Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
64
 

Ayna, Kurtuluş ve Düşüş

 
Herkesin aynaları vardır.
Bir kendi baktığı bir de başkasına tuttuğu.
Kendi aynası insana kendini kendinden gösterir.
Başkasına tuttuğu ayna da başkasını kendinden gösterir.
Başkasının tuttuğu aynaya bakan biri de kendini başkasından görür.
 
Bazı aynalar insanlara kendi çirkinliğini gösterince, 
'bu ayna iyi bir ayna değil, bu hatalı ve yanlış bir ayna'  derler.
Çünkü alışmışlardır kendi aynalarına bakarak kendini görmeye.
Lakin ne çok ayna var...bir bilsen.
Her aynaya inanılmaz çünkü hileli çok ayna var.
Lakin yine de ne kadar çok farklı aynaya bakarsan,
o kadar çok farklı görüntü elde edersin kendin hakkında.
 
Ve sonra,
ayna rahatsızlığı kolay değildir. 
Bir taş atıp kırma istenci uyanır bakanda.
Ya da aynayı ortadan kaldırma çabası başlar.
Üzeri örtülür, çöpün yanına konulur.
*
 
Bildiklerin rahatsız etmeye başlar 
ve senden kurtulmak isterler.
O yüzden çok yaklaşma.
 
Hemen hemen kimsenin pek de kimsesi yoktur.
'Olur mu yahu, senin kimsen yoktur bak benim 
kimlerim kimlerim var..' der..
henüz acıya erişmemiş olan, rüyadaki iyi niyetliler.
-
Sonra bir gün kimleri kimleri kalmaz olur da.
ve elindeki şey kırılmış bir takım porselen işlemelerdir.
*
 
Yaradan tam ve mükemmeldir.
Yaradılmış olan ise kusurludur ve eksiktir.
Mükemmel falan değildir.
'Her şey çok harika ve müthiş bir matematiksel düzen var'
diyenleri kendi haline bırakmak en iyisidir.
Zira sağlam bir travma onları kendine getirecektir.
Sistem mükemmeldir, bence de.
Ama senin sandığın gibi bir mükemmellik değil o.
Her atom içinde boşluk taşır.
Her elektron kendi içindeki acılarıyla döner.
-
Ben bir şeylerin üstesinden gelemedim.
kolay değilmiş, her şeyin üstesinden gelmek..
Edebiyatı kolay da gerçeği çok zordur.
 
Çaresizliğin ete kemiğe bürünmesi ve bir dönemeç olarak açığa çıkması,
Oldukça sancılı ve dejenere edici bir zamanın tecellisidir.
Arz da somutlaşmış cehennemdir.
Gözün görmez, sesin kısıktır ve kulağın da sağır.
Sen ayaktasın ama herkes de ölmüştür.
Zihin ise kazanıp kaybetme bataklığında çırpınır.
Çırpındıkça da batar bu bataklıkta.
 
Kazanmak ya da kaybetmek yok.
Hep kaybediyorsun.
Bir kazanıyorsun ama sonsuz kaybediyorsun.
Ama zayıf bilincin kazandığına odaklanıp kayıplarını sayamaz.
Çünkü saymaya ömür yetmez.
Bu nedenle ufak başarılara tutunmak daha kolaydır.
Tutun bakalım..
Nasılsa bir gün seni taşımayacak ve düşeceksin.
Malesef..
Düştükçe de yükseleceksin,
Kaçınılmaz olarak.
Ol'arak..
***
 
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 133
Kayıt tarihi
: 20.03.18
 
 

*Araştırmacı-yazar ve danışmanım. **Şiir, deneme ve düşünce yazıları yazıyorum. ***Felsefe/ Kadim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster