Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '14

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
184
 

Aydın'ın kış uykusu

Aydın'ın kış uykusu
 

Kapadokya'da kış uykusu


Kış Uykusu

Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan.

Oyuncular: Haluk Bilginer, Melisa Sözen, Demet Akbağ.

 

“Kış Uykusu” nun final jeneriği akarken, Cannes’da kazandığı Altın Palmiye ödülünden daha fazlasını kazanabileceğini düşündüm. Diyalog ağırlıklı bir hikayenin, bu kadar iyi işlenmesi ancak usta yönetmenlerin başyapıt düzeyindeki filmlerinde rastlanır. Tarkovksky’dir, Bergman’dır, Antonioni’dir… Sözler kılıç gibi saplandığı insan ruhlarını kanatıyor, deşiyor. Karakterler otopsi masasındaki kadavralara dönüşüyor. Nuri Bilge Ceylan (NBC) eşi Ebru ile Çehov’un öykülerinden esinlenerek yazdığı senaryoda aydın, sıradan insan, karı koca ilişkisini, düello gibi geçen diyaloglarla sorguluyor. Ceylan’ın sinemasının en övülecek yönü,  mesajların didaktik olmanın uzağında, sakin bir üslupta akması. Seyirciyi çözümlemeler için ortaklığa davet etmesi, alt metinleri onun anlayışına terk etmesi. Bu üslubunun çatısını, insan karakterinin muğlaklığı üzerine kuruyor. O’nu insanın kendisinden bile sakladığı gerçekleri ilgilendiriyor. Bu filmde ortaya çıkan politik ve sosyal göndermelere köprüyü yine seyirci kuruyor.      

NBC senaryosunda Türkiye’deki aydın sınıfın kendini toplumdan soyutlamasını, her şeyi bilirim edasını sıkı bir sorgulamaya alıyor. Hikayeyi uzun yazmaya gerek yok, Kapadokya’da baba yadigarı oteli işleten emekli tiyatro oyuncusu Aydın (Haluk Bilginer) , karısı Nihal (Melisa Sözen), kızkardeşi Necla (Demet Akbağ) ile birlikte yaşamaktadır. Çevresindeki insanlarla bir nevi sahip köle ilişkisi vardır. 25 yıllık sahne tozu yutmuş bir oyuncu olarak edindiği entelektüel birikim, varlıklı olmanın getirdiği özgüven içinde kibirli ve ukaladır. Oturduğu yerden dünyayı değiştirebileceğine inanmaktadır. Kardeşi Necla ile entelektüel olmak üzerine, karısı Nihal ile de artık yürümeyen ilişkileri üzerine uzun konuşmalar yapar. Her iki kadının da aralarındaki sohbetleri onların farklı dünyalarına açılır. Herkesin eteğindeki taşları döktüğü bu konuşmalar Aydın’ın dokunulmaz gururunu yaralar. Herkes insan olmanın getirdiği zaafların ve zayıflıkların esiridir.  

 Edebiyattan, psikolojiye uzanan diyalogları canlı kılan en önemli etken, yaşama ait olmaları. Çehov’dan Sheakespeare’e uzanan edebiyat yaşamın gerçeklerine ekleniyor. 3 saatlik süre, diyalogların getirdiği gerilim içinde fark edilmeden bitiveriyor. İnsan karakterinin gizli saklı köşelerine giriliyor. Teatral akış filmin temposunu düşürmüyor. Aydın olmanın şablonları yerle bir oluyor.

 NBC’nın son üç filminde kamera arkasına geçen Gökhan Tiryaki, iç mekan ve Kapadokya'nın karlı doğasından sunduğu muhteşem görüntülerle, atmosferi loşluktan adeta masalsı bir dünyaya taşıyor.

Filmin oyuncu kadrosunun performansı tek kelimeyle muhteşem. Ceylan’ın da belirttiği gibi sözcükler “oyuncuların ağzına yakışıyor”, aralarında oyuncuğun büyüleyici birlikteliği doğuyor. Bilginer, Aydın karakterinin ukalalığını, yalnızlığını Nihal’de Melis Sözmen örtmeye çalıştığı mutsuzluğu, Necla’da Akbağ geçmişten gelen pişmanlıklarını ustalıkla yansıtıyorlar perdeye. Kısa rolüne rağmen Nejat İşler arıza karakter İsmail’de mükemmel.

Filmin 3 saatlik süresi gözünüzü korkutmasın, Cannes jüri başkanı Jane Champion’ın söylediği gibi bitsin istemeyeceksiniz.  NBC’ın en politik, en konuşkan filmini mutlaka izleyin. Sinemamızın başyapıtlarından olmaya aday.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 223
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1073
Kayıt tarihi
: 12.01.11
 
 

İzmir’de doğdu. Viyana Tıp fakültesini bitirip doktor ünvanını aldıktan sonra Genel Cerrahi ihtis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster