Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1409
 

Aydın kurnazlığı ve "Büyük Felaket"

Aydın kurnazlığı ve "Büyük Felaket"
 

Prof.Ahmet İnsel, Prof.Baskın Oran, Dr.Cengiz Aktar ve Gazeteci Ali Bayramoğlu bir imza kampanyası başlattılar.
Ermenilerden bireysel olarak özür dilemeyi amaçlayan kampanya dün internette imzaya açıldı.
İlk günden bu kampanyaya katılarak özür dileyenlerin sayısı iki bini aşmış durumda. Muhtemelen çok daha fazla bir rakama ulaşacaktır bu katılım.
Özürleri ne kadar kabul edilecek, sonuçları neler olacak, onu da zaman içinde yaşayarak göreceğiz.
Demokratik bir girişim.
Herkes istediği kişi / kişiler den özür dileme hakkına sahiptir.
İster suçlu olduğu için, ister utandığı için, isterse nedensiz yere özür dileyebilir insanlar.
Kimsenin "sen neden özür diliyorsun "diye sormaya hakkı yok.
Özür dileyenle, özür dilenen arasındaki bir meseledir bu.
Ama dilediğiniz o ozür bireysel olmaktan çıkıp, kitlesel bir özüre dönüşüyorsa ve ulusal tezlerinizi tartışmalı hale getirme olasılığı varsa, üçüncü kişilerin de en azından birşeyler sormalarını yadırgamamak gerek.

Buraya kadar anlaşılamayan hiç bir şey yok.
En azından benim için öyle.
Ama bundan sonra yazacaklarımın yanıtlerını ben çok merak ediyorum doğrusu.

Merakımın temelini oluşturan şu cümleyle başlamak istiyorum:

"1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”

Metini kaleme alan aydınlarımız...

* Ermeni kardeşlerimizin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorlar.
* Tarihsel bir olaya duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanlarının kabul etmediğini belirtiyorlar.

Peki..

Onların kaleminden çıkan, birçok kişi tarafından altına imza atılarak kabul edilen olay ne?
Metindeki tanımıyla...

" BÜYÜK FELAKET".

Ve ilk soru...

"BÜYÜK FELAKET" ne?

Burada konunun esası es geçiliyor. Ne olduğu, ne zaman olduğu, nasıl olduğu ve adının bile konamadığı bir büyük felaket tanımıyla geçiştirilmeye çalışılıyor.

Peki neden böyle bir yola başvuruluyor?

1915'te meydana gelen bu " büyük felaket" in bir adı yok mu?
Olmaz mı hiç? Bir değil bir kaç adı var hem de.

Kimilerine göre zorunlu göç.
Kimilerine göre zoraki göç.
Kimilerine göre soykırım.

Hani biribirine yakın kavramlar olsalar " nasılsa herkes aynı şeyi anlayacak" diyerek ortak bir tanım üzerinde durarak " büyük felaket" dediklerini düşüneceğim ama...Öyle değil işte.

Hadi bir soru daha o zaman..

Bu özür metnine imza atanların mutabık oldukları "BÜYÜK FELAKET " hangisidir?
Zorunlu göç mü?
Zoraki göç mü?
Soykırım mı?

Yoksa herkes kendi niyetine göre yorumlayıp öyle mi imza koyuyor.
Soykırımı reddeden ama zorunlu göç için özür dilemek isteyenler...
Bu bir soykırımdır diyerek özür dileyen ama soykırımı reddedenlerle aynı metne imza atanlar.
Kabul ettikleri tezlerin karşı tezini savunanlarla yanyana özür imzaları.
Karmakarışık , saçma sapan bir manzara.

Önemli olan özür dilemek, ne olmuş yani demeyin.
Özür, hatanızı veya suçunuzu kabul etmekle başlar.
Evet ....
Duyarsız kalınmasının, inkar edilmesinin vicdanları rahatsız ettiği "büyük felaket" olarak adlandırılarak kabul edilen suç nedir?

Hadi bundan da vaz geçtim.
Eğer açıkça tanımlama yapmak yerine genel bir ifade seçmenin arkasında bir " aydın kurnazlığı " yoksa şayet...
Bu büyük felaketin " ne olmadığını " açıklayıverseler bari.

Mesela...

"SOYKIRIM İDDİALARINI REDDEDİYORUZ. ÖZÜRÜMÜZ SOYKIRIMI KABUL ETTİĞİMİZ ANLAMINA GELMEMEKTEDİR. BU KONUDA TÜRKİYE' NİN ÖNERDİĞİ GİBİ TÜRKİYE, ERMENİSTAN VE ULUSLARARASI ARŞİVLERİN AÇILMASIYLA BAĞIMSIZ TARİHÇİLERİN YAPACAKLARI ARAŞTIRMA SONUÇLARININ REFERANS ALINMASINI ÖNERİYORUZ" gibi bir bildiri daha imzaya açsalar.

Olmaz mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorum olarak alıntıladığım kısımları, Seyir Defteri'ne mi yazsam ne yapsam derken, yazını görünce, buraya yazmak daha uygun geliverdi de:) Sevgiler, kucak dolusu, aydınlık şehrimden yansıyan mavilerle. Not: Yazının tamamını yollayabilirim, okumadıysan tabi.

derinmavi.. 
 27.12.2008 12:48
Cevap :
Değerli katkını aynen yayınlıyorum sevgili arkadaşım....Anlamak istemeyenler yine anlamayacaktır bence...Ama " anlamaya çalışanlara" yardımcı olacaktır mutlaka. Selam ve sevgilerrimle.  27.12.2008 22:45
 

"Bildiri metnindeki ikinci anahtar sözcük, “inkâr”dır. Yahudi soykırımının (holocaust) vuku bulmadığı yolundaki iddialar, soykırım literatürüne “inkâr” ve “inkârcı” (denial, denialist) kavramlarının yerleşmesine ve Fransızların Gaysot yasasında da öngörüldüğü üzere “inkâr suçunun” ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu kavrama göre, “inkâr” soykırım suçunun bir parçasıdır, çünkü izleri silme ve suçu örtbas etme hedefini güder. Ermeni militanlar, sırf “holocaust” ile ilişkisi olan bu kavramı kendi mağduriyetlerine de uyarlayarak Türkiye’nin kendilerine karşı “inkârcılık” suçunu işlediğini ileri sürerler. Ne var ki, bunu yaparken, “holocaust”un tartışılmaz delillerle kanıtlandığını ve bir uluslararası askeri mahkeme tarafından hükme bağlandığını, bu nedenle 1915 olaylarına yönelik tartışmalı iddialarını “holocaust”la eşdeğerde tutmalarının fahiş bir hata olduğunu unutmayı yeğlerler."

derinmavi.. 
 27.12.2008 12:45
 

" “Büyük Felaket” deyimiyle sinsice kamufle etmeye çalıştıkları gerçek niyetlerinin ne olduğunu ortaya koyuyor. Bu bakımdan özür dileme bildirisi, aslında soykırımı kabul bildirisidir. Bu nedenledir ki, ABD’deki Ermeni lobi kuruluşları kampanyayı sevinçle karşılamış ve bunların en önde gelenlerinden biri olan Ermeni Asamblesi (AAA), “Bu özür süreci Türkiye’nin kaçınılmaz olarak soykırım geçmişiyle yüzleşmesi sonucunu doğuracaktır” açıklamasını yapmıştır. Bu ifadeler bir tehlikenin habercisi oluyor. Bu da, Türkiye’ye karşı uluslararası alanda düşmanca bir soykırım kampanyası yürütülür ve bu bağlamda birçok devlet parlamentosu nezdinde ülkemizi suçlayan kararlar alınması için girişimler yapılırken, Türkiye’de başlatılan özür dileme kampanyasının bu girişimlere destek vereceğidir. Bu durumda, özür kampanyasının öncüleri, bilerek veya bilmeyerek, kendilerini, Türkiye’ye hasım çevrelerle işbirliği yapan ve kendi ülkelerini arkadan vuran bir konumda bulmuyorlar mı?"

derinmavi.. 
 27.12.2008 12:43
 

"Bu deyimlerden en önemlisi “Büyük Felaket” deyimidir. Bu deyim Ermenicede, 1915 olayları için soykırım anlamında kullanılan “Medz Yeghern”nin Türkçe çevirisidir. Yani, “Medz Yeghern” ile soykırım eşanlamlıdır. Yahudiler, nasıl “holocaust” yerine çoğu zaman İbranice “shoah” deyimini kullanıyorlarsa, Ermeniler de soykırım yerine “Medz Yeghern” deyimine başvurur ve “Büyük Felaket”i soykırım tanımıyla tamamen örtüşen bir ifade olarak kabul ederler. Nitekim, Papa Jean Paul II’nin Erivan’da 2001’de soykırım anıtını ziyaret ettiği zaman duasında “Medz Yeghern” kurbanlarından söz etmesi, Ermeni yöneticilerle kamuoyunu tatmin etmiştir. Ermeni yazarların, İngilizce ve diğer yabancı dillerde yayımlanan kitaplarında da ve hatta bu kitapların başlıklarında “Medz Yeghern”, İngilizce “genocide” yani soykırım sözcüğüyle eşanlamda kullanılmıştır."

derinmavi.. 
 27.12.2008 12:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 321
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 601
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

Kamu ve özel sektörde geçen yıllar... Halkla ilişkiler, kalite yönetim sistemleri, kültür sanat orag..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster