Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '09

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1247
 

Avrupa'nın ortasında, İsviçrede Türk avı

Friburg aslında şirin bir kenttir. Alt yamacından"Sarin" nehri geçer, hemen üstünde devasa katedralin hâkim oldugu eski şehirin kaldırım taşlı sokakları, pazar yeri, valilik binası ve hapishanesi vardır. Saat başı geçen trenlerin durduğu istasyon, gelişen, modern "Perol" semtini canlandırır.

1985-1991 arası Friburg'a gelen ilticaciların çoğunluğu Türkiyeden, Anadoludan. Friburgluların kendi işleriyle uğraştıkları, medeni görünüşlü oldukları gözlenebilir. Friburglular katoliktir, dinlerine bağlıdırlar, yabancıları sevmez ama düşmanlıklarını göstermez, içlerinde saklarlar. Türklerin gelişinden hiç mi hiç hazzetmeyen, onların şehirde görünmelerine tahammülleri olmayan İsviçreli beş genç harekete geçme kararı alır. Bunlar şehrin alt yamacından geçen "Sarin" nehrinin kıyısındaki marengoz atöliyelerinde çalışan çırak ve işçilerdir. Derinden hissettikleri, katolik dininin dışlayıcı etkisi ve yabancı düşmanlığı iç güdüsüne mağlup oldular. Çareyi de Türk avına çıkmakta buldular. Silahlanırlar, bıçak, base-ball sopası, zincir ve muştalarla bezenirler, günlerden de cumartesiyi seçerler.

O cumartesi günü, istasyonun tam karşısındaki "Terminus" ilticacı yurdundan iki Türk ve şehir merkezinden biraz uzaktaki "Saint-Louis" ilticacı yurdundan bir Türk buluşurlar. Aynı memleketlidirler, Doğu Anadoludan. Havanın soğuk olmasına rağmen, giydirildikleri jeans pantalon ve anoraklarla sokakta dolaşıp dertleşirlerken ölüme hedef olduklarından habersizdirler. Onları, konuşma ve giysilerinden ilticacı Türk olduklarını saptayan o beş İsviçreli genç izlemeye almıştır bile! Üşüdüler, bir cafeye sığındılar ve ilticacı yurtlarına dönüş saatini beklediler. Cumartesileri yurtların kapısı gece 12'ye kadar açıktır. Cafe'den çıktılar ve yeniden görüşmek üzere ayrıldılar. İki arkadaş "Terminus" yurduna doğru uzaklaşırken, yalnız kalan A. Yıldırım "Saint-Louis" yurduna doğru yöneldi. Valilik binasının yakınındaki kaldırım taşlı küçük meydanda birden yolunu kestiler, etrafını sardılar. Yandaki binadaki pencerelerde ışık ve insan görütüleri vardı. Beş İsviçreli yalnız kalan A. Yıldırım'a zincir, base-ball sopası ve muştalarla saldırdı. A. Yıldırım'ın sesi fazla çıkamadı*. Önce bacağına indirilen base-ball sopasıyla yıkıldı, yere çarpan kafasına ikinci ve üçüncü kez vurulduktan sonra "artık işini bitirelim" diyen 18 yaşındaki genç iki eliyle kavradiği base-ball sopasını bütün gücüyle kafasına indirdi. Kalırım taşıyla darbe arasında sıkışan kafatası çatladı. A. Yıldırım'ın gözleri dışarı fırladı**.

Türk avı başarıyla sonuçlanmış. Beş İsviçreli gence oradan uzaklaşmak kalmıştı! Öyle de yaptılar, kaçtılar.

Bu hunhar cinayete karşi sivil toplum örgütlerinden bazıları tepki amacıyla yürüyüş izni başvurusunda bulundu. Başvuruyu önce kabul eden valilik, Friburg'un alt ve merkez semtlerinden yükselen güçlü yabancı düşmanliği sesine boyun eğdi. "Yürüyüşe katılanları evlerimizdeki, ordunun verdiği beylik tüfeklerle teker teker öldürürüz"diye tehdit ettiler. Bizde "La Liberation" gazetesine, paralı ilanla, bu cinayeti takbih yazısı gönderebildik. Sonra ne oldu? Cani gençler avukatlarının tembihlerini tekrarladılar: A. Yıldırım bizi tehdit etti; kavgada kazaen başını taşa çarptı; öldürme niyetimiz yoktu... Ve yaşları 16 - 20 arasındaki İsviçreli gençlerden üçüne beraat, ikisine de iki ay tecilli hapis cezası verildi. Biçare A. Yıldırımı koruyan yoktu. Konsolosluk habersiz, yakınları ise ilgisiz. Bir yakınına soruldu "A. Yıldırım'ın haklarını korumak için dava açmak ister misiniz?". Cevabı: "Hayır, o da akşam akşam sokaklarda dolaşmasaydı"

Haydi hakkı yenmesin, vicdan azabı çekiyor olmalı ki, Friburg Katolik Kilisesi, gayri resmi yoldan A. Yıldırım'ın ailesine 20'000 İsviçre frangı gönderdi.

* Yakındaki binadakilerin bir sey duyup, işitmedikleri
** Dava ile ilgili morg raporu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 458
Kayıt tarihi
: 02.04.09
 
 

10 Şubat 1931'de Ankara'da dogdum. Ilk, orta ve liseyi "Galatasaray" Lisesinde tamamladim. Isviçre, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster