Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

02 Nisan '07

 
Kategori
Ayakkabı / Çanta
Okunma Sayısı
2286
 

Ayakkabı

AYAKKABI VE KADIN ARASINDAKİ VAZGEÇİLMEZ BAĞ

Kadın ilk karede üzgün surat ifadesiyle veda sözcüklerini dile getiriyor. Adamın cümleleri “Kısa kes” manasında net “Hadi vedalaş artık”. İkinci karede kadın, bir dolap dolusu ayakkabı ve çizmeye mevsim sonu veda merasimi yapıyor. Hayır film anlatmıyorum, Latif Demirci’nin “Evli ve cepli” karikatür dizisinden iki kare, geçen yılın tarihi var üzerinde. Ben kızartma yaparken kullanacağım gazeteyi elime geçti diye yeniden okuyorum. Evet kadın ve ayakkabı, anlamların içinde anlam gizleyen, anlaşılması ve inanılması zor, beğenisi ve çağrıştırdıkları karmaşanın içinde kaybolunacak iki varlık ve aralarına hiç kimsenin giremeyeceği o vazgeçilmez bağ.

İçi gıdıklanır kadın kısmının ayakkabı vitrini önünde, mantıklı düşünemez, ayağını yoracağını bile bile gözü hep topuklulardadır. Dar gelir dünya beğendiği bir ayakkabıya sahip olamama düşüncesiyle. Nedir? Neyin özlemidir de tutku dolu, şiddetli bir ilişki doğmuştur aralarında? Hepimiz için ama özellikle kendim için araştırmaya çalıştım çevremdeki farklı tip kadınlarla konuşarak.

Kimi kocamdan önce gelir ayakkabılarım dedi gülerek şaka yollu ama içten bir doğruluk payı da var gibiydi, kimi giyemeyeceğimi bildiğim halde aldım o taşlı ayakkabıları dedi. Kiminde, her kıyafete uygun renkte olsun saplantısı, kiminde ayaklarım sızlıyor ama olacaksa yüksek topuklu olsun sevdası. Kimi düşman ayağa bakarmış ama gözüm kadınların ayaklarında itirafında bulundu, kimi bilmem kimin her şeyi güzel de nedir o giydiği ayakkabılar Allah aşkına küçümsemesi. Bir kadın, ayakkabılar kişiliğin gözler önüne serilmesinin yansıması dedi bu cevap benim çok hoşuma gitti.

Sonra ben en net ve kısa şekliyle ne düşünüyorum diye düşündüm. Yaşadığımız güncelin içinde hergün bakımlı olmak yorar bazen, nihayetinde insanız elektrikle çalışmıyoruz ki. Saçımıza fön çektiremeyebiliriz, makyajımız eksik olabilir, bir kot bizi kurtaracaktır o gün, aceleyle çıkarken yüzüğümüzü küpemizi takmayı unutabiliriz ama bakın orda durup derin bir nefes alın ve kadın için en önemli iki şey parfüm veee ayakkabı olduğunu unutmayın. Şık topuklu bir ayakkabı bizi farklı gösterir, kendimizi iyi hissettirir dış dünyaya karşı.

Denge sağlar hayatla aramızdaki dengesizliklerde, kendimizi iyi birşey zannederiz bir parça yükseklerde dolaşınca, unuttuğumuz cinsiyetimizi buluruz o zor yürüyüşü yaptığımızda, o yürüyüşü becerebiliyorsak hayatta başaramayacağımız hiç bir şey yokmuş gibi zannederiz. Kadınlar çok az şeyi kendileri için yaparlar yaşamları içinde ama ayakkabı almak sadece kendi varlıklarını kabul ettirmek için yaptıkları tek anarşist eylemdir onun için vazgeçmezler bu tutkularından. Çok beğendikleri pahalı bir çizmeyi “Seneye alırsın” diyen bir kocaya bakan kadın gördünüz mü hiç?

Ya istediği ayakkabıyı alıp da yürüyen kadının zerafetine şahit olanınız var mı? Ünlü bir film kahramanıdır kadın yüksek topukların üzerinde, ayağımın altında ezer-geçerim tüm sorunları mesajı verirler attıkları her adımda. Bütün kraliçeliğiniz işte o kadar diye düşünenebilirsiniz. İnanın, o dengeyi sağlayarak yürüyebilen kadınların umurunda bile olmaz kimin ne düşündüğü. O, dengesini bozmamanın zarifliğiyle, ayakkabıları ile arasındaki mutlu beraberliğin sarhoşluğu içinde yaşıyordur halinden hoşnut biçimde. Hem ayakkabılar en fazla sızlatırlar ayaklarını günün sonunda, biraz masajla giderilebilir üstelik sancısı.

Ayrıca topuksuz ayakkabılarla fotokopiye ulaşamıyorum arkadaşlar.

Kevser Şekercioğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadın kocasına bakmıyorsa, o kadından kocaya, o kocadan hastaya yarar gelmez

stilwater 
 24.09.2007 12:57
Cevap :
Oradaki mizahi anlatım fazla gelmiş anladığım kadarıyla. Zaten son yıllarda karısına çizme alan koca kalmadı gibi birşey hatta sorumluluklarını yeterince yerine getirenler de parmak sayısı kadar az kaldılar.  24.09.2007 16:03
 

Merhaba Kevser hanım.Yazınızı zevkle okudum.Olay beni birebir ilgilendiriyor.Amcam,babam,kardeşim kunduracılık yaptılar.Bende 3-4 sene kunduracı benzeri sayacılık yaptım.Erkek ayakkabısına merdane;bayan ayakkabısına zende (veya zenne) denir..Bursa'da çok yaygın olduğu üzere bizim ailenin ihtisası da zende üzerinedir.Zendede ki renk ve model zenginliği beni her zaman şaşırtmıştır.Erkekler genelde kaliteye önem verirken; bayanlar estetiği ön plana çıkarırlar.her sezon değişiminde yeni stil arayışları bazan çılgınlık boyutuna ulaşır.Özellikle bahar da marjinal renklerin tutulup tutulmayacağı imalatçı esnafı bir hayli düşündürür.Bütün hazırlıklar tamamlanır,seri üretime geçilir,ne hikmetse bayanlar o renge teveccüh göstermezler.Üretilen mamül elde kalır,işportaya düşer.Velhasıl kevser hanım;ben daha çocuk yaşlarımda bayanların (kapris dersem ayıp olur) zor seçimine defalarca şahit olmuşumdur.İmalat zor.Galiba perakende satıcı olarak bayanlara ayakkabı beğendirmek biraz daha zor.Selamlar..

Ümit İpekçeker 
 03.04.2007 8:41
Cevap :
Allah yardımcınız olsun. Kadınlara sadece ayakkabı beğendirmek zor değil kadınlara kendilerini bile beğendirirken neler çekiyoruz:) Yüksek topuklu alçak fiyatlı ayakkabılar satın ne olur!  08.04.2007 9:10
 

Efendiim, farklı bir açıdan ele alınan sıradan ve alel-usul olmayan câlîb-i dikkat bir yaklaşım kadın ve ayakkabı ikilisi. Tahlil şahane bir espri eseri! Müşahedeler fevkalâde yerli yerine. Tabiî ki, ancak kadın olarak his ve tesbit edilebilecek, hususen son paragraftaki hükümler, erkeğin düşüncesine gelse de hüküm serdetme bakımından "sen kadın olmadan ne bilebilirsin ki dedirtecek" haddi aşan bir husus; oradaki "bütün kraliçeliğiniz işte okadar" diye kaç erkeğin diyebileceğini bilemem, şahsen böyle bir his, saf beynime bu yazınızla takıldı, fakat ilk baştan konuya adım atışınızla adım adım işlediğiniz her satırda kadınların gardrobları doldurtan ayakkabı alâka alışveriş fırtınaları hususunda erkeklerinin hissettiklerine taallük eden tesbitleriniz müthiş; demekki kadınlar erkeklerin içini okuyor, yine de illâ da ayakkabida,o ayakkabıyı alma veya aldırma hususundaki kraliçelik hegemonyasını mutlak surette kullanabilmektedirler. Bekâr erkeklere güzel bir "tyo" boşa direnmesinler. Slm.

Mustafa Benkli 
 03.04.2007 0:31
Cevap :
Yok estağfirullah, had aşmak ya da aştırmak değil amacım da evet doğru söylüyorsunuz; kadın isterse şeytanı tekrar şişenin içine şeytanlıkla sokuyor. Hoşçakalın. Ayrıca yorumlarınızı çok sevdim.  08.04.2007 9:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 338
Toplam yorum
: 1558
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 878
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster