Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

31 Ağustos '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
349
 

Ay ve Can

Ay ve Can
 

internetten alıntıdır


 

İstanbul dışında bambaşka bir şehirde, bir cami avlusunda musalla taşında bir tabut. Genç sayılabilecek bir yaşta biten bir yaşam. Can yakan yaşanmışlıklar, can yakan yaşanamamışlıklar, can yakan bir bitiş ve kalabalık. Hangisine daha fazla canlarının yandığını bilemeyen AY ve CAN. Başlaması mı, yaşanması mı, bitişi mi, getirdikleri mi, götürdükleri mi? Haklının haksızın artık önemini yitirdiği bir ortamda ölüm her şeyi temizliyor mu gelişiyle?  

 

AY’ın düşünceleri öyle sakin ki sessizliğin ötesi kadar da dingin ve kinden uzak, buna rağmen sesi çıkmıyor imam “Hakkınızı helal ediyor musunuz?” diye sorduğunda. İmam, AY’dan cevap gelmesini ister gibi tekrarlıyor iki kez daha ama AY hala sessiz. Yıllardır ayrı olmalarına rağmen kendisine gelen telefon geldiğinde mi hissizleşti hisleri yoksa çok daha önceden mi bitmişti hissettikleri bilemiyor. Uzaktan seyrediyor son saatlerde yaşadıklarını, biten yaşamın morga götürülmesi, yolda aklına gelen tüm düşünceler, yüreğindeki tüm sıkışmışlıklar, gözlerinde dökülmüş-dökülmemiş tüm gözyaşları, içinde yarım kalanlar, içinde vakitsiz sonlanan tüm güzellikler, iki kişilik mücadeleleri tek başına sırtlanmalar, buna rağmen yetemedikleri ve ne yana dönse yarımlıklar beliriyor karşısında. Herkes, helal ediyoruz diyor, bir tek AY suskun.  

 

Hesaplarını çoktan bitirmenin verdiği rahatlıkla sakin ama kırgınlıklarının önüne geçememiş bir ruh hali. Bu dünyada ne kendine ne bize huzur vermedi umarım gittiği yerde huzurlu olur diyor içinden sessizce AY. Adını, sebebini bilemediği bir sebeple helal edemiyor hakkını, biliyor ki hakkını helal etmezse huzur bulamayacak ama… Yaşanırken hiç geçmeyecek sandığı zamanlar nasıl da tükenmiş hızlıca, nasıl da yok etmiş zaman kendini zamanla. Bu kadar mıydı diyor kendi kendine sessizce. Ne bir göz yaşı ne bir sorgu ne de bir arayış içinde, her şey yıllar önce tükenmişti seslice. Ne söylenecek bir cümle ne de bakacağı bir göz kalmış, boşluğa bakıyor gözleri derdi sadece CAN üzülmesin. Hep yetmeye çalıştığı gibi görünmeyen kanatlarını açıyor yine CAN’ın üzerine. . AY’ın derdi sadece CAN üzülmesin.  

 

Ne yapılırsa yapılsın geri gelmeyecek yaşayamadıkları günler geri, ne yapılırsa yapılsın telafisi olmayacak yaşadıkları kötü günlerin. Onun için susuyor AY, kötü bir dilek çıkmıyor dudaklarından ama yine de helal edemiyor hakkını. Başın sağ olsun AYCAN, başın sağ olsun CAN.  

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve sen aslında o acıyı daima besleyip, yeri geldikce tozunu alıp, havalandırıp, daima saklıyorsun. Telafisi edilmesi gereken tek şey YÜREĞİ ni hapsetmemektir, asla kanatlarını kırmamak; onu elsiz ayaksız koymamaktir, başları sağ olsun... Sevgimle.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 15.09.2010 13:36
Cevap :
Zamanla her şey ilk bıraktığı etkiyi bırakmıyor insanın üzerinde ama unutmuyor, yaşadığı acılarla yoğruluyor ve şekilleniyor sonrası için. Yürek, ne yaparsan yap hapsedilmiyor zaten arkadaşım, kanatlarını kırsalar bile uçmak istiyor yarım kanatlarla olsa bile... Teşekkürler ediyorum bu güzel yorum için, sevgiler benden olsun küçük yürekli çırpıntılar eşliğinde  15.09.2010 20:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 1577
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 873
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster