Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
338
 

Ayı da vurdular

Televizyonda izlediniz, insan aklının ulaştığı noktayı. Son yıllarda bilimsel çalışmaların ulaştığı sonuçları öğrendikçe, evrene hakim olma kavgasında önemli aşamalar kat edildiğini gururla izliyoruz.

Geçenlerde gazete sütunlarında yer alan haberde, dişi fareler üzerinde yapılan deneylerde, ömrün uzatılabileceği konusunda başarı sağlandığı belirtilmekteydi. Birkaç ay önce (anımsadığım kadarıyla) bira mayasından canlı hücre üretildiği haberi de yayınlanmıştı. Bilim dünyasında biraz gezinildiğinde, insan aklının kendi varlığını yeniden düzenleme diyebileceğimiz aşamalara geldiği görülecektir.

Bilim dünyasında bu gelişmeler olurken, dünya da insanların büyük çoğunluğu doğma değerlerle yaşamı algılamaktadırlar. Yaratanın verdiği aklı geliştirmeden yoksun insanlık, farklı değerlerin peşinde koşmaktadırlar. Bazı sözcük ve deyimlere kutsal değerler yükleyerek tartışılmakta. Bazı sözcükleri yorumlamanın bile günah olacağı ortaya konulmaktadır.

Bu çağda, 500 milyon nüfusu aşkın Hindistan da, hala inek ve öküzün kutsal varlık olduğuna inanılmaktadır. Birkaç gün önce Suriye den gelen bir tarikat liderinin karışlamasındaki el ayak öpme yarışını, hangi çağdaş değerlerle yorumlayabiliriz? Ortadoğu ülkelerindeki kadınların tutsak olarak yaşamalarını sağlayan değerler, yaşam anlayışlarının temel öğesi değil midir?

Son günlerde yoğun bir şekilde tartışılan demokratik açılım kavramı bu duygulardan arınarak yapılabilmekte midir? Aynı coğrafyada yaşayan insanların farklılıkları neden tartışma konusu olmaktadır. Kaldı ki farklılıklar diye söylenen olgular, insan aklının ulaştığı yeni değerlerle örtüşmediği de görülmektedir. İnsan, yaratıldığı hücreler sisteminin unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Çıkar grupları, yıllardır toplumu sömürdükleri doğma değerlerin zayıfladığını gördükçe, bilim adamlarının karşısına dikilmektedirler.

Demokratik açılımlar, tüm dünya insanının daha iyi koşullarda yaşamasını sağlayabilme açısından yorumlanmalıdır. Bu nedenle, gelişmiş ve gelişmekte olan devletlerin böyle bir açılıma gereksinmeleri bulunmaktadır. Tüm ülkelerde yönetim olgusunun, bu değerlerin gerisinde kaldığı gerçeğini kabul edilerek, konu tartışılmalıdır.

Bizdeki tartışma evlere şenlik. Doğma değerlerle kör dövüşü yapılmaktadır. Önceki yazılarımda belirttiğim gibi, İnsan nitelikleriyle ve becerileri ile toplum içinde rol yüklenebilir. Onun inancı ve soyu, kendisine bir etkinlik kazandırmadığı bilinmelidir. Bilimin bugün ulaştığı evre ve yarın ortaya koyacağı gerçekler, inanç ve soy kavramına yeni anlamlar getireceği göz ardı edilmemelidir.

Bundan birkaç yıl önce ayın vurulacağı söylense idi, gülüp geçilirdi. Kök hücre üzerinde yapılan çalışmalar ortada. YARATANIN VERDİĞİ AKLI KULLANABİLMEK EN BÜYÜK İBADETTİR. Şükürler olsun ki insana bu özelliği vermiştir.

M. Ferit Kotan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 443
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1944 yılında Arapgir'de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Arapgir'de, lise öğrenimini Ankara Gazi Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster