Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '17

 
Kategori
Futbol
 

Aykut ve Kocaman

Aykut Kocaman düşmanı olduğumu sanmıyorum. Öyle olsam hayatımda ilk kez aldığım orijinal formayı 11 numara tercih etmezdim; özellikle de arkadaşlarım genellikle Oğuz ve Rıdvan’ı sırtlarına geçirirken. Kızılay’daki Soysal Pasajı’na ne büyük bir heyecanla gidip daha büyüğüyle ayrılmıştık o gün; unutmak mümkün değil.

Velhasıl yeşil sahaların bu efendi, mürekkep yalamış ve birbirinden akrobatik goller atan efsanesine bırakın düşmanlığı çocukluğumun kahramanıydı benim. Akrobasi demişken bir Galatasaray maçında arka direkte o kadar yükselmişti ki Van Gobbel onun ancak göğsüne müdahale edebildi. Aykut bu pozisyonda golü atmış ama birkaç kaburgasının kırılmasına engel olamamıştı.

Aykut ile ilgili bir başka gerçek de bu futbol idolünün iyi bir teknik direktör olmayışı; en azından Fenerbahçe için. Zaten isimleri de farklı; futbolcu olan Aykut’tu, teknik direktör olan ise Kocaman veya Aykut Kocaman. Bu iş rahmetli Kemal Sunal’ın onca efsane filmden sonra kamera karşısına geçip kimseyi tatmin edemeyişine benziyor. Veya Şener Şen bugün yine harikalar yaratsa da hiçbir zaman Züğürt Ağa olamıyor ya, o hesap. Aynı hayatta iki faklı insan gibi.

Futbolda duygular zirve yaptığı için gönül istiyor ki futbolculuğunda efsane olmuş Aykut’lar, Oğuz’lar, Haci’ler, Sergen’ler en az futbolcu oldukları kadar iyi birer de teknik direktör olsunlar ve taraftarlar sevgisini “elin adamlarına” değil yine kendi kahramanlarına versin.  Fakat bu istek, hem bencilce hem de gerçeklikten uzak. Tıpkı en sevdiğiniz öğretmeninizin aynı zamanda komşunuz veya kardeşinizin en iyi arkadaşınız olmasını istemek gibi; olanaksız değil ama zor.  Futbolda duygular ne kadar yoğun olursa olsun, eninde sonunda en duygusal olan veya kulübünü en çok seven değil, takımını somut olarak en iyi oynatan teknik adam başarılı oluyor. O halde teknik adam seçiminde ilk kriter “bizden biri” olmamalı.

Yukarıda “en azından Fenerbahçe için” dedim çünkü Kocaman, Konyaspor için iyi bir teknik adam olabilir. Fakat o tür takımlarda oynattığı oyunun Fenerbahçe’ye dar gelmesi veya Fenerbahçe’nin rakipten bağımsız, her maçta aynı oyun sistemiyle sahaya sürülmesi Kocaman’ın yoldan geçen adam tarafından dahi eleştirilmesine neden oluyor.       

Velhasıl Aykut’un hayranıydım, Aykut Kocaman’ın değilim. Aykut yaptığı işte çok başarılıydı, Aykut Kocaman değil. Kocaman’ın Fenerbahçe’nin başarısı için elinden geleni yaptığına dair en ufak bir şüphem yok fakat bunun yetmediği de ortada. Onun Fenerbahçe için henüz elinden gelmeyeni yapması gerek; yanlışlarında ısrar etmemek gibi.

can.nizamoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 787
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1417
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster