Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
422
 

Aylak bir hafta sonu

Aylak bir hafta sonu
 

Bütün hafta sonunu evde aylak aylak, Tv seyrederek ki hiç bir şey yoktu her zamanki gibi, ya da uyuklayarak geçirdim. Hergün 60 km yapınca hafta sonu bir yere çıkmak geliyor insanın içinden... Gerçi bu 60 km durumu olmasa da öyle hemen dışarı çıkabilen biri değilim... Tam da bir ikilem! Diğer ikilemlerim gibi, evde otursam da sıkılıyorum, çıksam da. Bunu terapilerde çözemedik. Ya ben kendi başıma çözeceğim, ya da artık kendimi didiklemeyi ve sinir olmayı bırakıp kendimi olduğum gibi kabul edeceğim. En iyi kabul etmek artık sanırım, bunca sene didiklemek ve irdelemekten sonra...

Geçen akşam kapı çalındı. Kapıcı yanında bir genç. Yönetim çatıya uydu taktırmış, istiyorsam oradan eve, tv'ye kadar kablo çekeceklermiş. iyi dedim. Çektiler. Bir de uydu alıcısı almak gerekiyormuş. Ne cahillik bende! bunu bilmiyordum :) Kablo takılınca iş bitecek sanıyordum. Uydu alıcısı mecburen aldık. Ama aslında ne gerek vardı bilmem. Bir sürü Ortadoğu ve Arap kanalı seyredecek değilim. Neden Batı kanalları değil de bunlar var hiç anlamıyorum. Kime sormalı!? Ben 2-3 kanal izliyorum sadece. Onlar da kablolu yayında vardı. Yani uyduya hiç ihtiyacım yoktu. Almış bulunduk. Dediğim gibi Avrupa kanalları olsa çok iyi olurdu.

Neticede bu 1500 kanalın kimbilir kaçı şifreli, zaten girilmiyor, kalanların yüzde 90'ı da Arap kanalı, e bizdekilerin çoğu da hep aynı konuşmalar -bilimsellikten, ya da hoşluktan uzak, ağzı olanın konuştuğu, sıkıcı, hatta dayanılmaz demek daha doğru, haberlerin haber gibi değil de Hollywood filmi tanıtımı verilir gibi yapıldığı.... neticede 3-5 kanalı zaplıyarak iki hafta sonu günü geçirdim evde... İyi ki çalışıyorum dedim. Ama işe gelirken gene biraz daraldım... (Hep çelişkiler, ikilemler, açmazlar), lab'da çocuklara basit basit şeyler yaptırırken bir anlamsızlık duygusu bastı... Şimdi de çıkış saatini bekliyorum.... Bayram için bir yere gidecektik 3 arkadaş... 3 oldu, 4, 5 8.... Daha yer ayarlanmadı... Bunlar konuşulurken telefonda daraldım sanki ya da kapatınca. Hangi noktada başladı iç sıkıntısı, tam bulamadım... Ben vazgeçiyorum sanki... Aldığım kilolar yetmez gibi orada da alma riski çok yüksek... Evde oturmalı ya da en fazla günü birlik yerlere gitmeli... Bu düşünceler de sıktı... Bu aralar herşey sıkıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkesin zaman zaman yaşadığı türden iç sıkıntıları. Belki yaşamınızda birşeyler eksiktir, öyle ki ne arkadaşlar, ne çevre ne de ailenin kapatabileceği türden. Belki aşk eksiktir, belki birşeyler anlamını yitirmiştir, belki çocuk gereklidir... Tamamıyla öznel gereksinim ya da eksikliklerdir tümü de. Size sizden başka kim yardımcı olabilir? Belki sorunu tanımlamınız ya da çözmeniz yönünde sizin göremediğiniz birşeyler gösterilebilir, belki küçük bir şimşek çakılır zihninizde, o kadar. İlginizi çeken şeylerle uğraşın, sinemaya gidin, kendinizi şımartın... Ve fazla mükemmelliyetçi olmayın. Hiçbir şey mükemmel değildir çünkü. Sevmediğiniz kişilerle sevmediğiniz ortamlarda bulunmayın. Saygılar.

Güz Özlemi 
 09.11.2010 11:57
Cevap :
Çok teşekkür ederim aslında son derece öznel belki de anlamsız yazımı okudugunuz ve içtenlikle yorum yazdığınız için...  10.11.2010 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1222
Kayıt tarihi
: 09.09.07
 
 

2011 Şubat'tan beri çalışmıyorum. 30 sene çalıştım. Üniversitede, özel sektörde, serbest olarak....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster