Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
583
 

Avuçlarından akarken...

Avuçlarından akarken...
 


‘’Hadi gelin, korkmuyorum’’ dedikçe; sıradaymışlar meğer... Hepsi başladı gelmeye, nefes aldırmadan, bir dakika dinlendirmeden.
Şaşkınlıktı yaşananlar önce. Davetsiz misafirler değildi oysa, sen davet etmiştin. ‘’Gelin, sizden korkmuyorum’’ diyerek.Geldiler, sıra sıra dizilmiş inciler misali. Aralıksız ve peşi sıra. Sırayı ve hizayı bozmadan.
Şaşkınlıktı önce, sonra bir telaş. Çırpınmalar, çözümlere giden yolların karmaşasında ve çözümsüzlüğünde telaşın.
Korku ve panik ardından, ‘’şimdi ne yapacağım’’ diye beklerken hiç bir şey yapamadan, beklemek ve görmekti aslında olup bitecekleri. Ne yaparsan yap değişmeyen sonuçlara boyun eğmek ve kabullenmek sadece. Alışmak belki de, yeni koşullara ve beklemek sessizce. Elinden gelen bir şey varsa, hala bir umuttur diyerek yola devam çabalarında...
Yol bitmedi ki henüz, gidebildiğin kadar açık önünde. Yorulursan azıcık nefeslen, artık koşmak sadece yorar ve zaman kaybettirir; öğrendin nasılsa.
Ve bitmeye yakın yollar da varmış, senin çok yakınında koşanlarda. Şimdi bırak kendi yolunu dedi bir ses; hadi yolu bitene destek olmaya.
İşte bu; en zoru, en yoranı ve tüketeni. Tükenirken karşında bir hayat, sen sadece bir refakatçiysen yanında; yüzünde sahte gülücüklerin ve hayatının en yeminli yalanında, bir daha düşün. Düşün ki, sen de olabilirdin o yolda. Oysa senin yolun hala açık, şimdilik.
O halde, ruhun kasılmışsa artık hiç bir acı hissetmeden; bedenin dayanılmaz ağrıları yanında devam edeceksin yalanına.
Devam edeceksin yalan dünyana...
Gerçeğe ulaşmak için boşuna uğraşların ve boşuna çabaların sonu yok.
Sonu yok inci tanelerinin ...
Sonu yok avuçlarından kayıp gidenlerin.
Yine de avuçlardan akıp giderken, en değer verdiklerin (!).
Şimdi değerler mi değişti hayatında, yoksa değişen hayatmıydı her dakika.
Yaşananlar...
Ağlatmalı mı şimdi seni, yoksa hala gülümseli mi hayata inat!
Aldığın nefes gülümse dedi kendine, gülümse ki, nefesin korksun senden, geri gelsin; terketmeden.
Ama uzat elini bir daha, avuçlarından akanlara aldırmadan.
Uzat ki...
Belki tutar hayat yeniden, belki tutar sımsıkı; doldurur avuç içlerini hiç bilmediğin yeni hediyelerle...
Söyle o şarkıyı inanarak yüreğinden.
''Gülümse kaderine''

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşk kırıntıları... Kalanların ardından umutlar, sevgiler, aşklar da kalıverir bazen. Gözyaşlarıyla sulanır gidenin yolları ; toz toprak olmasın diye giden sevgili...Giden alıp götürürken hayata dair ne varsa , kalanın avuçlarında gizlenir bir garip veda ,bir o kadarda ılık bir sevda . Giden de kalan da xxxxnda torbalarına yolluk yapmıştır aşklarının son kırıntılarını. Yolun ilerisinde bir yerde nasıl olsa acıkacaklar ya !!!

Ayrıntıda gezinmek 
 25.04.2007 21:00
Cevap :
Sevgili ayrıntıda gezinmek; aslında burada aşktan çok öte şeylerden de bahsetmiştim. Ama aşk; her şeye duyulabilir dersek...Yorumun için teşekkürler. Sevgiler.  25.04.2007 22:22
 

Her şeye rağmen inadına yaşamak ve gülümsemek gerek... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 23.04.2007 15:54
Cevap :
Merhaba Meral Hanım. Evet her şeye rağmen aldığımız nefese şükrederek yaşamak ve gülümsemek...Ne kadar zor olsa da başarmak gerek. Sevgiler  24.04.2007 8:18
 

Hayat degil Deniz'ciğim sanırım ki, insanlar degişti. Ama zorla da olsa gülümsemeli hayata.. hayat tutuyor ne olursa olsun ellerimizden. Hiç ummadıgımız bir anda.. en umutsuz anımızda sıkıştırıveriyor elimize umudu ve mutlulugu. Hayat süprizlerle doludur bilirsin:))) sevgilerimle. Not: Geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum sana. Hep yanında oldugumuzu unutma.

sema öztürk 
 22.04.2007 12:17
Cevap :
Sevgili Sema'cım. Sağolun desteğiniz için. Avuçlarımdan akıp gidenlerin yerine yeni hediyeler beklemek üzere açıyorum bu kez. Boş avuçlarıma ne dolacaksa bundan sonra. Sabırla ve umutla bekliyorum hala. Sevgiler ve selamlar  22.04.2007 16:09
 

Acılarını hissettiğimi bilmeni isterim. Bu sürecin aynısını daha geçen sene yaşadım ve halen daha geceleri bu kabuslarla yaşıyorum. Yalan söyleyip durmak bir umut yaşama tutunmaya çalışan canından canına. Yüz çevirmek sorularla yüzüne baktığında. Ağrı kliniklerinden yüklendiklerini bedenine dayadıktan sonra onun mışıl mışıl uyuduğuna inandırmaya çabalarken kendini, yalvarmak pencereden görünen siyah beyaz bir kuşa, "sen bari haber et bize zaman lütfen biraz daha!". Fakat sonrasında, evet o gittikten sonra şunu öğrendiğini farkediyorsun: Bu iş bu boyutta bu şekilde bitecek. O süreçte yaşamda kalana anlatılmak istenen, gösterilen, gideceği yerdir. Herkes bunu görecek. Herkes yolunu bilecek. Sonra tesellisi de geliyor inan bana. İster beyninin sana yaptığı bir oyun desinler, ister gerçek temas. İşte o mesaj yani yitirdiğinin aslında yitmediği ve yine aslında şu anda yitik olanın sen olduğunu anlatmaya çabaladığı mesaj. İnan bana gelecek. Biran önce kavuşma temmennisini iletecek. Sevgiler.

Lale Beşe 
 22.04.2007 10:42
Cevap :
Sevgili Lale, o sorular var ya işte insanın tıkandığı nokta. Sonra yanındayken bir şey yok gibi davranıp, o kapıdan çıkınca tüm vücudu sarsmaya başlayan acı...Ve acıları dinsin artık dua etmek, kaybetme pahasına..Ancak yaşayan bilirmiş bu duyguları. Teşekkürler desteğin için. Sevgiler ve selamlar.  23.04.2007 9:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1580
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster