklük” sözcükleri de son yıllarda siyasal erkçe, birtakım çevrelerce kullanılmaz oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıda katılmadığım noktalar var. AVM olgusuna hiç olmasın tarzında bakmak mesela...

Kerim Korkut 
 29.06.2015 21:01
Cevap :
Kerim Bey,ben de AVM'ler olmasın demek istemedim;ama insanların zamanlarını buralarda geçirmelerini,gereksiz alışveriş yapmalarını doğru bulmuyorum.Buralarda tüketici toplum olduk.Oysa,eskiden bakkallar vardı. Gereksinmemiz kadar alırdık.Ayrıca,buralar kapalı,havasız alanlar.Selamlar.  30.06.2015 20:30
 

Çok önemli bir konuya değinmişsiniz elinize saglık. Selam ve saygılar.

Berrakça 
 25.03.2015 12:21
Cevap :
Canan Hanım,ilginize teşekkür ederim.Selam ve saygılarımla.  25.03.2015 16:37
 

En çok da yerli malı haftasını sınıfımızda kutlardık.O bilinç yerleştirilmişti.Ucuz ve boldu,organikti.Hormonlu ve GDO lu ürünler dolu her yerde...AVM lerde ise çoğu yabancı şirketler iş yapıyor.Kazanılan paraları da dolara üzerinden ülkelerine götürüyorlar.Yabancı bankalar da öyle.Küresel ekonomi yutturmacasıyla emeryal sömürünün bir başka şekli...Elinize sağlık Hüseyin bey.Önemli güncel bir konuydu.Selamlarımla.

Abbas Oğuz 
 21.03.2015 2:25
Cevap :
Abbas Bey, Küreselleşme,emperyalist güçlerin çıkarına işliyor. Sadece,AVM değil.Mahalli ürünlere de güven kalmadı.Siz de televizyonlardan izliyorsunuzdur.5 kg bal 100TL nasıl oluyor,anlamak zor.20-22 tarihleri arasında Ankara Atatürk Kültür Sarayı 'ında Rizeliler günü vardı,gittim.Orada kg 50-100 TL arası.Bu denli pahalı olan doğal mı? O da belli değil;çünkü ellerinde doğal olduğuna ilişkin bir belge yok.Diğer ürünler de öyle;üstelik açıkta satılıyor.Hiçbir denetim yok.Ondan sonra gelsin hastalıklar.Sahipsiz bir ülke.Hani bir liberal ekonomi söylemi vardır:"Bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler."Bu söz de ülkemize ne kadar uyuyor,bilmiyorum!Benim anladığım,herkesin keyfi gibi hareket etmesi değil;ekonomideki rekabeti öneren bir söz.   21.03.2015 16:20
 

Birbiriyle büyüklük yarışı yaparak açılan AVM ler küçük esnafa ve "Yerli malı" kavramımıza büyük darbe vurdu. Yalnız bizim tutumlarımız da çok masum sayılmaz, sadece görmek için gittiğimiz mekanlardan boyumuzu aşan alışveriş tutarlarıyla ayrıldık, biz ailece fazla gitmiyoruz mahalle bakkalımız diğer esnafımız çok değerli bu anlamda hem çalışanlar hem de küçük esnafı düşünerek bir gün tatil edilmesi konuşuluyordu bir ara tamamen yok olmaları zor artık. Elinize sağlık saygılar

Cemile Torun 
 19.03.2015 23:55
Cevap :
Cemile Hanım,doğru diyorsunuz,AVM' ler küçük esnafı yok etti.Küçük esnafta yöresel ürünler bulabiliyorsunuz. AVM' ler öyle mi? Hep tekdüze,birinde ne varsa diğerlerinde de aynı ürünler.Üstelik,havasız yerler olduğu için grip gibi salgın hastalık mikroplarını barındırıyorlar.Dayanıklı ev eşyalarını almak için gittiğimiz oluyor;ama genellikle uzak duruyoruz.İlginiz ve katkınız için teşekkür eder;selam ve saygılarımı iletirim.  20.03.2015 13:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 340
Toplam yorum
: 1216
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2101
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster