Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
381
 

Avrupa sahnesinde Türkiye ve Gençler

Avrupa sahnesinde Türkiye ve Gençler
 

Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından organize edilen ''Avrupa Sahnesinde Türkiye'' sempozyumu için Koç Üniversitesi'ndeydim. Çeşitli üniversitelerden öğrencilerin katılımıyla gençlere AB projesini anlatmayı hedefleyen 2 günlük programa olan ilgi, katıldığım benzer aktivitelere oranla daha fazlaydı.

Son zamanlarda bu tip etkinliklerde gözüme çarpan önemli detaylar var.

Birincisi artık gençler AB'ye her zamankinden daha fazla önem veriyor. Bunun alt nedenleri incelenebilir fakat en mantıklı nedenin gelecek kaygısı olacağını düşünüyorum. İkinci detaysa kız öğrencilerin yoğun ilgisi. Bunun da yine bir gelecek kaygısından olabileceğini tahmin etmek zor değil.

Nitekim açılış konuşmalarından birini yapan, Avrupa Birliği Genel Sekreteri Büyükelçi Oğuz Demiralp projeyle ilgili çok önemli bilgiler verirken konuşmasının bir yerinde ''Bu projeye sahip çıkmakla geleceğinize sahip çıkıyorsunuz'' dedi. Bu sözün gerçeği yansıtıp yansıtmadığı tartışılır fakat şurası bir gerçek ki, Türk gençliği artık kendi ülkesinden yavaş yavaş umudu kesmekte.

Program oldukça yoğun hazırlanmış. Çok önemli konuşmacıların katıldığı 4 oturum ve 1 panel altında Avrupa Birliği enine boyuna konuşuldu. Özellikle son araştırmasıyla gündeme damga vuran Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Binnaz Toprak'ın anlattıkları ve araştırmanın açıklanmasından sonra yaşananlar ilgi çekiciydi.

***

Şahsen en beğendiğim oturumsa TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AKP Eskişehir Milletvekili Murat Mercan ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen'in katıldığı panel oldu. Panelin moderatörlüğünü yapan Koç Üniversitesi İİBB Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Murat Somer önce zor bir görev aldığını söylese de sandığı gibi zorluk çıkmadı. ''One Minute'' vakası yaşanmadı.

Konu Avrupa Birliği'ydi fakat iki siyasetçi bir araya geldiğinde konudan sapmamak mümkün olmadı.

Onur Öymen'in konuşmasında yer yer AKP'ye çatması, salonu güldürdü. Özellikle CHP'nin AB karşıtıymış gibi gösterilmesinin yanlışlığını ve son zamanlarda yer alan ''Açılım'' konusunun yeni olmadığını açıkladı. Yıllardır anlattıkları konuların yeniymiş gibi anlaşılmaması gerektiğini söyledi. Murat Mercan'sa partisine gelen eleştirilere yanıt vermekte güçsüz kaldı. ''Ezber bozalım'', ''Okuyalım, araştıralım'' gibi klasik cümlelere başvurmak zorunda kaldı.

Mahalle baskısı konusunda gelen sorulara verdiği cevapta ilginçti. Mercan, partisinin genel tutumunundan farklı olarak: ''Eğer böyle bir şey varsa, bu bizim hatamızdır.'' dedi. Başka sorularda da partisinin hatalı olduğunu kabul etti. Bu siyasi bir manevra mı yoksa samimi bir görüş mü, dinleyecilere kalmış durumda.

Yine Öymen'in Kılıçdaroğlu'nun İstanbul Başkanı olacağını iddia etmesi salonda alkış aldı. Öymen yaptığı bilgi dolu sunumla bir kez daha hayranlığımı kazandı.

Milliyet Gazetesi Yazarı Osman Ulagay, NTV Eko-Diyalog programu sunucusu, Vatan Gazetesi Yazarı Asaf Savaş Akat ve Koç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ziya Öniş'in ekonomi üzerine yaptığı oturumdaysa kriz ele alındı.

3 konuşmacıda bu krizin diğer krizlerden farklı olduğunu belirtti.

Asaf Savaş Akat sık sık esprilerle ortamı yumuşatsa da krizin önemine dikkat çekti. Fakat birkaç sene içinde krizin biteceğini ve tekrar genişlemenin başlayacağını belirtti.

***

2 gün sonunda anlaşıldı ki imkan verildiğinde gençler kendilerini bilgilendirici faaliyetlere ilgi gösterebiliyorlar. Sadece Avrupa Birliği konusunda değil görüşü lehte veya aleyhte olsun gündemimizi meşgul eden konularda herkesin bilgi sahibi olması gerekiyor.

Zira, Türkiye'de Uğur Mumcu'nun o bildik deyimiyle ''Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar'' artıyor ve ortada ciddi bir kavram kargaşası yaşanıyor. Bilgisizlik ve kulaktan dolma bilgilerle bir şeyleri savunmaya kalkanlarla Türkiye ciddi bir kaos yaşıyor.

Ülkemizin Avrupa yolunda zorluklarla karşılaşsa da, en azından belli bir gençlik kitlesi tarafından ilgiyle takip edilmeye devam edileceğe benziyor.

Gelecekleri konusunda her zamankinden daha karamsar olan geleceğin yetişkinlerini bu konuda bilgilendirmek ve umut aşılamak, benzer konularda çalışan herkesin öncelikliklerinden birisi olmak zorunda.

Daha fazla beyin göçü istemiyorsak, aydınlık yarınlar için bunu yapmak zorundayız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1360
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster