Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
706
 

Aydan'ın hikayesi

Aydan'a gittim. Evi dere kıyısında.Yollar yapış yapış çamur, köpekler peşimden geliyor. Çamurların arasındaki küçük taşlara zıplayarak yirmi metre ilerdeki eve ulaşmaya çalıştım. Epey uğraştıktan sonra eve vardım. Aydan annesiyle oturuyor.

Annesi cin cin bana baktı. Çepekli gözleri oyuk oyuk.Ondan korkuyorum. Bir süre bizi izledi. Sonra komşuya gideceğini söyleyerek acele-acele kalktı..Beni sevmiyor. Ben de onu sevmiyorum. Annesi gittikten sonra Aydan bana çay yaptı.

Çay içerken annesiyle yaptığı kavgalarını anlattı bana. Zavallı çok çekiyor annesinden. Annesi adet bezlerini alıp saklıyor. Aydan çok üzgün. Keşke babam ölmeseydi diyor. Annesi delinin teki... Adet bezlerini niye saklıyor ki sanki.Giydiğim kilotları bile takip ediyor, nefes alamıyorum diyor.

Onu dinlerken ben de çok üzüldüm. Karanlık çökerken Aydan'ın yanından ayrıldım. Köpeklerden korktuğum için, Aydan dereyi geçene kadar beni yolcu etti. Çamurlar yine ayaklarımın oyuklarına doldu. Neyse ki çamurların arasında taşlar var.Bir tavşan gibi taşlara zıplayıp durdum.

Karanlık, köpeklerin havlaması, Aydan'ın anlattıkları, içime yumruk gibi bir hüzün oturttu. Gözlerim doldu. Belki de ağladım. Aydan için mi, yoksa kendim için mi ağladım bilmiyorum. Fakat evinden çıkmadan önce Aydan bana sıkı-sıkı tembih etti. Annesiyle arasında geçenleri kimseye anlatmayacaktım.

Ona '' tamam'' dedim. Rahatladı.

Köpekleri geçtikten sonra minübüs durağının yanından geçtim.Minibüsçüler ağza alınmadık küfülerle atışıyorlardı. Bu kaba saba sözleri kulaklarımı tıkayarak yoluma devam ettim. Az ilerdeki küçük bakkal dükkanını gördüm. Bu saatte hala açıktı. Burada herşey bayattı. Aylarca tezgahlarda alıcısını bekleyen kaşar peynirleri, salamlar, sucuklar etrafa kokular yayarak öylece duruyorlardı. Kulaklarımdan sonra burnumu da tıkayarak bakkalın önünden sağa döndüm. Issız bir yola girdim. Önüme bakmış yolda dümdüz ilerlerken gene o esrarengiz kızı gördüm. Tuhaf mimikler yaparak konuşmadan bana bakıyordu. Hep yaptığımız gibi o ıssız yol dönemecinde karşılıklı olarak göz diyalogumuz devam etti. Kızın giysileri pörsümüş lime lime olmuştu. Bir kaç saniye sonra kız koşarak gözden kayboldu. Kıza ait aklımda binbir soruyla karanlık gecede adımlarımı hızlandırdım.

Eve yaklaştığımda odaların ışıklarının tamamen sönük olduğunu görünce ne yapacağımı şaşırdım. Çıkarken üzerime anahtar da almamıştım. Ve öylece boş boş evin etrafında dört dönmeye başladım.

O sırada sokaktan geçen devriyeci polis arabası da epey korkuttu. İri yarı iki polis şüpheli bakışlarla kısa bir süre beni süzerek uzaklaştılar. Onlar gidince rahatladım. Fakat evime nasıl gireceğimi bilemiyordum. O anda babamın gürleyen sesini duyar gibi oldum.''bu saatte, bu kızın sokaklarda işi ne hanım?'' İşte gene başlıyordu. Tehlikenin kokusunu alır gibi oldum. Nefesimi tutarak dış kapının anahtar deliğini kurcalıyordum. Belki cam kenarındaki ufak deliğe elimi sığdırabilirsem içerdeki sürgüye ulaşıp kapıyı açabilirdim.

Kapı kendiliğinden açılınca şaştım kaldım. Işığı açmadan koridorda sessizce yürüdüm.O anda karanlıkta parlayan gözleri görünce iki adım geri sendeledim. Merdivenin başında beni gözetleyen biri vardı. Kim olduğunu tahmin edebiliyordum. Aldırış etmedim. Merdivenleri ikişer üçer koşarak çıktım.Karanlıkta ki bana engel olmamıştı hiç. Eve girip odama geçince kapımı sıkıca kilitledim. Karanlıkta kinden kurtulmuştum artık. İçim rahatlamış olarak kendimi yatağa atıverdim. Az sonra kapımın yumruklanması ve ağza alınmadık küfürler edilmesi umrumda bile değildi. Gözlerimi kapadığımda yorgunluktan o dakika uyumuştum.

Sabah Uyandığımda evin içinde çıt yoktu. Ortalıkta esrarengiz bir hava sezdim. Kim nereye nasıl saklanmıştı? Yoksa benim odadan çıkmamı mı bekliyorlardı? Ne yapmalıydım? Kendi kendime sorduğum bu sorular cevaplanmadan havada uçuşup dağılıverdi. Muhtemelen babam kapının arkasında beni bekliyordu. Geceden beri kızmış köpürmüş bana diş bilemişti. Odadan çıktığımda kolumdan tutup belki de beni sokağa atacaktı. Zaten uzun süredir bunu planlıyordu. Son zamanlarda her söylediği lafta ''sokak'' kelimesi vardı.

O yüzden odada uzun bir süre sessizliğin gitmesini bekledim.Mutfaktan sesler duymaya başladığımda neredeyse öğlen vakti yaklaşıyordu.Burnuma yemek kokuları geldiğine göre babam kahveye gitmiş olacaktı.Öylesine
acıkmıştım ki karnım gurul gurul edip duruyordu.Midemin burkulmasına daha fazla dayanamadım ve kapıyı hızla açıp odamdan çıktım.

Mutfakta arandım tarandım fakat ağzıma göre bir lokma yiyecek bulamayınca üzüldüm. O sırada ablam yanıma

geldi. Ablamın sözleri baya iğneleyiciydi.

- Babam az sonra kahveden gelecek ve seni ortalıkta görürse kırar kemiklerini . Bütün gece sokaklarda bir erkek gibi sürtüp durnakla eline ne geçiyor söyler misin? Annemin yüreğine indirdin. Kadına felç geldi , oturduğu

yerden kalkamıyor zavallı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa Bey eğer itü sözlüke bakarsanız ''çepek'' göreceksiniz zaten..? Paragraf konusundaki açıklamanıza teşekkür ederim.. Yazarlık konusundaki düşüncelerinizin yorumlarını gene okuyucularıma bırakacağım.. Selamlar..

Hanife ÇITA 
 17.08.2008 20:59
 

Bunu da anlamadım. Kusurumu bağışlayın sevgili Hanife ÇITA Hanım, maksadım gırgır geçmek değil. Ama her yazınızda e-mail adresinizi filan yazdığınıza göre, ciddi bir yazarsınız. Bilemem! Okurlarınız da yanlış bilgilendirilmemeli. Mesela ben adet bezleri konu olan Aydan'ı tanımak isterim. Kadıncağızın anlatılacak başka tarafı yok mu merak ettim. Resmini bir gün yayınlarsınız diye merakla bekleyeceğim. İTÜ Sözlükte "uyku parafları"na bakacağım ama benim bildiğim "Paraf" Fransızcadan dilimize yerleşmiş, yalnız baş harflerle yazılan kıza imza anlamında bir kelime. Ne alakası var konuyla. Siz "Paragraf" mı demek istediniz. Neyse canım, yine de ellerinize, yüreğinize sağlık. Aydan Hanım'a selam söyleyin lütfen, size sır vermesin! Selamlar!

Mustafa Mumcu 
 17.08.2008 13:44
 

1-Aydan benim çocukluk arkadaşım ve kendisinden izin alarak bu hikayemi yayına verdim,ilerde bir gün eğer izin verirse ilerde bir gün resmini yayınlayacağım.. 2-Yaşamın içinden bir hikaye anlattım ve okuyucularıma sundum..Tabii ki Aydan'ı bu sitede kimse tanımıyor.. 3-Çepek!e gelince; şayet itü sözlük de örnek olarak verilen uyku paraflarından 8.yi okursanız ''çepek'' diye bir sözcüğün olduğunu ve ne anlama geldiğini ve benim de bu sözcüğü hiç de yanlış bir şekilde kullanmadığımı daha iyi kavramış olacaksınız.. itü sözlük _________________ '' en güzel bişeydir.gözlemlerime göre en tatlı uyku budur.bide ağladıktan sonra uyumak var da onu boşverin.kalkınca gözde hep çepek çepek _____ oluyor'' (noordwijkerhout, 13.06.2008 17:00) NOT-Dedikoduyu hiç sevmem ve dedikodu yapanları da sevmem..Ayrıca öykümü bir dedikodudan ibaret görmenizden sizin ne kalitede bir okuyucu olduğunuzu anlıyorum..yorumunuzı okuyucularımın değerlendirmelerine bırakıyorum..

Hanife ÇITA 
 17.08.2008 9:18
 

Hem söz vermişsiniz annesiyle arasında geçenleri anlatmayacağınıza, hem de anlatıyorsunuz. Bu sitede herkes Aydan'ı tanıyor da bir ben mi tanımıyorum. Kim bu bayan? Annesi Aydan'ın adet bezlerini saklayıp da ne yapacak ki. Kaç adet olduğuna mı bakacak acaba! Çepekli gözler nasıl oluyor acaba? Çepek nedir ki? Türkçe'de yok böyle bir kelime. Çapak olmasın anlatmak istediğiniz? Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek kuruyan veya pıhtılaşan akıntı yani. Gözlerimizde çapak kalmasın diye sabah kalkar kalkmaz yüzümüzü yıkarız ya! Ben sizin yerinizde olsam Aydan'a "Tamam" demezdim. Bakın yalancı çıktınız. Sizin ağzınızda bakla ıslanmaz bu gidişle! Kusura bakmayın ama öykünüzü de Aydan'a karşı davranışınızı da beğenmedim. Biraz dedikoducusunuz galiba! Selamlar.

Mustafa Mumcu 
 16.08.2008 22:06
Cevap :
1-Aydan benim çocukluk arkadaşım ve kendisinden izin alarak bu hikayemi yayına verdim,ilerde bir gün eğer izin verirse ilerde bir gün resmini yayınlayacağım.. 2-Yaşamın içinden bir hikaye anlattım ve okuyucularıma sundum..Tabii ki Aydan'ı bu sitede kimse tanımıyor.. 3-Çepek!e gelince; şayet itü sözlükde örnek olarak verilen uyku paraflarından 8.yi okursanız ''çepek'' diye bir sözcüğün olduğunu ve ne anlama geldiğini ve benim de bu sözcüğü hiç de yanlış bir şekilde kullanmadığımı daha iyi kavramış olacaksınız.. itü sözlük _________________ '' en güzel bişeydir.gözlemle rime göre en tatlı uyku budur.bide ağladıktan sonra uyumak var da onu boşverin.kalkınca gözde hep çepek _____ oluyor'' (noordwijkerhout, 13.06.2008 17:00) VE yorumunuzu da   17.08.2008 1:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1924
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster