Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
188
 

Avratlar ve Herifler Zamanı

Avratlar ve Herifler Zamanı
 

Sığır, koyun ve keçileri, atları, eşekleri vardı.


Zaman, yaşamın önemli bir boyutu.

Depomuzda biraz zaman olmaksızın hiç birimiz yaşamdan, yaşıyor olmaktan söz edemeyiz.

Biz bu dünyada şu an yaşamakta olan bütün canlılar, o boyutun açtığı yoldan akıp fiziksel çıkış kapısına doğru yol alıyoruz.

Bizden önce de kendilerine sağlanmış olan çeşitli zaman boyutlarında yaşamış sayısız insanın tamamı bu dünyadan aynı yoldan geçip, aynı çıkışa ulaştı.

Onların zamanlarının rengi, tadı, kokusu yaşadıkları süreçlerin diğer bileşenlerine de bağlı olarak bugünküne göre az ya da çok farklılıklar gösterdi.

O diğer bileşenlerden biri de mekân ya da çevre boyutu. Fiziksel ve sosyal çevre yaşadığımız zamanın iklimini etkileyen şeyler.

Farklı zamanlarda, farklı kültürlere sahip insanlar farklı ortak zeminlerde, farklı ortak dillerle konuştular; farklı değerler etrafında bir araya geldiler.

*

Doğal olarak yaklaşık yüz yıl öncesinin Anadolu’sunda da o dönemin kendisine has kültürü, gelenekleri, tatları, kokuları, bağ ve bağlantıları vardı. Günümüzde etkili olan çağdaş rüzgârlar henüz esmiyordu.

Bugün bile o rüzgârların ulaşmadığı yerlerde benzer tat ve kokular var.

O zamanlar Anadolu’nun küçük kentlerinde ve köylerinde kadınlar kocalarını herif, erkekler de eşlerini avrat olarak tanımlıyorlardı.

O günlerde ve o yerlerde herif ya da avrat birer kaba tabir olarak algılanmıyordu. Aksine doğal, sıradan ama güçlü birer tanım olarak toplum tarafından kabul görüyorlardı.

Kadınlar avrat oldukları için, erkekler de herif oldukları için mutluydular.

Onların asansörlü, kaloriferli, çok katlı evleri yoktu.

Tek katlı evleri, bahçede kuyuları, ocakları, tandırları, bol miktarda odunları, tezekleri, gevenleri, çalı çırpıları vardı.

Tarlaları, bahçeleri, sığır, koyun ve keçileri, atları, eşekleri, tavukları, ördekleri, hindileri, kazları vardı.

Televizyonları da, radyoları da yoktu ki, bilgisayardan, tabletten, akıllı telefondan, uydu bağlantılarından söz etmek için o günler henüz çok daha erkendi.

Düğünler daha geleneksel koşullarda yapılıyordu. Önceden evlenmiş herifler ve avratlar o düğünlere geleneksel rolleriyle katkı yapıyorlardı. Her yeni düğünden sonra bir yeni avrat ve bir yeni herif katılıyordu topluluğa.

Bir araya geldiklerinde ve kocalarından söz ettiklerinde kadınlar “bizim herif” diyorlardı. Benzer şekilde kahvede, tarlada konuşan erkekler de konu eşleri olduğunda “bizim avrat” diye başlıyorlardı söze.

O günlerde erkeğin en değerli varlıkları sayılırken “at, avrat, silah” sıralaması yapmak adettendi. At o günlerin arabasıydı, pek çok insan geleneksel nedenlerden ötürü silah sahibi oluyordu.

Tabii bütün bunlardan söz etmişken bir başka ayrıntıyı da eklemeden geçmek olmaz.

O günlerde insana ait doğal kimi özürler ince ifadelerle adlandırılmazdı. Aslında o özür sahipleri başta olmak üzere pek çok insan da bu durumu sıradan kabul eder, aldırmazdı.

Çolak Salih, Kel Ahmet, Kör Fatma, Kambur Nuri…

Bu tabirler biraz acıtırdı ama kullanılırdı.

*

Gün geçti, devran döndü.

Avrat ve herif sözcüklerinin kullanımı ayıp sayılmaya başlandı.

Sözcükler yontulup inceltildi. Yeni sözcükler girdi devreye. Hanım ve bey sözcükleri ile bu kavramlar makyajlanıp güzelleştirildi.

Yaşam koşulları değişti. İnsanlar daha konforlu ortamlarda yaşamaya başladı. Asansörlü, kaloriferli, doğalgazlı evler, çeşit çeşit arabalar, gelişen ulaşım araçlarıyla yapılan geziler, tatiller, dünyanın her yeriyle anında haberleşme sağlayan ve cebe sığan cihazlar girdi yaşamımıza.

İnsan yerine hesaplar ve projeler üreten bilgisayarlarla; gelişen, büyüyen; alt ve üst yapılarıyla yaşamı kolaylaştıran şehirler ortaya çıktı.

Kadın ekonomik yaşamda yer aldı, yerini güçlendirdi ve doğal olarak konumunun yeniden şekillenmesini istedi, çabaladı, gerçekleştirdi.

Ne var ki, kaba oldukları kabul edilen avrat ve herif sözcüklerinden hanım ve bey ince sözcüklerine terfi ederken, çiftlerde bu incelmenin gerçekleştiği o hassas, zayıf noktada boşanma oranları da ne yazık ki arttı.

Ömürler tıpkı geçmişte olduğu gibi zaman boyutunda akıp azalırken, tamamen farklı renkler, tatlar, kokular, sosyal bağlar ortaya çıktı.

“Avratsız” ve “herifsiz” yeni zamanlara ulaşılmıştı.

Ömürlerin uzadığı, tahammül güçlerinin azaldığı yeni zamanlara.

*

İnsana dair dönüşümlerin bir kısmı onun alın teri ve çabasıyla gerçekleşiyor. Bir kısım değişim de insan iradesi dışında ve insana rağmen gerçekleşiyor.

 “Avratlar ve herifler zamanı” bu iki değiştirici, dönüştürücü etkinin tam ortasında kalmaktan kurtulamıyor. O orta bölgede sıkışıp tarihsel sürecin artık unutulmakta olan paslı bir halkası haline geliyor.

 

23.12.2017 12:41

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı okudum.

Kerim Korkut 
 30.12.2017 13:00
Cevap :
Teşekkür ederim.   30.12.2017 18:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 236
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 225
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster