Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
908
 

Aydınlarımız, demokrasi ve imza

Aydınlarımız, demokrasi ve imza
 

Tüm ulusların maruz kaldığı büyük felaketlere lanet olsun. (Fotoğraf alıntıdır)


Son günlerde Türkiye gündeminde iki konu var:

1) Atatürk ve onu anlamaya çalışmak,

2) Aydınlarımızın imza kampanyası.

Aslında bu iki konu birbiriyle bağlantılıdır. Birbirlerinden ayıramayız.

Atatürk'le ilgili görüşlerimi http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=143569 linkinde "Atam Şikâyetim Var." adlı bloğumda belirtmiştim. Bu konuda fazla bir şey söylemeyeceğim.

Aydınlarımızın imza kampanyalarına gelince. Evet, bu kampanyayı destekliyorum. 1915'te tehcir var mı? Var. Bu tehcir sırasında öldürülen insanlar var mı? Var. Bundan ötesi?

Bu gerçeklerden uzaklaşarak kendimizi ne kadar kandırabiliriz?

Ayrıntılar mı?

Bilirim ayrıntıların büyüleyici güzelliğinde yatan gerçekleri. O nedenle de hiç korkmam ayrıntıdan. Bana huzur verir. Herkesin bildiği gerçeklerin üstünü ne kadar örtmeye çalışırsak çalışalım gün gelir en zayıf anımızda önümüze ısıtıp koyar birileri. Biz de, istemesek de bu önümüze konulanları, yemek zorunda kalırız.

ABD gerine gerine “demokrasiyi götüreceğim” diye dün uzak doğuda, günümüzde ise Ortadoğu’da, Hazar Denizi çevresinde yapmadığını bırakmamakta. Siz sanıyor musunuz ki yaptıkları ABD’nin yanına kâr kalacak? Yaptığı eziyetlerin gün gelecek hesaplarını gerek dünya kamuoyunda, gerekse kendi halklarının önünde teker teker vermeyecek?

Bilmez mi ABD bunları? Bilir.

O zaman ne yapıyor ABD?

Söz gelimi Kızılderili katliamı ile ilgili olarak soykırımın inkârını seçmemektedir. Kendisi resmi ağızdan söylemese bile davranışlarıyla, tepkiye tepkisizlik göstererek inkâr etmez.

Köleliğin en vahşi olduğu dönemleri anlatan filmlerle bunu yumuşatma yoluna gider.

Kunta Kinte dizisini anımsayalım. Ku Klux Klanların yaptıklarını tüm dünya gözünde bir şekilde kınar.

Rambo filmleri boşuna yapılmamaktadır kendi haklılığını göstermek için ayrıca.

Peki, bunları yaparken ululararası tepkileri hesaba katmaz mı? Hesaplar. Hesapladığı için böyle davranır. Herkesin bildiği gerçekleri de saklama gereğini duymaz. İşte gücünü burada kullanır.

Peki, biz neler yapıyoruz?

İttihatçıların yaptığı büyük yanlışı savunmanın yolunu seçmekteyiz. O ittihatçılar ki Sarıkamış’ta 100.000 civarında askerimizin ölümüne sebep olmuşlardır anlamsız bir Turancılık uğruna. O İttihatçı zihniyet günümüzde devletimizin içlerine sirayet etmiştir. Yurdumuzda her 10 yılda bir yapılan müdahalelerin, Susurluk’un, Ergenekon’un altında yatan işte bu zihniyettir.

Söz gelimi “Mustafa” filmi onun için büyük tepki görmüştür. Bunun farkına varamayan Kemalist aydınlar da tepkiye hemen atlamışlardır. “Neden Mustafa Kemal Enver Paşa’yı yurdumuzdan içeri sokmamıştır?” Sorgulaması yapılmaz! Ergenekon İttihatçı düşüncelerden dolayı savunulur da bunu farkına varmazlar ya da fark edilmesi istemezler. Çünkü şeriat korkusuyla aldatılmaktadır o insanlarımız. Cumhuriyet mitingleri aslında İttihatçıların gücü ellerinden kaçırma korkusunun bir sonucudur.

Yapılan yanlışlar günümüzde sorgulanmaya başlanıyorsa bu bir adımdır. Demokrasi mücadelemizin bir başka boyutudur. Hiç kimse korkmasın tarihimizle yüzleşmekten. Korkularımız parayonaklaşmamıza neden olur. Parayonaklar ne eder ederler korktuklarını yaşarlar. O ortamdan korktukça, o ortamı kendileri hazırlarlar.

Tek kurtuluş nedir biliyor musunuz? Korkularımızla yüzleşmek. Savunmaya geçip gücümüzü bu yönde tüketeceğimize geçmişimizle yüzleşip paranoyayı ortadan kaldırarak güç kazanmaktır.

Böyle bir ortamı hazırladıkları için aydınlarımıza teşekkür ediyorum. Onlarla ilgili olarak söylenen çirkin sözleri de “sahiplerine aittir” şeklinde yorumluyorum.

Ne deniyor Özür metninde?

“1915'te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felâket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor.

Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”

Bu konuda ben de rahatsızlık duyuyorum ve bundan dolayı özür diliyorum.

Bize yapılanlar mı ne olacak? Mutlaka çıkacaktır aklı selim birkaç Ermeni vatandaş. Böyle esecektir iki halk arasında kardeşlik rüzgârları.

Muharrem Soyek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazık... Enverist olmak ile Kemalist olmayı birbirinden ayırabildiğiniz halde gene Enverit bir tavırla özür diliyorsunuz... Ne diyeyim... Saygımla efendim... Sizde bilgi "bilinç" olmamış desem... Hakaret etmiş mi olurum....? Öyleyse özür de gördüğü bu... Sevgimle...

UFUK KESİCİ 
 30.12.2008 19:06
Cevap :
Soldaki çıkmaz sokak; Milliyet Blok yazarlarından yazılarını takip ettiğim ilginç kişiliklerden biri de sizsiniz. Demokrat düşünceler yaşama geçirme sınırına yaklaşılıyor, tam sınırı geçerken nedense doğmalar kırılamıyor ve kaygan yolda giden arabaya yapılan fren gibi kızaklamalar yaşanıyor. Bu nedenle de "bilgi", "bilinç", "davranış" üçgeninde sıkıntılar oluşuyor. Bilgi, bilince; bilinç, eyleme dönüşünce anlam kazanır. Eyleme ulaşılamadığı için de haklı olarak "bilinçin oluşmadığı" kanısına varılıyor. Arabayı frenlemeyin. Kontrollü sürüş en iyisi. Saygı ve sevgilerimle efendim.  01.01.2009 13:43
 

...... gene de yazınızı önerilerime katmakta fayda görüyorum. sevgilerle

Muharrem Soyek 
 23.12.2008 14:35
Cevap :
Teşekkürler ilginize  24.12.2008 7:19
 

Her ne kadar tek yanlı bir özür kampanyasını uluslararası görünüm açısından doğru bulmasam da, ben konuya bu şekilde yaklaşma cesaretinizi kutlarım. Ancak gene de söylüyorum, bu iyi niyet karşılıklı özürleşme kampanyası biçiminde gösterilmeliydi. "Biz özrümüzü dleyelim, gerisi onların sorunu" görüşü bana pek mantıklı gelmiyor.

Muharrem Soyek 
 23.12.2008 14:34
Cevap :
Bu yazılanlar bir görüştür. Önemli olan bunların konuşulup tartışılması. İşte demokrasimiz adına önemli olan bu. Gördüğün kadarıyla herkes biryerlerden birşeyler araştırıp onun kendince yorumunu yapıp başkalarıyla paylaşıyor. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Beni üzen kişilerdeki üslup. Onu da aşacağız. Biraz daha zamana ihtiyacımız var anlaşılan. Saygı ve sevgiler efendim.  24.12.2008 7:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 124
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

1955 Milas doğumluyum. Nüfüs kaydım orada ama "doğduğun yer değil, doyduğun yer" memleketin olurmuş ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster