Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı ABDULLAH BEDELOĞLU

http://blog.milliyet.com.tr/abdullahbedeloglu

15 Nisan '15

 
Kategori
Coğrafya
Okunma Sayısı
284
 

Ay nasıl oluştu?

Ay’ın, Dünya’nın kendi yapısına çok benzer ama daha küçük bir cisimle çarpışması sonucu oluşmuş olabileceği belirtildi.
Bilim insanlarına göre bu teori, Ay ve Dünya’daki kayaların birbirine neden Büyük Çarpışma'da olabileceğinden daha çok benzediğini açıklıyor.
Teori, sonuçları saygın bilim dergisi Nature’da yayımlanan bir araştırmada ortaya atıldı. Uzmanlar, bu çalışmanın Dünya’nın uydusunun geçmişine ilişkin çok daha net bir tablo ortaya koyduğunu vurguluyor.
Teori doğru değil Dünya'nın çekirdeği var. Çarpışan dünya benzeri cismin çekirdeğinin olması halinde çift çekirdekli bir dünya olması gerekirdi
 
• Teori henüz kıtaları tam oluşmamış, atmosferi oluşmuş Ön Dünya’ya bugünkü dünya şeklinde bir gezegen çarptı, Ay ve Kızıl Gezegen'in oluşumuna sebep oldu şeklinde olmalıdır. Ancak ayın çekirdekli yapısı, volkanik hareketlilikler yine de dünyadan kopmuş parça olması konusunda tutarsızlıktır. Teori termodinamik kuralına ve Güneş Sistem'i kuramına aykırıdır. Bu bilim adamları sanırım termodinamik kuramı ve Güneş Sistemi kuramını bilmiyor. Güneş Sistemi Kuramım bir güneş sisteminde iki yıldız olamaz. Güçlü yıldız, zayıf yıldızı sistemin dışına atmadıkça sistem oluşturamaz. Yıldızlar birbirini çekmez iter. Termodinamik Kuramım yer çekim gücü dışında ısı çekim gücü vardır. Bu ısı çekim gücü uzay boşluğunun çekim gücüdür. Güneş’in çekim gücü fazladır. Halat çekme oyununa bakarsak çekim gücü çok olan az olanı kendine yapıştırır. Yapışmaması için halatın öbür ucunda bir çekim gücü olmalı zıt yönde çekmelidir. Dünyadan çok uzak Dünyadan çok büyük Jupiter’i dengede tutabilen Güneş’in iç gezegenleri kendine yapıştırması gerekir. Tek başına yer çekim ve merkezkaç kuvveti güneş sistemi oluşması için yeterli değildir. Dünyanın çekim gücü dışına çıktığımızda her hangi bir yakıt harcamaya gerek olmadan kütle çekimi en yakın gezegenin, ya da güneşin o maddeyi çekmesi gerekir. Ama öyle olmaz. Soğuk madde hareketsiz kalır. Sıcak madde ise hareketlilik gösterir. Hareketi güneşe doğru değil daha soğuk kütleye doğru olur.
Her güneş sistemi bir balon ve kalkan oluşturur. Her galaksi bir balon ve kalkan oluşturur. Güneş Sistemi balonu içindeki ısı sabiteleri, galaksi balonu kalkanı ve ısı sabitesi galaksi dışı karanlık kütlenin ısı sabitesi vardır. Karanlık kütle hepsinden daha düşük ısı sabitesine sahip olup tüm galaksi kütlelerinden daha büyük kütleye sabittir.
• KALKAN SİSTEMİ KURAMI: Her güneş sistemi, galaksi sistemi bir sistem balonu kalkanı oluşturur. Sistem sınırları olan bir varlıktır. Sınırları belirleyen kalkan birden fazladır. Güneş sistemi hem kendi kalkanı hem galaksi kalkanı tarafından korunur. Bir sistem kalkanını delmek neredeyse mümkün değildir. Çünkü yıldızlar birbirini çekerek değil iterek hareket eder.
 
• Bilim adamları termodinamik çekim gücü hesabını bilmiyor olabilir o durumda da Fizik ve Kimya bilim adamları meteoroloji verilerini laboratuvar deney verileri olarak kullanıp kısa sürede termodinamik çekim gücünü hesaplayabilir.
 
• Ön dünya ile dünya benzeri cismin çarpışması güneş sistemimiz içinde olmuş olamaz. Böyle bir şey imkansız denilecek kadar zayıftır. Daha güneşimizin olmadığı zamanda olmuş olabilir. Sistem dışı varlıklar zamanında olabilecek olaylardır.
 
İtme Teorim: Evrende yıldızlar birbirini çekmez iter. Aksi halde yıldızlar birbirine yaklaşarak birleşirdi. İki veya birden çok güneşlerin olduğu bir güneş sistemi yoktur. Dünya’mızın da bir tek güneşi var.
İtme teorisine göre de dünya ve gezegenler güneşten kopma parça olamaz. Güneş parçalansaydı parçaları bir sistem oluşturamazdı. İtme kuramına aykırıdır. Her bir parça aynı kutup parçacıklı özelliğe sahip oldukları için birbirini itecek sistem dışına atacaktır.
 
YÖRÜNGE TEORİM: Bir cismin yörüngesi, o cismin şekli, cismin hacmi içinde kütlesinin dağılımına göre değişir. Dünyamız küre, top şeklinde olup kütle yoğunluğu her santimetre küpünde eşit olsaydı, dünyamızın güneş etrafındaki yörüngesi elips olmayacak dairesel olurdu. Güneş küre şeklinde olmasa kararsız bir Güneş sistemi olurdu. Güneş çok çekirdekli olsaydı patlamalar, çekirdekleri birbirinden uzaklaştırır, Güneş çekirdek sayısınca parçaya ayrılırdı.
 
Güneş'ten düşük hızlı Dünya kendinden çok hızlı Güneş'i izleyemez, Güneş'in ardında kaybolup gitmesi gerekirken Güneş çekim gücüyle onu çekmekte onun arkada kalıp kaybolmasını engellemektedir.
 
Dünyamızın Güneş’e en yakın olduğu zaman en ağır dünya yüzeyi, çekim gücünün en yüksek olduğu yer güneşe doğru yönelir, bükülür.
Dünya'nın yörüngesi genişleseydi yıldaki gün sayısı artardı. Gece gündüz süresi değişkenliği artardı. Dünyanın yörüngesi küçülse, dünyanın kendi etrafında dönüş hızı artardı. Dünya her yıl biraz daha yaklaşsa yıl kısalırdı.
Dünyanın Güneş etrafındaki dönüş yörüngesini değiştiren bir başka unsur, sular ve magmanın devriliş dökülme yönüdür.
Güneş’in uçuş hızı Dünya'nın uçuş hızından çok olduğu için dünyanın yörüngesi ve gezegenlerin yörüngeleri Güneş’in uçuş istikameti yönünde olamaz. Güneş önde olup Dünya'yı peşinden sürükleyen bir pozisyondadır, konumdadır. Güneş’ten bir halat sarkıtıp gezegenleri onunla çektiğimizi farz edebiliriz.
Gezegenlerin yörünge istikameti sağ-sol, sol-sağ istikameti olması gerekir.
 
GİRDAP TEOREMİ
 
Gezegenler Güneş'e kuyruk olup Güneş'in hareket yönüne doğru uçmamakta, sadece Güneş tarafından sürüklenmektedir, ancak sağ ve sol karanlık kütleye doğru uçuş yapmaktadır. Güneş'in kendi etrafında dönmesi bu sırada değişen kütle yoğunluğu gezegenleri belirli bir yörüngede girdap oluşturarak döndürmüş olabilir. Gezegenlerin yörüngelerinde uçuşunu sağlayan güç Güneş'in kendi etrafında dönmesidir.
Girdap teoremine göre dünya ve diğer gezegenler füzyon enerjisiyle uçacak güçte değildir. Enerjisiz, motorsuz gezegenler uçamaz.
 
 
 
  Abdullah Bedeloğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2279
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster