Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '18

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
65
 

Aykırı Adap

Geleneksel yaklaşıma oranla daha aykırı sorunlarla cebelleşenler aynı zamanda duygu ve düşünce kaynağında değişimler oluşturmaya çabalar. Nedir geleneksel yaklaşım ve aykırı sorunlarla cebelleşenler kim? 

Geleneksel yaklaşım mutlak hakimin belirlediği kurallara diğerlerinin uymasını gerektiren yaklaşımdır. Aykırı sorunlarla cebelleşenler ise eskisi olan yenilikçiler yani fikirsel dönüşümcüler. Geride kalan, geçmişte kalan eskidir diye kaldırıp atılmasın, dünya koca bir fikir enkazı haline gelirse bilinç çarkları gereği gibi işleyemez, diyenler aykırı oldular.

Birlikte düşünmek ve birlikte çalışmak için yeni bir yönteme gereksinim olduğunu söylemeye çalışıyorum. Kutuplaşarak bir yere varılamayacağını söyleyenlerin kutuplaşmaya hizmet ettiği bir dönemdeyiz. Her birimiz şimdi yaşıyor ancak farklı bir zamandan devroluyoruz. Evrensel yasalar işlevselliğinde,  toplam verimi en kolay ve yüksek  biçimde sağlayacak bir düzen içerisinde gelişebilmemiz için iş ve eylem birliğine cesaret etmemiz gerekiyor. Bizi kendi içimizden çekip çıkaran derin dolaysızlıklar yol göstericidir çünkü bize daha geniş ve uzak ufukları gösterir. Daha önce farkına varmadığımız unsurların görüş alanımıza dahil olması klik yapılar üzerinde açıcı etki yaratabilir.

Çoğu insan bilincinde olmadığı ilişkiler içinde belirli roller ve rollerin temelini oluşturan etkileşim kalıpları içinde sıkışıp kaldığı halde umarsızdır. İşin garibi bu rolleri almaları gerektiğine inanır ve kanıksamaya çalışırlar. Daha geniş ve derin bakış açısına ulaşmaya engel bir tutumla kendi bakış açılarının doğru olduğuna inanır diğerlerinin yanlış anladığını, anlayamadığını… düşünürler.

Kendimiz de bunlardan biri miyiz? Tanıdık olmayan her şeyden rahatsızlık duyan, saygı göstermeyip red eden bir yaklaşımla kendi doğruları ve kesinlik üzerine odaklanmış istilacı mıyız? Özgünlük, perspektif esnekliği, geniş yüreklilik, kararlılık ve azim  gerektiren yüksek bilinçten düştük mü?Herhangi bir bireyle sınırlı olmayan düşünsel, yaratımsal ve duygusal atmosferde canlı anı ve bilinç ağının bir parçası olduğumuz gerçeğini yadsımadan birbirimizde çözümlendiğimiz kültürel bütünleşmelerin gerçekleşmesi yaşamsal bir zorunluluktur çünkü çözümsüzüz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 114
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Birbirini tamamlayan yazma gayretimizle buradayız. Merhaba Sizleri üzerinde uğraş verdiğimiz yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster